​ 2023 vizyonu gerçekleşebilir mi? / Dünya / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Mayıs '16

 
Kategori
Dünya
 

2023 vizyonu gerçekleşebilir mi?

2023 vizyonu gerçekleşebilir mi?
 

AK Parti'nin Türkiye'yi ekonomi, adalet, sağlık, ulaşım, turizm, bilim, askeri, teknoloji ve sanat alanında ilerletmek ve 2023 yılında dünyada ekonomisi gelişmiş ilk 10 ülke arasına girmesini sağlamak olarak koyduğu hedef "Hedef 2023" olarak slogan haline getirilmiştir. Kişi başına milli geliri artırmak, işsizliği düşük rakamlara indirmek, ekonomik sıkıntılardan tamamen uzaklaşmak, Türkiye'ye ait yerli tank, uçak,araba ve silahlı aletler yapmak gibi hedefler 2011 ve 2015 genel seçimlerinde partinin temel söylemleri arasında yer almıştır. 
 
Fakat bütün bu hedeflerden önce, Türkiye'nin 2023 yılında olmak istediği konumu yerine getirebilecek gücü var mıdır sorusu akla gelebilecek sorulardan ilk olanıdır. 
 
Aslında geleceğe umut ve heyecanla bakılması, büyük iddia ve hayallerin gerçekleştirilebilmesi için yeterli idare, kaynak ve potansiyel ülkemizde mevcut. İdare, Kaynak ve Potansiyel açısından baktığımızda da Türkiye gelecek hedeflerini rahat rahat gerçekleştirebilecek bir ülke konumundadır. Fakat Türkiye 2023 yılında ilk 10 gücün arasına girmek istiyorsa bunu Son 4 yıldır büyük oranda frenlemiş ekonomisi ve gidişatıyla başarabilmesi mümkün olarak gözükmemektedir. Türkiye son 4 yıldan hareketle  GSMH'sinin 2023'e kadar ikiye katlanarak 800 Milyar Dolardan 1.6 Ttrilyon dolara çıkacağı hesaplanıyor. Bunu o zaman ulaşacağımız varsayılan 90 milyonluk nüfusa böldüğümüzde kişi başına gelirimiz 17.000 dolar civarında olacak. Bu rakam 2023 için koyduğumuz 25.000 Dolar lık kişi başı milli gelire göre gayet düşük bir rakam. Tabii ki arada meydana gelebilecek olumsuz değişim ya da savaş ve afet gibi felaket senaryolarını dikkate almazsak. Dolayısıyla, ülkemizdeki mevcut iyimser havanın, atılması gereken adımların sanal başarı sarhoşluğu ortamında geriye itilmesi ihtimalini hiç yabana atmadan, kendimize biraz daha ihtiraslı, iddialı ''yüksek büyüme'', ''insana yatırım'' ve ''teknolojide üst kümeye sıçrama'' senaryosunu hedef alarak, çıtayı yükseltmek zorundayız.
 
Peki 2023 Yılında İlk 10 Gücün arasına girmek için Türkiye nasıl bir yol haritası izlemelidir?
 
Türkiye'nin öncelikle 2023 Hedefi, önde olduğu alanlarda büyük atılım ve teşvikler yaparak gerçeğe dönüştürülebilir. Örneğin ; Türkiye, inşaat, turizm, askeri, sağlık ve konumu- kaynakları gereği enerji sektöründe büyük bir güce ulaşabilecek durumdadır. İlk hedef öncelikle bu saydığımız sektörlerde üst sıralara oynamak ve küresel güce erişmek olmalıdır. Geriye kalan sanayi, teknoloji, bilim gibi sektörler de zaten bizim konumumuz yıllardır belli durumdadır. Sanayi, Teknoloji ve Bilim alanında Türkiye'nin gerçekçi olmak gerekirse bir Dünya gücü olması bu tür sektörleri ele geçirmiş ABD , Japonya , Almanya , Çin vs diğer ülkeri geçmeyi bırakın yakalaması dahi zordur. Türkiye'nin Sanayi, Bilim ve Teknolojisini geliştirmesi ancak ve ancak büyük yatırım ve teşvikleri de hesaba katarsak çok uzun bir zaman alır ki 2023 'e çok az bir zaman kalmışken bu vizyonun başarısızlığa uğraması demektir. Tabi ki Türkiye güçlü bir sanayi, iyi bir teknoloji ve bilime ulaşabilecek bir ülkedir ama madem ki Ülkemizin 100. yılına dair hedefler koyduk ve esas amacımız olan Eknomide ilk 10 'a girme hedefini bu kadar az bir zaman kalmasına rağmen gerçekleştirmek istiyorsak gerçekçi olup ilk önce İnşaat, Turizm, Enerji, Sağlık ve Askeri alanlarda büyümeli ve 2023 hedeflerini buna göre revize etmeliyiz. 2023 'den sonrası için şimdiden de tabiki Sanayi , Teknoloji ve Bilim çalışma ve yatırımlarına başlamalıyız.
 
Bunların yanı sıra Türkiye ekonomisinin, cumhuriyetin 100. Yılı olan 2023 yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olabilmesi için, devletin, büyümeyi olumlu etkileyen iktisadi ve mali politikalara ağırlık vermesi gerekir.Ülkemizin 2023 hedefini tutturabilmek için “ulusal tasarrufların artırılması” ve israfın önlenmesi de gerekmektedir. Dünyada  ki ilk 10 Ekonomik güce erişmiş devletlerin ulusal tasarruf oranları %40-%50 lere dayanmışken bizde ki bu tasarruf sadece %15 civarlarındadır. Maalesef ki gereksiz tüketmeyi seven bir toplumuz. Bu durumun tersine çevrilmesi için devletimiz ve ilgili bakanlıklarımız ''Kamu Spot''larının sayısını arttırmalıdır.
 
Türkiye, gerçekten imkanı ve kabiliyeti çok geniş olan bir ülkedir. Fakat Cumhuriye'timizin 100. yılına bu kadar az bir zaman kalmışken öncelikle iyi olduğumuz alanlarda en iyi olmalıyız ki sonrası için daha rahat ve gerçekçi yol haritaları çizebilelim. Elbette ki 2020'lerden sonra Türkiye Sanayi, Teknoloji ve Bilim hamleleriyle de kendinden söz ettirebilecek konuma yükselecektir. Çağıyla yarışan hatta çağının üstünde bir güce erişecek İmkanlara sahipken çok çalışmalı ve bu imkanlarımızı iyi değerlendirmeliyiz.
 
Toplam blog
: 2
: 668
Kayıt tarihi
: 19.08.15
 
 

Kırıkkale Üniversitesi, Siyaset Bilimi Kamu Yönetimi 3.sınıf öğrencisiyim. Siyasete, Tarihe merak..