​ 2014'e girerken ekonomideki sinyaller olumsuz geliyor. Dr. Ali Topçubaşı / Ekonomi - Finans / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Aralık '13

 
Kategori
Ekonomi - Finans
 

2014'e girerken ekonomideki sinyaller olumsuz geliyor. Dr. Ali Topçubaşı

ABD nin 2014 yılında Merkez Bankası politikasını değiştirecek olmasının bize olumsuz yansımaları olacaktır. Dr. Ali Topçubaşı

ABD ekonomisindeki gelişmelerde sinyallerin karışık olması , tüketici fiyatların yüzde 1.7 gibi makul sayılacak düzeyde olmasına karşın, bilhassa işsizlikte hedeflenen yüzde 6.5 lik düzeye inilmemesi neticesinde FED politikasında herhangi bir değişikliğe gitmeme kararı aldı. 2008 yılından beri faizleri sıfır düzeyine yakın tutan FED bugüne kadar ABD milli gelirinin yüzde 20 sinden fazla yaklaşık 3.7 trilyon dolarlık devlet tahvili ve mortgage kağıdı aldı. Yani son 5 senedir ABD merkez bankası, Ülkemizin milli gelirinin yaklaşık 5 katına yakın piyasalara destek vermiş oldu. Bu kadar yüksek para serpmenin ekonomide beilrli bir rahatlama yaratmadığı gibi, ileride telafisi imkansız sorunlara yol açacağınıda bildiklerinden , önümüzdeki aylarda verdikleri 40 milyar dolarlık mortgage, 45 milyar dolarlık da hazine bonosu alımlarından vazgeçme işaretlerini vermeye başlamışlardır.

ABD de bütçe açığı nın milli gelire oranının yüzde 4.0 gibi AB ortalaması olan yüzde 3.1 gibi oranın bile üzerine çıkması ve yine aynı yolu izleyen İngiltere ve Japonya nında koşullarında önemli bir iyileşme olmaması, bu politikanın daha uzun sürmesini güçleştireceği anlaşılır. Nitekim, 2013 yılında İngiltere de bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 7.6, Japonya nında yüzde 8.3 gibi olağanüstü düzeylerde olmasına karşın, ekonomilerine belirgin bir iyileşme olmaması dikkat çekicidir. İngiltere de büyüme yüzde 1.2 beklenirken, japonya da yüzde 16 oranında beklenmektedir. Halbuki; Almanya nın binde 3 gibi oranda bütçe fazlası vermesine karşın, ekonomisininde yüzde 2.2 gibi oranda büyümesi beklenmektedir. ABD, Japonya ve İngiltere nin para politikalarında yarattığı gevşekliğinin telafisininde çok uzun yıllara yayılacağı muhakkakdır. Bugünden sıklaştırmaya gitseler bile, ekonomilerinde gelişme olmadığı taktirde, bütçe açıklarının milli gelirlerine oranının makul düzeylere inmesi 10 yıl gibi süreleri bulması muhtemeldir. Bu kadar uzun sürelerde de söz konusu ülkelerin Dünya liginde sıralarının düşeceğini söylemek gerçekci olacaktır.

