2000 Yılına Geri mi Dönüyoruz? / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Mart '08

 
Kategori
Futbol
 

2000 Yılına Geri mi Dönüyoruz?

2000 Yılına Geri mi Dönüyoruz?
 

Resim; www.fenerbahce.org. sitesinden alınmıştır.


Türk futbol tarihinde dün gece bir destan daha yazıldı. Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi’nde 3-2’nin rövanşında; son iki yılın UEFA Kupası Şampiyonu Sevilla’yı uzatmalar ve penaltı atışlarının sonucunda eleyerek, tarihinde ilk defa adını Avrupa Şampiyonlar Ligi Çeyrek Finali’ne yazdırdı.

Dün akşamki karşılaşma Fenerbahçe için, her yönüyle birçok ilke sahne oldu. Her şeyden önce Fenerbahçe, İspanyol takımları karşısındaki talihsizliğini en sonunda yenip, son iki yılın UEFA Kupası Şampiyonu Sevilla’yı Şampiyonlar Ligi’nin dışına itti. Dün akşamki oyunda sergilenen azim ve kararlılığın, sonraki turlarda da sürmesi dileğiyle.

Dün maç sonu görüntülerini televizyonda seyrederken, bir an için 8 yıl öncesine, Kopenhag’ın Parken Stadı’nda oynanan UEFA Kupası Finali’ne kadar gittim. Avrupa kupalarındaki bir başka başarılı temsilcimiz Galatasaray, İngiltere’nin ünlü kulüplerinden Arsenal’i yine penaltılar sonucunda mağlup ederek, UEFA Kupası’nı ilk defa Türkiye’ye getirmişti. Bu defa da bir Şampiyonlar Ligi Kupası neden kaldırılamasın Fenerbahçe’yle?

Nasıl ki Galatasaray’ın 2000 UEFA Kupası şampiyonluğunun kökleri, ta 1996 senesine kadar uzanıyorsa; Fenerbahçe’nin de bugün Avrupa kupalarında Zico ile birlikte yakalamış olduğu başarılı çıkışın temelinde de bir anlamda Daum’un izleri görülmekte. Oynattığı futbol her ne kadar başarılı saha sonuçları olarak kendini göstermese ve hiç kimseyi tatmin etmese bile, yine de istikrar adına çok değerli bir miras bıraktı Alman hoca. Ve Zico, şimdi bu mirası çok daha değerli bir hale getirmekte; UEFA Şampiyonlar Ligi’nde son 8’in içinde.

Daha önce Zico ile ilgili bir yazımda, hayalkırıklıklarıyla dolu ifadeler kullanmıştım. (23.02.2007) Bugün ise, bir anlamda bu düşüncelerimi tekzip etmek durumundayım. Çünkü Fenerbahçe, her ne kadar kendi liginde oynadığı futbolla taraftarlarını mutlu edemese de; Avrupa’da bambaşka bir futbol kültürü ve bu kültürün ekseninde aldığı başarılı sonuçlarla sevindirmeye devam ediyor.

2000 yılında Galatasaray’ın Türk oyuncularıyla, Hagi, Popescu ve Taffarel gibi yıldızlarının senteziyle gelen UEFA Kupası başarısının ardından, bu kez de Fenerbahçe’nin; Alex, Aurelio ve Roberto Carlos gibi yabancı yıldızlarının önderliğinde UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki kararlı adımları… Tarih tekerrür mü ediyor, ne?

Hangi renklere sahip olursa olsun bir Türk takımının sportif başarısı, aslında bütün ulusun başarısıdır. Ülke içindeki rekabetin rüzgârına kapılıp, başarısızlıklar küçümsenmemeli ve zaferlere hep beraber sahip çıkılmalıdır.

Eğer Fenerbahçe dün Sevilla’ya kaybedip, elenmiş olsaydı; Galatasaray tribünlerinin eline ne geçerdi?

 
Toplam blog
: 266
: 1321
Kayıt tarihi
: 22.06.06
 
 

1982 yılında İstanbul'da doğdum. Açık Öğretim Fakültesi İşletme Lisans eğitimimi 2005 yılında tam..