2012'den tadı damağımızda kalanlar / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Temmuz '12

 
Kategori
Futbol
 

2012'den tadı damağımızda kalanlar

2012'den tadı damağımızda kalanlar
 

Bir rüyaydı çabuk bitti. Bazıları diğerlerden daha güzel ama sıcak yaz akşamlarını serinleten dile kolay tam 31 maç. Bitti. Sahi biz neden yoktuk hatırlayan var mı? Böyle unutulmuş soruları bırakalım, gözlemlerimizi aktaralım dilimiz döndüğünce.

Öncelikle belirtelim ki hemen herkesin favorisi sırasıyla Almanya, İspanya, Fransa, İtalya ve İngiltere idi. Plase Portekizdi. Bana göre favoride plase de İspanya’ydı. (Maçlar bitince konuşmak kolay değil mi?)

Önce genel notlarımıza bir bakalım;

- Kendisinden her zaman çok şey beklenen (nedeni bilinmez) Hollanda (Rusya diyecektim şaşırdım) yine başaramadı. Şu Robben’den hazetmiyorum başarısızlığı kaçınılmaz ama öte yandan bizim Tuncay’a da pek benzetiyorum. Sahi Tuncay şimdi nerede acaba?

- Yunanistan’da ki bal Anzer Yaylasından fazla, bu kadar da olmaz ki be komşu. Hem Yunan takımındaki oyuncular Türk Milli Takımındakilerden daha tanıdık geliyor artık, sanırım ekonomik kriz had safhada olmalı ki emeklilik yaşı epey yükseltilmiş.

- Çekler öyle böyle idare ettiler ama gemilerinin yürümeyeceğini anlamışlardır hem bu Baros’u daha Liverpol’dan takip ederim bir türlü sevemedim bilesiniz.

- Fransa ilerleyebilirdi ancak grubunda birinciliği İngiltere’ye kaptırınca İspanya’yla eşleşti ve maçtan önce bavullarını toplamaya başladı.

- Daha önce de yazmıştım, pek sevilen Gerard ve Lampard gibi iki oyuncusu varken İngiltere asla başarılı olamaz, olamadı da. Hakkını yemeyeyim Lampard pek oynamadı belki menejeri bu durumu çakozlamıştır.

- Porkekiz Ronaldo’yla var yoksa Nani’yi arıyor ama O da yoktu. Olmadı, olmayacak.

- Her zaman her turnuvanın favorisi Almanya kimseyi şaşırtmadı, tabii kazandığı sürece. Ama hep dediğim gibi Mesut iyisin güzelsin de şampiyonluk için sıra sana gelmez be dostum benden söylemesi.

Biraz da finalden bahsedelim;

İspanya çok paslı, bol uykulu ve az hücumlu alıştığı düzeni bozmadan bozdurmadan oynadı. Zaten bu Xavi, İniesta ve Busquets’li orta sahanın alışıldık düzenini bozacak teknoloji de henüz keşfedilmedi. (Tabii dünya dönüyor ve Xavi de 32 yaşına kadar geldi bu durumda İspanya en fazla 1 Dünya 1 Avrupa şampiyonu daha olur. Demek ki 2016 dan sonraya yer ayırtmakta fayda var.) Takımdaki diğer Xabi Alanso, Fabregas, Alba ve Ramos (şunu bir Barçamıza transfer edebilsek) gibi oyuncular da bu düzene uymaya çalışınca sonuç kaçınılmaz oldu.

İtalya’yı değişmiş gördüm şaşırdım. Bu takımın herzaman golle ilgili bir sıkıntısı vardı, ne atar ne de yerdi. Artık atabiliyor ancak yiyedebiliyor da. Gerçi finale kadar geldiler ama buranın sahibi de belliydi, zaten onlar da yeltenmediler. Bu arada Pirlo'yu ve elbette Balotelli'yi (biri almış yaşını diğeri evde unutmuş başını) övmek için için mazeret arayanlara söyleyeyim boşuna heves etmeyin bu araba yürümez.

Sonuç olarak bence başı sonu çok belli şampiyona, tadını damağımızda bırakarak bitti. Ama yine gelecek ve umarım geldiğinde hafif tozlu bayraklarımız da ben de Fransa‘da olacağım.

 
Toplam blog
: 22
: 660
Kayıt tarihi
: 26.12.08
 
 

1970 İstanbul doğumluyum, Ege Üniversitesi İstatistik bölümü mezunuyum. İstanbul da yaşıyorum ve şu ..