- Kategori
- Futbol
Fenerbahçe ve Dejavu

1989 Sparta Prag - Fenerbahçe
Bir zamanların taraftarı olarak Fenerbahçe hakkında arada yazı yazmanın ne sakıncası olabilir ki! Hem çok da yazmıyorum, en son YoungBoys ilk maçından sonra yazmış (YoungBoys-Fenerbahçe Şampiyonlar ligi ön eleme ilk maçı Fener’in 2-2 beraberlikle sonuçlanmış maçtan sonra yazılmış yazı) kendimi mazoşistlikle suçlamışım dolayısıyla bu da kendime cevap verme hakkımı doğurur.
Öncelikle yazımı şöyle bir hatırlayayım;
YoungBoys’un tırışkadan ama yine de bir takım!!! olduğunu dolayısıyla da takım olan herhangi bir her takımın Fener’e zorluk çıkarabileceğini tekrar etmiş ve her zaman ki gibi Önder, Bekir, Bilica, Kazım, Semih ve Selçuk’un nasıl oluyorda bu takımda olduklarına şaşırmışız. (Artık bu oyunculardan bir kısmı bu takımda bulunmuyor kalanlar için sabır çekmeye devam edeceğiz.)
Ciristian’ın oyundan kaçtığını (hala zaman zaman bunu yapar) ama Alex’in nasıl oluyorda topa hiç dokunmadan bir takımın en büyük umudu olabilmeyi sürdürüyor olduğuna kafa yormuşuz. (Şükür ki bu futbola olan sevgiye ihanetten artık vazgeçilmek üzere yani Alex’ten kurtulmak üzere çalışmalar yapılıyor)
Yazının sonunda da Fener’in bu maç için şanslı olduğunu ve aynı şansın 2. Maçta İstanbul’da devam etmezse süper takım! YoungBoys’a elenilebileceğini eklemişiz. (Meğer Fener şanslı değilmiş)
Geçmiş geçmişte kaldı boşverin yahu. Biz, elenilmeye çok aşina şampiyonlar ligi ön eleme turunda Spartak Moskova takımıyla yapılan ilk maça, günümüze dönelim.
Fenerbahçe olabiliğince sıkı, oyun bozan bazen de oyun kurabilen bir orta saha düzeniyle oyuna başladı (yani Alex’siz). Bu düzen zaman zaman kurguda sorunlar yaşatsa da savunmanın uzun süre güçlü, dirençli ve güvenli kalmasını sağladı.
Alternatifsiz ve sıradan defansın hediye golünden sonra da bu alternatifli orta saha ve forvet hattının iyi tepki verdiğini ve ileriye dönük vadede iyi işler yapabileceğinin işaretlerini gördük. Bu da maç her ne kadar 2-1 yenilgiyle sonlansa da maç ertesi yapılan yorumların umutla dolu olmasını sağladı. (benim değil)
DEJAVU: Şu an yaşanılan olayın, sanki daha önce yaşanmış gibi gelmesi duygusu olarak açıklanabilirmiş.
Bana da sanki bu sahneyi, YoungBoys’la, Sparta Prag’la, Panathinaikos’la, Feyonord’la, MTK ile yaşamışım gibi geliyor.
Zaten az önce ajanstan duydum, prensipler gereği yine Alex’le barışılmış (Bu prensiplerin ne olduğunu öyle merak ediyorum ki sormayın). Bu durumda benim bu dejavuyu seneye de yaşayacağım neredeyse garanti!!!
Sıkıldım. Bu durumda seneye görüşürüz.