- Kategori
- Güncel
15 şehidi golf oynarken öğrenmiş

.
Bir büyük gazetemizdeki haber çok ilgi çekici, bir o kadar da ironik geldi bana.
Aktütün Karakolu ve civarındaki tepelerde PKK terör örgütü ile güvenlik güçleri arasında 3 Ekim Cuma günü saat 13.00 sıralarında çatışmalar başladığı esnada Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Babaoğlu da cuma günü izinli olarak geldiği Antalya’da kaldığı otelde düzenlenen golf turnuvasına katılıyor ve aynı gün saat 09.00-12.30 arasında golf oynuyor ve Uydu Telefonu, Cep Telefonu, telsiz v.s. gibi teknolojik imkanlara rağmen, akşama kadar devam eden çatışmaların haberi izindeki komutana ulaşamıyor. Bir gün sonra, Şehit sayılarının belli olması üzerine Genelkurmay, cumartesi sabah saat 09.00’da açıklama yaptığı saatlerde Babaoğlu, golf turnuvası için yine otele gelip ve sahaya çıkıyor ve oynamaya devam ediyor. Şehitlerin haberi de bu sırada kendisine nihayet kendisine ulaşıyor. Bu konuyla ilgili yapılan eleştiriler üzerine de; HAVA Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aydoğan Babaoğlu, Aktütün Sınır karakoluna saldırı sonrasında Antalya Serik’te golf oynadığı ve ilgisiz kaldığı yönündeki bu eleştirilere tepki göstererek şunları söylüyor: "Evet, ben Cuma ve Cumartesi günü Antalya’da idim. Doğrudur. Antalya’da turnuvada golf oynadım. Yıllardır bir spor olarak yapıyorum. Cumartesi akşam da Ankara’ya döndüm. Pazar günü de, Sayın Cumhurbaşkanı’nın da katıldığı Eskişehir’deki şehidimizin cenazesindeydim. Tabii ki her tür eleştiriye hakaret ve iftira olmadığı sürece açığız. Ama bu mu olmalı eleştiri? Ne yapsaydım acaba, bu eleştiride bulunanları mutlu etmek için o gün Aktütün’e mi gitseydim? Bütün bunlar bilerek TSK’yı yıpratmak amacı ile yazılıyor. Kimse TSK’ya, Hava Kuvvetleri’ne haksızlık yapmasın.” Demiş.
Demiş de, benim en çok kafama takılan cümlesi; “Ne yapsaydım acaba, bu eleştiride bulunanları mutlu etmek için o gün Aktütün’e mi gitseydim?” oldu.
Evet o gün Aktütün’e gitmeliydiniz Komutanım, bunu sizi eleştirenleri mutlu etmek için değil, yüreği yanan insanlarımızın, şehitlerimizin ailelerinin yüreğine su serpmek için, gitmeliydiniz.
Terör karşısında dimdik durduğumuzu, birlik ve beraberlik içinde olduğumuzu kimseden korkmadığımızı, tüm dünyaya ilan etmek için, gitmeliydiniz.
Madem ki gitmediniz, hiç olmazsa bu sözü etmeseydiniz.
20 yıldır, bir avuç dediğimiz teröristleri neden bitiremediğimizi, bunların arkasında, hangi devletlerin bulunduğunu, aynı devletlerin kendi ülkelerinde olan olaylarda, demokrasiyi ve insan haklarını nasıl hiçe sayarak, masum insanları sırt çantası taşıyor diye katlettiğini, başka ülkelere mensup diyerek, sınır dışı ettiğini, ülkelerine sokmadığını, kafalarına çuval geçirip, insanlık dışı muamelere tabi tuttuğunu hepimizi biliyoruz, görüyoruz.
Şu an ülkemizin doğusunda bir savaş yaşanıyor, görünürde PKK ile yapılıyor gibi görünse de, onun arkasında gizli gizli destek veren onlarca ülke’ye karşı savaşıyoruz. Şimdi birlik olma zamanıdır. Teröre Topyekün karşı koyma zamanı. Hele Ülkemizi bu beladan bir kurtaralım, oyun oynayacak çok zamanınız olur.
Şairimiz Arif Nihat Asya ne güzel söylemiş. “ …Yürü, hala ne diye oyunda oynaştasın ?
Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.! …”