​ 21. Yüzyılın Küresel Tezgahları (3) / Futurizm / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Şubat '11

 
Kategori
Futurizm
 

21. Yüzyılın Küresel Tezgahları (3)

21. Yüzyılın Küresel Tezgahları (3)
 

Doubleday Yayıncılık


Önceki iki yazımda (BlogNo=284244 ve BlogNo=284940 ), dünyanın bir tür küresel tezgâh ile karşı karşıya olduğu görüşünü savunmuş; 2050 yılına kadarki evreleri açımlamıştım. Şimdi sıra, “küresel tezgâhtarlar”ın kurgulayıp paketledikleri yüzyıllık plânlarının üçüncü evresini açmaya geldi...

ABD’nin önde gelen düşünürlerinden ve Pentagon danışmanlarından George Friedman, Gelecek 100 Yıl “The Next 100 Years” adlı kitabında şöyle diyor: “Avrupa kıtası 500 yıl boyunca dünyaya hâkim oldu; Amerika da dünyayı en az beş yüzyıl idare etmelidir. Bunu söylerken illa da ABD demek istemiyor, Kuzey Amerika Kıtası’ndan söz ediyorum; çünkü güneyimizdeki Meksika hızla gelişen ekonomisi ve hem kendi sınırları içinde hem ABD vatandaşı olmuş nüfusuyla bir dünya devi olmaya adaydır. Onlarla ileride bir savaşa girişmek istemiyorsak, birleşmeliyiz.”

“Türkiye hızla gelişmekte olan bir ülke; 2023’te dünyanın en büyük 10’uncu ekonomisi olmaya aday... Bununla kalmayıp doğal etki alanı olan Kuzey Afrika ve Ortadoğu ile Doğu Karadeniz kıyılarında nüfuz sahibi olacak. Osmanlı coğrafyasındaki hiçbir ülke Türkiye’ye danışmadan adım atamayacak, kendi başlarına politika üretemeyecek. ABD’nin bugünkü ve geleceğe yönelik stratejilerinde Türkiye ve Türkiye’de başlatılacak olan “Dinler Arası Diyalog” faktörü önemli bir yer tutacaktır, tutmalıdır.”

4-) Üçüncü Aşama/Üçüncü Çeyrek (2050-2075): ABD bu çeyreğe dünyanın bütün denizlerini ve okyanuslarını kontrol ediyor olarak girecek. Ayrıca tüm ülkelerin en az beşte dördünün küreselleşmiş ekonomileri ABD şirketlerince yönetiliyor olacak. Siyasal iktidarları da 2003-2050 yılları arasındaki dönemde kendimizin yetiştirmiş olacağı 40-50 yaş aralığındaki yerel siyasetçiler tarafından kurulmuş olacaktır.

4-a) Avrupa kıtası 500 yıl dünya hâkimiyetini elinde tuttu; ama 2050’den sonra bu küresel gücünü tamamen yitirmiş; sözünü sadece kendi kıtasında geçirebilir duruma sıkışmış olmalıdır. Avrupa’daki değişmez stratejik ortağımız Birleşik Kırallık’tır; o kıtanın siyasal lideri olarak, Birleşik Avrupa Devleti’nin kuruluşuna öncülük etmeli, en geç 2075 yılında Brüksel veya Lahey’de kurulacak Avrupa Büyük Millet Meclisi tarafından idare edilmelidir. .

4-b) Avrupa’nın siyasal gücü kendi mecrasına çekilirken, Ortadoğu ve Kuzey Afrika toprakları ile birlikte Doğu Karadeniz’e kıyısı olan ülkeler kendi tarihsel yapısına geri dönecek ve Türkiye İslâm Cumhuriyeti liderliğinde Osmanlı Milletler Topluluğu olarak, yeni bir yapılanma kazanmış olacaktır. Böylece bu çeyrekte hem tüm Müslümanlar bir Halife başkanlığında birleşirken; ekonomik ve siyasal bir güç olarak dünya sahnesinde önemli bir rol oynadıkları duygusuna ve özgüvenine kapılacaklardır.

