- Kategori
- Güncel
1 Mayıs ve barış
1. MAYIS tüm emekçilere kutlu olsun.
Emekçi derken, sadece işçilerin kastedilmediğini sanıyorum artık herkes bilmektedir. Maaşla çalışan her insanı emekçi kabul etmeliyiz.
Daha önceki yıllarda, ortaya çıkan olayların arkasında Batı ve ABD destekli sermaye gruplarının olduğu o kadar aşikar ki...
Polis ve askeri şiddetle suçlayan ve onlarla her platformda çatışma çıkararak provakosyon yapan, kendilerine emekçi diyen aslında ne oldukları belli olmayan bazı gruplar da mutlaka yine sermaye gruplarının , satın aldığı maşalardır. Bu tür satın alınmalar tabii ki karşıdaki güvenlik görevlerinin arasında da mevcut.
Çünkü, Asker de , Polis de emekçi gruba dahil edilmesi gereken gruplardır. Sermaye tarafından kullanılan satın alınmış asker ve polis tabii ki olabilir. Her zaman, her durumda olabileceği gibi burada da bu tür şeyler olabilir. Sırf bu kargaşa çıkarmak isteyen, satın alınmış asker ve polise bakarak, aslında emekçi olan bu grupların tamamını dışlayamayız ve hepsini düşman gibi göremeyiz. Bu hem haksızlık hem de büyük bir yanlış olur.
Bu sene , 1 Mayısın barış içinde geçmesi çok sevindiricidir. Ama emekçilerin talepleri mutlaka hayata geçirilmelidir. Bunlar sözde kalmamalıdır. Maalesef, bu haklar büyük oranda henüz verilmemiştir.
İstihdam sağlıyorlar böylece sanki büyük lütuf yapıyorlarmış gibi, hala sermaye grupları, çok daha öncelikli görülmekte ve maalesef emekçiler büyük ölçüde gözardı edilmektedir.
Son 2 yıldır barış içinde geçmesi tabii ki hepimizi sevindiriyor. Bunun nedenleri
1 Emekçiler, 1977 de olduğu gibi bugün de, sorunlarını barışçıl olarak çözmek istemektedirler .
2 Bu barış görüntüsü, emekçilerin sorunlarının çözüldüğünü asla göstermez. Maalesef hala binlerce emekçi hala çok kötü şartlarda, işten atılma korkusu ile , çok fazla süre ve çok düşük ücretlerle çalıştırılmakta, sigorta bile şartlı yapılmakta, sendikasız çalışmaya zorlanmaktalar, ücretler zamanında ve tam olarak ödenmemekte v.s., tüm bunlara rağmen hala emekçi, yasalarla, hakkını arayamamakta, hala işveren karşısında çok çaresiz durumda ve güvencesiz bırakılmaktadır. Yine de herşeye rağmen emekçi, sadece barış ve huzur içinde haklarını almak istediğini göstermiştir. Bunu, Devlet ve sermaye grupları mutlaka görmeli ve doğru bir biçimde değerlendirmelidir. Bu, ülkemiz insanının ne kadar yapıcı olduğunu gösterir ve bizler için , ülkemiz için büyük şanstır. Tabii burada insanımızın düşünce yapısını büyük ölçüde oluşturan, üçüncü maddede belirttiğim inançlarının ve büyük liderinin rolü de büyüktür.
Şu anda ülkemizde en etkin olan 2 ideoloji, İslamiyet ve Atatürkçülüktür. İslamiyetin ve Atatürkçülüğün, emeğe ve insana verdiği büyük önemi bilen büyük emekçi gruplarının, şüphelenmelerine rağmen şu an ki islamiyete ve Atatürkçülüğe saygılı görülen konjonktüre güvenmeleri de bu barışçıl görüntüyü sağlayan bir diğer faktördür.. Birçok başka konuda olduğu gibi, Emekçiler ve ezilenler konusunda da İslamiyetin ve Atatürkçülüğün çok örtüştüğü görülmelidir. Bu iki ideolojinin de her zaman emekçinin ve ezilenin yanında olduğu bir gerçektir. Emekçilerin beynindeki en büyük güvence budur. Lütfen onları hayal kırıklığına uğratmayalım.
4 Sermaye ve arkasındaki güç olan Batı ve ABD, derin devlet olayını, faili meçhulleri, tamamen şu anda içeride olan Ergenekonculara ve Polis-Asker içindeki çetelere yıkmak istemektedirler. Bu çok düşük oranda ve kısmen doğrudur. Böylece hedef saptıracaklar ve kendileri temize çıkacaktır. Ancak, Batı Ve ABD desteğinde, Asıl organizasyonu yapan ve parayı veren Sermaye gruplarına henüz el bile sürülememiştir. Bu Sermaye Grupları, yeni çıkarılacak kanunlarla , kesin bir şekilde caydırılmadan, korkutulmadan, kanlı elleri kökünden kesilmeden ve Devlete sızmaları önlenmeden bu sorun asla çözülemez. Çıkarlarına uygun gördükleri anda , tekrar ve hemen provakosyanlara ve kan dökmeye başlayacaklardır.