​ 2011, Arap Milliyetçiliğinin dirilişi olabilir mi? / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ocak '11

 
Kategori
Siyaset
 

2011, Arap Milliyetçiliğinin dirilişi olabilir mi?

2011, Arap Milliyetçiliğinin dirilişi olabilir mi?
 

14 Ocak 2011 Cuma Günü Tunus’ta gerçekleştirilen “Yasemin Devrimi” istibdat altında yaşayan diğer Arap Ülkeleri’nin halklarına ilham kaynağı oldu. 

Devrim sonrası Yemen, Ürdün ve Cezayir’de başlayan nümayişler ve Mısır’da “Cuma Gazabı” adı verilen geniş halk isyanı Yasemin Devrimi’nin benzerinin Mısır’da da yaşanabilme olasılığını güçlü kılmakta. Hususiyetle Mısır’ın Tunus benzeri bir ihtilâla sahne olması durumunda birçok Arap Ülkesi’nin benzer durumlarla yüzleşebileceğini söyleyebiliriz.(Özellikle halkın yoksulluk sınırının altında yaşadığı ülkeler) Bu sualimize kanıt olarak da Mısır’ın Ortadoğu nezdinde ki ağırlığından bahsetmek yeterli olacaktır. 

Neticede Türkiye’nin son zamanlarda Ortadoğu nezdinde attığı adımlarla bölgede ki rolünü sağlamlaştırmaya çalışsa da Mısır’ın maziden beri var olan ağırlığını göz ardı etmek kendimizi aldatmak olur.(Örnek; Türkiye’nin Lübnan’da yaptığı arabuluculuk teklifine yönelik Hizbullah’ın olumsuz yanıtı) Bundan dolayıdır ki; Mısır’da ki gelişmeler Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in Al-i Menfaatleri için hayati ehemmiyettedir. Mısır’ın Arap Ülkeleri nezdinde var olan pozisyonunu düşündüğümüzde Tunus’a benzer bir devrim olması durumunda ve devrimin diğer Arap Ülkeleri’ne var olan tesirini de düşündüğümüzde gerçekleşebilecek olası değişimlerin bu ülkelerde daha hızlı bir şekilde cereyan edebileceğini söyleyebiliriz. 

Hadiseleri bu açıdan değerlendirdiğimizde 1979 Camp David Anlaşmasıyla Mısır’ın Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail ile münasebetlerinde başlayan “Bahar Havası”nın, yerini 2011 Yılında Ocak Ayı’nın sert soğuğuna terk etmesi olasılığı dikkatlerden kaçmamalı. İran ve İsrail’in Mısır’da ki son hadiselerle alakalı takındığı tavırlarda bu bakımdan bize önemli emareler veriyor.(Örnek: İran’ın Dış İşleri Bakanlığı Sözcüsü Ramin Mihmanperest’in Mısır’da ki halk isyanını desteklemesi ve İsrail’in hadiselere karşı endişeli bekleyişi) 2006 Lübnan Savaşı ve 2008 Sonun da başlayan Gazze Buhranı sırasında Arap Halkları nezdinde İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’ne karşı var olan öfke patlaması da düşünüldüğünde Mısır’da muvaffak olacak bir Halk Ayaklanması neticesi gelecek bir yönetimin İsrail’e bakışı Mübarek Yönetimi’ne nispeten daha farklı olacaktır. Buna İsrail’in Sudan Referandumu ve bu bağlamda Nil Buhranı sırasında Mısır aleyhine aldığı pozisyon düşünüldüğünde bu sürecin pek de uzak olmadığını düşünebiliriz. Hatta ortaya atılan iddialara göre Mısır’da ki son hadiselerle alakalı İsrail’in diken üstünde olduğu ve hadiselerden büyük bir endişe duyduğu belirtiliyor. 2500 Yıllık bir ihtişamın ardından 11 Şubat 1979 Devrimi ile bir anda çöken Şah Rejimi’nin akıbeti düşünüldüğünde Mısır’da da Mübarek’in günlerinin artık sayılı olduğu anlaşılmakta. Ayrıca Ömer Süleyman’ın başkan yardımcısı vazifesine getirilmesinin de günlerin kısalmaya başladığı kış mevsimine rast gelmesi Mübarek için bir başka “talihsizlik” unsuru. 

Kral Faruk’un istibdadına son vererek iktidara gelen, Cemal Abdülnasır’ın önderliğinde İsrail’e karşı oluşan Arap Milliyetçiliği’nin fitilini ateşleyerek bayraktarlığını yapan Mısır’ın Mübarek sonrası yeni yönetimle, buna benzer teşebbüslerin yeniden adresi olabileceği ihtimalini kim göz ardı edebilir? Türkiye’nin bölgede ki girişimlerine karşı liderliğini bırakmak istemeyen bir Mısır’ın böyle bir organizasyona adres olmak istemesinden daha doğal ne olabilir ki? Ayrıca Arap Halkları nezdinde İsrail’e yönelik sert tutumundan dolayı Türkiye’ye karşı oluşmaya başlayan sempatinin bölgede liderliğini pekiştirmek isteyen Mısır’a bu yolda ilham kaynağı olacağını unutmamak gerekir. Son hadiselere karşı İsrail’in teyakkuz haline geçmesi de hem sorduğumuz suale yanıt hem de ortaya koyduğumuz teze ispat niteliğini taşıyor. 

 
Toplam blog
: 204
: 673
Kayıt tarihi
: 07.02.08
 
 

Adım Harun ÖZYURT. 11 Şubat 1983 günü Almanya'nın Frankfurt şehrinde doğdum. 1986'da Türkiye'ye dönd..