- Kategori
- Siyaset
2013 Yılı "Yaşarken Yazılan tarih"

Ali İsmail Korkmaz
Geçen yıl yeni yılı kutladığımızda herhalde hiç kimse ülkeyi hatta dünya’da ses getirecek bir eylemin olacağından habersizdi. 29 Mayıs sabah’ı Gezi parkı’nın yıkılmasına karşı çıkan bir grup gencin çadırlarını yıkan zihniyet ,karşısında milyonları buldu. Bir ağaçla başlayan bu direniş, yapılan haksızlığa karşı çığ gibi büyüdü. Dünya’yı ayağa kaldırdı.
2013 yılı Haziran ayı ; Korku duvarlarının yıkıldığı, mizah’ın toma’dan, gaz bombasında daha güçlü olduğu, Atatürk’ün neden bu ülkeyi gençlere emanet ettiğini bir ay’a tanık oldu. Bizlere aslında devrim’in nasıl yapılabileceğini öğretti. 2013 yılı bu ülkede yetişen gençlerin belleklerine haksızlık ve hukuksuzluk karşısında nasıl harekete geçeceğini kazıdı.
İlerde 2013 yılı ne hatırlatıyor diye sorulduğunda verilebilecek en iyi cevap ; O dönem “Yaşarken yazılan tarih” denilecektir. Ve bu tarih orantısız bir şekilde gaz atanların değil, o gaz ‘a karşı korkusuzca duranların destanı olarak anılacak.
2013 yılı 17 Aralık’ta ise yolsuzlukların ,rüşvetin milyon dolar’la ifade edildiği bir sabah’a uyandı. Para kutularının içinde milyon dolar’ların hesabının verilemediği ,kibrin had safhaya ulaştığı bir yönetim anlayışının artık bu ülke’yi çıkmaza sürüklediği bir ay olarak seneyi bitiriyoruz.
2013 yılının en acı kayıpları Gezi’de hayatlarını kaybeden ; Ali İsmail Korkmaz, Ahmet Atakan, Ethem Sarısülük, Mehmet Ayvalıtaş, Medeni Yıldırım, Mustafa Sarı ve Abdullah Cömertti. Onlar hiç bir zaman unutulmayacak. Ali İsmail’i Eskişehir’in göbeğinde sopalarla öldürülüşünü her izlediğimde tüylerim diken diken oluyor. Tutamıyorum kendimi her izlediğimde öfkem daha da artıyor. Duygularımızın tercümanı oluyor Fenerbahçe’nin Ali İsmail için hazırladığı marş.
Ahmet Hakan’nın yorumu ile bu marş bu yılın özetidir.
“Marşlar seni söylüyor Ali İsmail
SENİN marşını söylüyorlar Ali İsmail.
İşitiyor musun?
“Daha 19 yaşında/Düşlerinde özgür dünya” diyorlar.
Sarsıyorlar herkesi Ali İsmail...
Kahpeliği, kalleşliği, alçaklığı işitmeyen kulaklara haykırıyorlar, görmeyen gözlere gösteriyorlar, söylemeyen dillere söylüyorlar.
Gülüşünü gündeme getiriyorlar, özlemlerini, yitip gidişini...
Ağlatıyorlar bizi Ali İsmail, ağlatıyorlar.
*
Senin marşını söylüyorlar Ali İsmail.
İşitiyor musun?
“Öptüğü çubuklu forma/Yaşayacak anısında” diyorlar.
Takım farkının bir yana bırakılmasına yol açıyorlar.
Her takımdan “Kıskandık ulan kıskandık” sesleri yükseliyor Ali İsmail...
Eskişehir’in göbeğinde sopalarla öldürülüşünü anımsatıyorlar, mazlumluğunu, çaresizliğini, yoksulluğunu ve kahramanlığını dile getiriyorlar.
İsyanımızı tazeliyorlar Ali İsmail, isyanımızı...
*
Senin marşını söylüyorlar Ali İsmail.
İşitiyor musun?
“Ali İsmail Korkmaz/Fenerbahçe yıkılmaz”diyorlar.
Sadece onlar mı?
Herkes kendi takımının adını “yıkılmaz” sözcüğünün önüne koyarak eşlik ediyor marşa...”
Türkiye’nin en büyük korosu senin marşını söylüyor.
Ve sonuçta yıkılmaz olan sen oluyorsun Ali İsmail.
“Ali İsmail Korkmaz/ Ali İsmail yıkılmaz”
Bu yıl çok farklı olacak. Oscar Wilde ;Hayatta en iyi ihtimalle yalnızca tek bir büyük deneyim yaşayabiliriz.Hayatın sırrı ise bu deneyimi mümkün olduğu kadar çok tekrarlayabilmektir” diyor. Biz bu deneyim’i Gezi’de yaşadık. Bize bu yılın kazandırdığı en önemli ders bu oldu.
2014 yılı kimsenin kimseyi ötekileştirmediği, her kesimin haklarının iade edildiği,hakkın hukukun korunduğu, barışın sağlandığı, herkesin sevgiyle yaşayabileceği bir TÜRKİYE Olsun.