- Kategori
- Anılar
Geçmişe Mazi denir ama unutulmaz

Miniciktim. Ellerim ayaklarım yumuk yumuk. Büyüme denilen kemale erdim, bindim sandala gün ola harman ola
diyerek. Nice bayramlar geldi geçti hayatımda hiç biri çocukluğumda ki gibi olmadı benim. Demek ki büyümek iyi
değilmiş. Keşke çocuk kalsaydım parklarda oynasaydım. Renk renk balonlarım, çeşit çeşit şekerlemelerim olsaydı
ellerimde. Annemin bana aldığı bayram kıyafetlerim kırmızı üzeri kurdaleli pabuçları giyebilseydim yeniden.
Geceleri başucumda duran bayramlıklarımla uyuyabilseydim. Bayram sabahları heyecanla uyanıp kıyafetlerimi
giymek için sabırsızlansaydım keşke. Babamın bayram namazından dönüşünü sabırsızlıkla bekleseydim elini
öpmek için. Ardından bayram harçlığımı almak için babamın yüzüne hadi baba en çok parayı ver diye gözlerinin
içine bakabilseydim. En büyük para kağıt banknotlar değil di benim çocukluğumda. 1 kağıt banknot yerine üç beş
tane demir para daha çoktu benim gözümde sayıları fazla olduğu için. Baloncular, dondurmacılar geçseydi
evimizin kapısından. Tüm çocukluk arkadaşlarımla arkasından koşsaydık yakalamak için. Kavga etseydik ilk
önce ben alacağım diye. Akşama kadar benim elbisem seninkinden daha güzel diye birbirimizi kıskandırmaya
çalışsaydık. Kirlenmesin diye oturmasaydık çimlere. Keşke küçük kalsaydım keşke... Keşke.. Keşke.. Hiç
büyümeseydim keşke....
Salıncaklara binseydim, top oynasaydım maç yapsaydım çocuklarla. Kavga etseydim sıkılınca. Çok
yaramazdım ufacıktım keşke demeyi bilmeden büyüdüm işte. Ve hayatımın otuzikinci ramazan bayramına geldim
yaramazlıklarım ve geri gelmeyecek günlerimden başka keşkelerim kalmadı hayatımda.
Keşkelerle yaşamaktan yoruldum bu bayramlarda. Sevdiklerim, özlediklerim, beklediklerim ve kaybettiklerimle bir
bayram daha geldi.. Bende bukadar büyümeseydim keşke..
Nice bayramlara....
diyerek. Nice bayramlar geldi geçti hayatımda hiç biri çocukluğumda ki gibi olmadı benim. Demek ki büyümek iyi
değilmiş. Keşke çocuk kalsaydım parklarda oynasaydım. Renk renk balonlarım, çeşit çeşit şekerlemelerim olsaydı
ellerimde. Annemin bana aldığı bayram kıyafetlerim kırmızı üzeri kurdaleli pabuçları giyebilseydim yeniden.
Geceleri başucumda duran bayramlıklarımla uyuyabilseydim. Bayram sabahları heyecanla uyanıp kıyafetlerimi
giymek için sabırsızlansaydım keşke. Babamın bayram namazından dönüşünü sabırsızlıkla bekleseydim elini
öpmek için. Ardından bayram harçlığımı almak için babamın yüzüne hadi baba en çok parayı ver diye gözlerinin
içine bakabilseydim. En büyük para kağıt banknotlar değil di benim çocukluğumda. 1 kağıt banknot yerine üç beş
tane demir para daha çoktu benim gözümde sayıları fazla olduğu için. Baloncular, dondurmacılar geçseydi
evimizin kapısından. Tüm çocukluk arkadaşlarımla arkasından koşsaydık yakalamak için. Kavga etseydik ilk
önce ben alacağım diye. Akşama kadar benim elbisem seninkinden daha güzel diye birbirimizi kıskandırmaya
çalışsaydık. Kirlenmesin diye oturmasaydık çimlere. Keşke küçük kalsaydım keşke... Keşke.. Keşke.. Hiç
büyümeseydim keşke....
Salıncaklara binseydim, top oynasaydım maç yapsaydım çocuklarla. Kavga etseydim sıkılınca. Çok
yaramazdım ufacıktım keşke demeyi bilmeden büyüdüm işte. Ve hayatımın otuzikinci ramazan bayramına geldim
yaramazlıklarım ve geri gelmeyecek günlerimden başka keşkelerim kalmadı hayatımda.
Keşkelerle yaşamaktan yoruldum bu bayramlarda. Sevdiklerim, özlediklerim, beklediklerim ve kaybettiklerimle bir
bayram daha geldi.. Bende bukadar büyümeseydim keşke..
Nice bayramlara....