- Kategori
- Güncel
AB'nin istekleri...

Avrupa Birliği Komisyonu’nun 5 Kasım’da yayınlayacağı ilerleme raporu şekillenmeye başlamış.
Haydi, gözümüz aydın. Müstemleke Valileri uzun zamandan beri ortalıkta görünmüyorlardı.
Şimdi yavaş, yavaş ortaya bir yerlerden çıkar gibi çıkıyorlar.
Gelin birlikte bakalım ne istiyorlarmış.
Avrupa Birliği Komisyonunun hazırladığı ve her zaman Türkiye’nin Ulusal bütünlüğüne darbe içeren raporda ne istiyorlarmış!
Türkiye’ye "kapsamlı" bir Anayasa reformu yapması çağrısında bulunuluyorlarmış.
Türkiye’nin hazırladığı ulusal programın TBMM’den geçirmesini de istiyorlarmış.
AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Temsilcisi o ünlü müstemleke Valisi Olli Rehn’in önümüzdeki haftalarda Türkiye’ye yapacağı ziyaret sonrası rapor son şeklini alacakmış.
Ayrıca raporda, AKP’nin kapatılmasına yönelik dava ve siyasi krizlerin Türkiye’ye çok zaman kaybettirdiği, tüm enerjisini aldığı tespiti de yapılıyormuş.
Türkiye’nin son bir yıllık "fotoğrafını" çeken ve bir yıl içindeki gelişmelerin değerlendirildiği raporda, reformlar konusunda Ankara’nın elini çabuk tutması isteniyormuş.
Ayrıca ifade ve düşünce özgürlüğü ile ilgili reformlara hız vermesi talebinde bulunuluyormuş.
Sızdırılan rapordan incileri okumaya birlikte devam edelim.
Türkiye’nin, İsrail-Suriye görüşmelerinde arabulucu olması, Kafkasya’daki çatışmalar çerçevesinde izlediği siyaset ve Cumhurbaşkanı Gül’ün Erivan ziyareti övgü kaynağıymış.
Türkiye’deki dinsel azınlıklara daha fazla haklar verilmesi, siyasi partiler yasası çıkarılması, azınlık haklarının geliştirilmesi gerekiyormuş.
Yolsuzlukla mücadele son derece yetersizmiş! Sendikal haklar ve kapsamlı bir yargı reformunun hala bekliyor olması Türkiye için handikapmış.
Türkiye’ye terör saldırıları konusunda Ankara ile dayanışma içerisindelermiş.
Zaten onun için teröristlerin saldırdığı silahlar ve yollara döşeyip, onlarca asker ve vatandaşımızın ölümüne neden olan mayınları, biz Türkiye’de üretip, teröristlere veriyoruz!
PKK, AB’nin terör listesindeymiş.
İyi ki listeye almışlar. Yoksa Türkiye diye bir devlet bu zamana kadar ortadan kalkmıştı! İyi listeye almışlar, yoksa PKK’nın her AB ülkesinde bir üssü olması kaçınılmaz olacakmış! İyi ki listeye almışlar. Şimdi gizliden verdikleri desteği, o zaman açık, açık verip, finansmanını da sağlayacaklarmış. Şimdi sağladıklarından daha fazlasını sağlarlardı her halde!
Türkiye’nin Avrupa’ya alternatif enerji sağlanmasındaki konumu, bu ülkenin AB için ne kadar önemli bir "stratejik" ortağı olduğunu göstermekteymiş. Zaten bu stratejik ortaklık olmasa, bizi çoktan defterden silmişlerdi. Sırf bu tip bir ortaklık nedeniyle, AB sizi ileriki bir zamanda ortak yapacağız diye oyalayıp duruyorlar.
Kıbrıs'ta iki lider tarafından başlatılan müzakereler memnuniyet vericiymiş. Tarafların istemesi durumunda AB, sürece katkı vermeye hazırmış.
İşte bu katkı, Kıbrıs’taki Türk toplumunun bittiğinin göstergesidir.
Daha nasıl bir katkı verebilirler bilemiyorum. AB’ye Kıbrıs Rum kesimini alıp, Türk tarafını ve Türk Ordusunu işgalci olarak gösterenler sanki bu topluluk değilmiş gibi…
Bu rapora ülke idarecilerinin vereceği bir tek cevap olmalı! Ne verdiniz de bizden ne istiyorsunuz?