Son birkaç yılda Japonya yı gecen Çin in gelecek 10 yıl da ABD yi geçmesi muhtemeldir. 2013 yılı sonunda 9.1 triyon dolara ulaşacak Çin in ortalama yüzde 8.5 kalkınma hızı ile, 16.2 triyon dolarda yavaş büyüyecek ABD yi geçmesi beklenmektedir. Yine son 2 senede Brezilya ya geçilen İngiltere nin, 10 yıla kalmadan Rusya ve Hindistan a geçileceği anlaşılmaktadır. Bric olarak adlandırınan Brezilya, Çin, Hindistan ve Rusya dan oluşan dünya ya yön vermesi beklenen 4 ülkenin toplam milli gelirlerinin bugün ABD milli gelire olan eşitliğinin, 10 yıl sonra 1.5 katını aşması beklenmektedir. Önümüzdeki 10 yılın tek kutuplu dünya dan ağırlıkların Kore, endonezya nında nında yer aldığı Asya ya yöneleceği anlaşılmaktadır. Bu yüzden 2013 yılında satın alma gücüne göre 15.ci sırada yer alan ülkemizin, Cumhuriyet in 100. yılı hedefinde olan 2013 yılında ilk 10 girmesi için ortalama kalkınma hızınını yüzde 7 in üzerine çıkarmamız gerekmektedir. Halbuki; geçen yıl yüzde 2.2 büyüyen ülkemiz, bu senede ancak yüzde 3.4 oranında büyümesi beklenmektedir. Gelecek senede ancak yüzde 3-4 aralığında gerçekleşecek büyümenin, bizi hedeflerimizden uzaklaştıracağı gibi, sıralamadaki yerimizide aşağıya çekeceğini söylememiz mümkündür. Çünkü, önümüzde olan ülkelerden Endonezya, Kore, Meksika, İspanya ve kanada gibi ülkelerin önü açık ve hedeflerinin yüksek olduğu bellidir. Dünyadaki paranın bol olduğu bir dünyadan, kısıtlı paraya ancak yüksek faizlerle ulaşacağımız döneme geçmemize az kaldığı gün gibi açıktır.

Dünya da 2014 yılı başından itibaren ABD nin piyasaya serptiği 85 milyar doların kısıtlanacak ve zamanlada bunun sfırlanacak olması, her ülkede faizlerin yükselmesine yol açacağı gibi, ekonomilerinde kırılganlık olanları da daha fazla etkileyecektir. İlk öncede büyümeyi cari açık vasıtası ile sağlayan bizim gibi ülkeler etkilenecektir. Yüksek büyüme hızlarında yüzde 10 lara ulaşan cari açığımız, yüzde 3.2 büyümede bile ancak yüzde 6.8 lere düşüyorsa, radikal tedbirleri almamızın geciktiğini söylememiz gerekmektedir. Çünkü, bizden daha yüksek cari açık veren yalnızca Güney Afraka da bile bu oran yüzde 7.0 olup, en yüksek cari açık verdiği söylenen B. Amerika da bu oran yüzde 2.5, Britanya da yüzde 3.2, Kanada da yüzde 3.3 olup, ekonomileri sorunlu kabul edilen İtalya da binde 5, İspanya da binde 8, AB genelinde ise yüzde 2.2 fazla vermektedir. Yine batmış gözü ile kabul edilen Yunanistanda ise cari açık ancak binde 8 oranında olmaktadır.

2013 yılında ihracatımızın geçen yıla göre hemen hemen artmamasıda, büyüme hızımızı aşağıya çekeceği gibi, cari açık beklentimizi yukarıya çekecek gelişme olarak görmek gerekir. Gelecek yılda bilhassa ABD kaynaklı para politikasının sıklaştırılması, büyüme beklentimizi Hükümetin belirlediği yüzde 40 gibi son 50 yılın altındaki yüzde 4.6 oranındaki ortalama büyümemizin bile çok aşağısında olması kuvvetle muhtemel gözükmektedir. Döviz rezervlerimizin de altın dahil 140 milyar dolar gibi mütavazi miktarlarda olması, olası faiz ve kur yükselişlerinde elimizi zayıflatacağı açıktır. Çünkü, İthalata bağımlı ihracat artışımız, olası bir krizde döviz rezervlerimizi eriteceği açıktır. Milli geliri bizim yaklaşık 3 katı büyüklüğünde olan Brezilya da İthalat rakkamı bizden daha azdır. Brezilya nın döviz rezervi yaklaşık 368 milyar dolar olup yaklaşık 20 aylık ithalatlarını karşılayacak düzeydedir. Bizim döviz rezervimiz ise en fazla 6 aylık ithalatımızı karşılayacak düzeydedir. Yine, bizim yaklaşık 4 katı 523 milyar dolar döviz rezervi olan Rusya nın ithalatlarını 25 ay lık karşılayacak düzeyde olduğunu burada hatırlatalım.

 

 

 
Toplam blog
: 76
: 635
Kayıt tarihi
: 07.06.11
 
 

Ekonomi doktorası yaptım. İyi derecede İngilizce, orta derecede Almanca biliyorum. Ülkemizde kdv ..