- Kategori
- Çocuklar ve ilkler
2 ekim

Hayatımın en zor geçen günlerinden biri yine geldi. 2 ekim...
Bu gün gibi okulların açıldığı ilk günleri de sevmiyorum 3 yıldır. Zillerin çalmasını bile duymak istemiyorum arada. Duymak zorundayım istesemde istemesemde. Evimizin sağı okul solu okul. Arada da çok mutlu oluyorum arkadaşlarını neşe içinde okula koşarken gördükçe. Yüzlerine bile bakamasamda, öpemesemde, saçlarını okşayamasamda. Arkadaşlarına karşı büyük sevgi taşıyorum içimde, biliyorum sen onlarla yaşıyor gülüp oynuyorsun. Hayali bile güzel geliyor..
2 Ekim.. 2 Ekim... 2 Ekim... 2 Ekim 1999. Bugün senin doğum günün Zaferim. Ve 10 yaşına girecektin. Bende doğduğun hafta kendime verdiğim sözü yerine getirecektim.
Demiştim ki..
İlk hastalığını öğrendiğim gün ve seni küvezde gördüğüm ilk an, Allaha yakarışlarımın arasında, oğlumun 10 yaşına girdiğini görürsem ellerimle koça kına yakıpta pilavlı mevlid yaptıracaktım, İneboluda boyran sahilindeki camiide. Ama olmadı başaramadık. Ecel bizden baskın çıktı. Bazen çok mutlu, bazen hastane odalarında hüzünlü geçen koca 8 yıl dolu dolu geçti hayatımızda. O kadar dolu günlerdi ki çoğu yaşantımız 3 kişilik ailemiz arasında.
2 Ekim 1999 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakultesi Hastanesi ameliyathane kapısından girişimiz ve çıkışımız mutlu olmuştu bizim için. 27 temmuz 2006 yılında yine aynı hastane ve aynı ameliyathane kapısından girdik ve çıkamadık mutlulukla. Hayatta bir oyundan ibaret. Kazanmakta var kaybetmekte biz kaybettik..
Hayata sevgiyle, mutlulukla tutunuyoruz demiştik. O kandil gecesi bir yıldız gibi kaydın avuçlarımızdan. Bugün doğum günün meleğim ben senin başına geldim elimde çiçeklerimle. Sana bir kez sarılmayı, sıcaklığını hissetmeyi, ışıl ışıl gözlerinin içerisine bakmayı ve doğum gününü kutlamayı okadar çok isterdim ki. Olmadı..
O soğuktaşını öptüm yine. Özlemim arttı. Düğümler atıldı boğazıma, Konuşamadım, ağlamak istedim ağlayamadım. Hiç senin yüzüne bakarak karşında ağlamadığım günler geldi aklıma yine başaramadım ağlamayı.Sustum sadece sustum.Sustum. Sustum...
Melekler o dünyada yaşıyorlar biliyorum. Anasınıfı Öğretmenin Oya hanım, ve ilkokul Öğretmenin Hatice Gök geldi aklıma bayram kutlaması için aradım senin başında sana çok ama çok selam söylediler. Hatice Hanımda babasını kalp ameliyatından sonra yoğun bakım odasında kaybetmişti. Acılarımız aynıydı. Konuştukça titreyen sesimizle birbirimize teselli verdik. Hayat bu işte."YALAN DÜNYA"... Geldik gidiyoruz kimimiz erken kimimiz hayatın baharında.
Zaferim biliyorum beni görüyor ve duyuyorsun. Melekler annelerini hep görürlermiş. Ben seni rüyamda göremesem de her zaman kalbimdesin, bedenimdesin, Nekadar beraber olamasakta ellerimizi tutamasakta her zaman bizimlesin. Kalbimizdesin. Gidişin kandille bu yılki doğum gününde 3. bayrama denk geldi meleğim. Doğum günün kutlu olsun. Seni çok ama çokkkk seviyoruz..
...........Annen......
Bu gün gibi okulların açıldığı ilk günleri de sevmiyorum 3 yıldır. Zillerin çalmasını bile duymak istemiyorum arada. Duymak zorundayım istesemde istemesemde. Evimizin sağı okul solu okul. Arada da çok mutlu oluyorum arkadaşlarını neşe içinde okula koşarken gördükçe. Yüzlerine bile bakamasamda, öpemesemde, saçlarını okşayamasamda. Arkadaşlarına karşı büyük sevgi taşıyorum içimde, biliyorum sen onlarla yaşıyor gülüp oynuyorsun. Hayali bile güzel geliyor..
2 Ekim.. 2 Ekim... 2 Ekim... 2 Ekim 1999. Bugün senin doğum günün Zaferim. Ve 10 yaşına girecektin. Bende doğduğun hafta kendime verdiğim sözü yerine getirecektim.
Demiştim ki..
İlk hastalığını öğrendiğim gün ve seni küvezde gördüğüm ilk an, Allaha yakarışlarımın arasında, oğlumun 10 yaşına girdiğini görürsem ellerimle koça kına yakıpta pilavlı mevlid yaptıracaktım, İneboluda boyran sahilindeki camiide. Ama olmadı başaramadık. Ecel bizden baskın çıktı. Bazen çok mutlu, bazen hastane odalarında hüzünlü geçen koca 8 yıl dolu dolu geçti hayatımızda. O kadar dolu günlerdi ki çoğu yaşantımız 3 kişilik ailemiz arasında.
2 Ekim 1999 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakultesi Hastanesi ameliyathane kapısından girişimiz ve çıkışımız mutlu olmuştu bizim için. 27 temmuz 2006 yılında yine aynı hastane ve aynı ameliyathane kapısından girdik ve çıkamadık mutlulukla. Hayatta bir oyundan ibaret. Kazanmakta var kaybetmekte biz kaybettik..
Hayata sevgiyle, mutlulukla tutunuyoruz demiştik. O kandil gecesi bir yıldız gibi kaydın avuçlarımızdan. Bugün doğum günün meleğim ben senin başına geldim elimde çiçeklerimle. Sana bir kez sarılmayı, sıcaklığını hissetmeyi, ışıl ışıl gözlerinin içerisine bakmayı ve doğum gününü kutlamayı okadar çok isterdim ki. Olmadı..
O soğuktaşını öptüm yine. Özlemim arttı. Düğümler atıldı boğazıma, Konuşamadım, ağlamak istedim ağlayamadım. Hiç senin yüzüne bakarak karşında ağlamadığım günler geldi aklıma yine başaramadım ağlamayı.Sustum sadece sustum.Sustum. Sustum...
Melekler o dünyada yaşıyorlar biliyorum. Anasınıfı Öğretmenin Oya hanım, ve ilkokul Öğretmenin Hatice Gök geldi aklıma bayram kutlaması için aradım senin başında sana çok ama çok selam söylediler. Hatice Hanımda babasını kalp ameliyatından sonra yoğun bakım odasında kaybetmişti. Acılarımız aynıydı. Konuştukça titreyen sesimizle birbirimize teselli verdik. Hayat bu işte."YALAN DÜNYA"... Geldik gidiyoruz kimimiz erken kimimiz hayatın baharında.
Zaferim biliyorum beni görüyor ve duyuyorsun. Melekler annelerini hep görürlermiş. Ben seni rüyamda göremesem de her zaman kalbimdesin, bedenimdesin, Nekadar beraber olamasakta ellerimizi tutamasakta her zaman bizimlesin. Kalbimizdesin. Gidişin kandille bu yılki doğum gününde 3. bayrama denk geldi meleğim. Doğum günün kutlu olsun. Seni çok ama çokkkk seviyoruz..
...........Annen......