- Kategori
- İstanbul
2010 Avrupa Kültür Başkenti mi 2010 Avrupa şuç başkenti mi?
Bu ikinci… Yine çantamı çaldılar… İlkin de okuldan çıkmıştım , staj için seminere giderken yolda omzumdan çekerek çaldılar. Bu kez arabanın arka camını kırıp çaldılar. Cadde üstünde ve girdiğim mağazanın hemen önünde. Maaşını yeni almıştım. Üniversite de okuyan erkek kardeşime bayramlık kıyafetler alacaktım. Bir hevesle beğenmişti alacağı kıyafetleri ve üstüne giymişti. Hemen çantamı alıp geleyim ve ödemeyi yapayım demiştim.
Ne ödemeyi yapabildim ne de kardeşime o kıyafetleri alabildim… Bir aylık param, cüzdanımda bulunan kartlarım , ehliyetim, nüfus cüzdanım, mp3 çalarım, yeni aldığım cep telefonum… Ve o çok sevdiğim çantam… Bir başkası, bana ait olan benim olan eşyalarımı ve bir aylık emeğimi, alacağım hediyeleri, yemeğimi, yol paramı, sinema paramı, fatura paralarımı, çalıp gitmişti… Hiç tanımadığım insanlar bayramlık sevinçlerimi çalıp gitmişti. İsyan ettim, küfür ettim , lanet ettim bu şehirde yaşadığıma, ağladım, polise gittim ama neye yarar. Suçluların bulunmayacağını güç-bela bulunsalar bile bir ay sonra hapisten çıkacaklarını ve tekrar aynı şeyi yapacaklarını bilmekten nefret ettim. Adalet sistemine alkışladım suçlulara prim verdiği için, canımızı yakmalarına izin verdiği için…
Ve şükrettim… Buna da şükür dedim, çalına param, çantam olsun dedim… Bir genç kızı çalıştığı yerden sürükleyerek kaçırıp tecavüz edenlerle aynı havayı solurken şükretmemek mümkün mü? Mümkün mü her türlü pisliğin yaşandığı bir şehirde sevdiklerinin yanında olduğuna şükretmemek…
Ve aslında en çok kardeşimin beğendiği kıyafetleri alamadan üzerinden çıkarmak zorunda kalmasına üzüldüm..
Ve sevindim ….Akşam eşim eve geldiğinde kardeşimin beğendiği kıyafetleri satın alıp eve gelince… İyi ki varsınız ve sizi çoookk seviyorum bu kirlenmiş şehirde tertemiz kalmayı başarabilen değerlerim…