Bu yapılanma her türlü elektronik araçlar kullanılarak, olduğundan daha güçlü gösterilecek; dünyadaki tüm müslümanların bu bölgeye göçmeleri teşvik edilecektir. Böylece en geç 2075 yılına kadar, 2 milyar müslümanın benimsemiş olacağını öngördüğümüz “tek devlet, tek bayrak, tek din” ideali gerçekleşmiş olacaktır. Bu topluluğa Büyük İran İslam Cumhuriyeti ve 2050 öncesi İran liderliğinde kurulmuş olan diğer Şii Devletler Birliği de dâhil olacaklardır. (Bu stratejinin detayları ve eğitim programlarında İngilizce, Arapça, Türkçe ve Farsça öğretilmesi ile ilgili program ana başlıkları ek belge-11’dedir.)

4-c) Dünya nüfusunun sabitlenmesi önemlidir. Bu yolla hem artan kalori ve enerji açığının daha da büyümesi engellenecek, hem de bölgesel ve kıtasal demografik yapıya göre oluşturduğumuz stratejimizdeki sapmaların standart dışı olmaması sağlanacaktır. Fosil yakıtlara olan gereksinim ve bağımlılık tamamen bitecektir. Yakıt yerine, uzayda ve dünyadaki 5 büyük çölde (Afrika, Arabistan, Afganistan, Nevada, Avustralya) oluşturulacak Piko teknoloji ürünü Güneş santrallerinde üretilecek depolanabilir enerji kullanılıyor olacaktır. Böylece bu teknolojiyi üreten ve satan holdingler ABD’de olacağı için, ülkemiz Solar-OPEC’in ihracat lideri olacaktır. (NASA’ya hazırlattığımız konuya ilişkin detaylı rapor ek belge-12’dedir.)

4-d) Bu çeyrekte tüm yazılı-görsel-işitsel sistemlerin ve eğitim programlarının referans göstereceği tek kaynak ülke ABD olacaktır. ABD tek süper güç olduğunu tüm dünyaya tartışmasız biçimde kabul ettirmiş olmalıdır. (Çin, Japonya, Rusya, Türkiye, Avrupa, ABD ve Meksika arasında çıkabilecek olası savaşların önlenmesi veya kazanılması için geliştirdiğimiz stratejiler ek belge-13tedir.)

4-e) En geç 2075 yılına kadar, dünyadaki siyasal harita sadece 7 farklı rengi yansıtmalı; 7 kıta‘nın her birinde birer milletler topluluğu kurulmuş olmalıdır. Böylece ABD’nin oluşturacağı küresel yönetim kurulu altındaki Dünya Âdemoğulları Devleti hedefine yönelik stratejilerin son çeyrekte kolaylıkla uygulanmalarının yolu açılmış olmalıdır. (Kıta Milletleri için geliştirdiğimiz detaylı plânlar/stratejiler ek belge-14'tedir.)

Dip not: Dördüncü ve son çeyrek açılımı gelecek blogda...

.

Son söz: 1990-91 yılında ABD'nin 10 yaşındaki CNN haber televizyonu aracılığı ile Birinci Körfez Savaşı’nı, yani ABD uçaklarının Bağdat’taki köprüleri ve Saddam Hüseyin’in silah depolarını nokta atış yetenekli savaş uçaklarından yollanan güdümlü füzeleriyle vuruluşlarını naklen izliyorduk çekirdek çıtlatarak. Şimdi, 20 yıl sonra, Kahire’nin Tahrir Meydanı’ında zavallı Mısırlıların birbirlerini öldürmelerini kahrolarak naklen izliyoruz meydanda kurulmuş o tiyatro sahnesinde. Emperyalizmin o zamanki amacı Ortadoğu petrollerine sahip olmaktı; şimdikiyse “Genişletilmiş Ortadoğu”nun canına kanına...

.

Günün sorusu: Bunca acılar yaşanırken, nerede şu 22 ülkeden oluşan Arap Birliği ve 1,5 milyar insanı temsil eden İslâm Konferansı Örgütü?

 
Toplam blog
: 147
: 2923
Kayıt tarihi
: 05.05.07
 
 

İngilizce öğretmeniyim, çevirmenim, dilmaçım, araştırmacıyım. / Beş kitabım var: Beynin Kimliği, ..