Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ekim '15

 
Kategori
Futbol
 

Bu Galatasaray’ı yenemedikten sonra, gelenek sürse ne yazar!.

Bu Galatasaray’ı yenemedikten sonra, gelenek sürse ne yazar!.
 

Kadıköy tarifesi sürüyor; yani gelenek bozulmadı.

Nedir bu?

Galatasaray’ın 16 yıldır Kadıköy’de Fenerbahçe’yi yenememesi...

“Galibiyet hasreti”, sözgelimi bir Türkiye Kupası maçı olasılığını yok sayarak söylersek, bu maçla 17 yıla çıktı.

Çıktı da ne oldu?

Kazançlı çıkan Galatasaray oldu; sevinmekte haklılar. Çünkü Galatasaray, Kadıköy’e yenmeye değil, yenilmemeye gelmişti. Amaca ulaşıldığına göre, kaygılı gelişin sevinçli gidişe dönüşmesi, çok doğal.

*****

Galatasaray'ın, Kadıköy’de Fenerbahçe'yi uzun süredir yenememesini nasıl yorumlayabiliriz?

Sorunun yanıtını, Kadıköy’de Fenerbahçe-Galatasaray maçlarının maç öncesi havasını soluyan Galatasaraylı eski futbolcu Hasan Şaş’ın "Kadıköy'de oynamak" başlıklı yazısında bulabiliriz:

"Kadıköy'de oynamanın sıkıntısı Florya'dan başlıyor. Maç günü, öğle yemeğini yiyorsunuz, dinlenmeye çekilip 13.30 ile 16.00 arası uyuyacaksınız. Ama Florya Tesisleri'nin dışındaki davul seslerinden ne yazık ki bu mümkün olmuyor. Galatasaray seyircisi bizi motive etmeye çalışıyor ama...”

Hamza Hamzaoğlu yönetimindeki bu Galatasaray, eskilere oranla çok farklıydı.

Hamza Hamzaoğlu, "Anlamsız bir şekilde bazı oyuncularımız rakibin üzerine giderken bazıları geri çekildi" derken, farklığının, daha doğrusu, etkisiz futbolun adresini gösteriyordu.

Oysa Hamza Hamzaoğlu, “kahraman” olabilir, soyadını bile Galipoğlu yapabilirdi!. Ama ona şimdilik Hasretoğlu yakışır!

*****

Galatasaray’ın golü yiyene kadar yaptığını, özellikle ikinci yarıda Fenerbahçe yaptı.

Volkan Demirel, Muslera’ya öykündü.

Rastlantı bu ya, aynı kalede, iki farklı kaleci, aynı anlayışla topa yaklaşıyor, yanaşıyor, oyalanıyor. Aralarındaki tek fark, Meslera, Galatasaray’ı farklı yenilgiden kurtardı. Volkan Demirel ise, pozisyon olmadığı için kurtardığı da yok, kafa vuruşunda Olcan’ı seyretti.

Sadece o mu?

Araya pire misali girmiş olan Olcan, iki uzun adamın arasından kafayı vuruyor; Volkan da, ötekiler gibi Olcan’ı ciddiye almamış olmalılar ki, seyrediyorlar.

Sonuç?

Fenerbahçe, çok rahat kazanacağı maçı berabere bitiriyor. Çünkü bu kadar, elinden bir şey gelmiyor havasındaki Galatasaray’ı yenemedikten sonra, hangi takımı yeneceksin?

Muslera, kurtarışlarıyla “kahraman” oluyorsa, bunda asıl pay, ona bu “sıfatı” kazandıranlarındır. Bu “pay”, kazandıranların “hanesi”ne olumsuzluk olarak yazılır.

Bundan sonra, düşünme sırası Pereira’da…

Pereira, hem de çok düşünmeli ve sormalı:

Maçtan önce ve sonra ne söylüyor, maç süresince ne yapıyorum; bundan sonra ne yapmalıyım?

Tek golün üstüne yatmak, kuşkusuz, futbolcuların değil, Pereira’nın aklıdır. Bu akıl, “Buyur at” denecek böylesi bir golle, başka maçlarda da “tökezleme”ye yol açabilir.

Son söz:

Fenerbahçe, böyle bir Galatasaray’ı bir daha zor bulur.

 

https://www.facebook.com/turgutcelik

https://twitter.com/#!/turgutcelik

turgutce@yandex.com

 

 

 
Toplam blog
: 2458
: 2418
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

24 Kasım 1944'te İspir'de doğdum. Ankara Kurtuluş Lisesi'ni, Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi Tü..