- Kategori
- Siyaset
1953 Almanyası ve 2003 Türkiyesi
Şimdi filmi biraz geri saralım. Federal Almanya'nın hızla sanayileştiği açılan fabrikalara işçi bulamayıp Türklerden işçi almaya başladığı Ellili ve Altmışlı yılları bi gözümüzün önüne getirelim. Almanya savaş sonrasında ne olduda bu fabrikaları açabildi? Bu parayı yakılan yıkılan bir ülke nereden buldu? Nasıl kendini bu kadar çabuk toplayıp Avrupa'nın en sanayileşmiş zengin ve güçlü devleti haline geldi?
Ben söyleyim.
Bunu Britanya stratejisi dahilinde ABD yaptı.
Neden?
Çünkü 2. Dünya savaşı sonrasıda Sovyetler Birliğinin Sosyalist Modeline karşı zengin ve işçilere hakkı ödenmiş zengin işçi sınıfı oluşturulmalıydı. Herkeze iş ve aşın bol verildiği bir ülke yaratılmalıydı.
Almanya bu yüzden model ülke olacağı için desteklendi. Almanya özellikle Türkiye'den gelen işçilerin anlattıkları sebebiyle hayal ülkeydi. 1970 ve 1980li yıllarda hayat ülkesiydi orası. Gidip gelenlerin getiridkleri modern radyolar, Volkswagen arabalar, ceplerde dolu marklar şımarık, burnu havada, cahil ama parası olduğu için Türkiye'deki vatandaşlarını aşağılayan Almanyayı öven, köyünde bindiği eşeği unutan ve cehaletini aldığı ev ve arsalarla kapatmaya çalışan sonradan görme işçi tipleriydi bunların çoğu.
İşte Türkiye'deki Türklerde bu yüzden ben dahil Almanya nasıl bir yer görmek isityorduk.
1991 yılında Turist olarak gittim. Dayımın evinde bir ay Teyzemin evinde bir ay kaldım ve döndüm.
Herkes çalıştığı için sokaklar bomboştu genelde. Sanki Nükleer bomba atılmış gibiydi. Birsürü yabancı yaşamaktaydı. Trafik düzenli ve sokaklar pırıl pırıldı. Sonra geri döndüm.
Avrupa bu yıldan sonra gittikçe geriye doğru gitti.
Gelelim Türkiye'ye, borçlarını ödeyemeyen, gelen siyasetçilerin ülkeyiyönetme değil soyma amaçlı iktidara geldiği halkı pahalılık ve terör yorgunu düşmüş yada düşürülmüş, demokrasisi darbecilerin süngüsünün ucunda gezen, Cumhuru olan ama Cumhur adına ülkeyi derin devletin, çetelerin, gladionun yönettiği kaçamayan gidemeyenlerin ülkesiydi Türkiye.
2003 yılında AK Parti'nin gelmesiyle herşey değişti.
Artık nasıl ki Sovyetler Birliğine karşı Sosyalizmin Avrupa'da gelişmemesiiçin Almanya Kapitalizmi Model ülke olarak yaratıldıysa, şimdide İslam Dünyasında İran ve yandaşı Rusya Federasyo'nunun İslam Ülkelerinde prestiji ele geçirmemesi için Türliye'nin şanlı geçmişinden yararlanılarak Türkiye model ülke haline getirilmeliydi.
Türkiye'nin gelişmesine asla müsade etmeyen Batı, bu sefer refah içinde bir Türkiye'yi ÇAĞDAŞ; DEMOKRATİK LAİK İSLAM ÜLKESİ olarak model hale getirtti. Türk dizileri Arap dünyasında çığ gibi büyüdü, Türkler ismi Müslüman hayatları bohem Batılı gibi yaşayan burjuvalar gibi gösterildi. Arapların despot idarecileri altında bu hayat özlenen bir hayattı onlar için.
Batılıların kafasında Türkiye aslında Pakistan gibi ülkelere karşı değil İran gibi sert radikal ülkelere karşı model oluşturmuştu. Bu modelleme sonuna kadar desteklendi.
Türkiye etrafı onca batak ve kriz içinde olan ülkelere rağmen krizden mucizevi şekilde kurtuluyordu. allah aşkına biz nereye ne satıyoruzda şu krizde biz krize uğramıyoruz? diye kimse sormuyor.
Bu sorunun cevabını ben vereyim.
1950lerde Almanya neden desteklendiyse ve asla krize sokulmadıysa, Türkiye'de aynı neden den dolayı şu an nefes almakta.
Bakalım sonumuz ne olacak?
Bu satrancı Britanyalılar mı yoksa Ruslar mı kazanacak?
Göreceğiz...