24 Ocak diye bir gün / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ocak '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

24 Ocak diye bir gün

24 Ocak diye bir gün
 

İyi pazarlar, sevgili okurlar. 24 Ocak, önemli bir gün. Niye mi? Türkiyemiz üç büyük insanını bugün kaybetti de ondan.

17 yıl önce bir suikast sonucu kaybetmiştik Uğur MUMCU'yu. 51 yaşındaydı.

3 yıl önce kanser nedeniyle İsmail CEM'i kaybettik. 67 yaşındaydı.

Ve bugün Şakir ECZACIBAŞI'yı kaybettik. O da kansere yenilmişti yaşı 81 idi.

( 24.01.2001 de bir suikasta şehit verdiğimiz Gaffar OKKAN da 49 yaşındaydı. )

Her üçü de yeri zor doldurulacak şahsiyetlerdi. Geçen sene bugün, "Bedel Ödemek" isimli yazımda Mumcu ile Cem'i anmıştım. Anlaşılan bu anma gününe Şakir Bey de katılacak.

Şakir Bey'i anlatmağa gerek yok, kültür ve sanat dünyamızın önemli fikir ve icraat adamı idi. Sağlığında onu pek tanımayan birçok kişi bugün onunla ilgili bilgi edinmiştir.

Ben bu köşede kendisini saygıyla anıyor, üç sene önce yapılan ropörtajdan alıntı yapmak istiyorum.

* Siz sanata gönül vermiş bir işadamısınız aslında. Peki mecburiyetten mi uzun yıllar Eczacıbaşı Holding'de çalıştınız? 42 yıl çalıştım. Ama hiçbir zaman sanattan kopmadım. Babamın etkisiyle eğitimim de işimle ilgili oldu. Bana kalsaydı doğrudan sanatla ilgilenirdim. Ama tabii hiç şikayetçi değilim. Orada da çok işler yaptık. Sonra sanılır ki sanayide hiç yaratıcılık yoktur. Oysa orada da yaratıcılık vardır. Sanatsal değil, başka türlü bir yaratıcılık vardır. Mesela, Vehbi Koç çok yaratıcı bir insandı. Ama bugün yeniden bir fırsat verilse bana, yine sanat alanında eğitim görür, sadece bu alanda çalışırım.

* Bu yıl 35'inci yılı kutlanıyor vakfın. Dünyada pek çok festival düzenleniyor. Sizce İKSV düzenlediği festivallerle dünyada farklı bir konuma geldi mi? Dünyada binlerce festival var. Sadece sinemada 1.800 tane festival var. Caz da yine öyle. Müzikte belki biraz daha az. 150 tane bienal var. Ama yapılan bir araştırma daha çok yeni olmasına rağmen İKSV'nin düzenlediği İstanbul Bienali'ni yaratıcılıkta ikinci sıraya yerleştirmişler. Düşünün yılların Venedik Bienali bile daha geri sıralarda. Onun için biz her alanda çok önlerde bulunuyoruz.

* Mitingler için ne düşünüyorsunuz? Çok faydalı ve önemli buluyorum. Çünkü sivil toplum artık bu çağda çok önemli. Sivil toplumun geliştiği oranda demokrasiler gelişiyor dünyada. Sivil toplum olmasa, hiçbir hükümet dünyada bunca olayın altından kalkamaz. İkincisi, böyle oy verip dört yıl bekleyip, ondan sonra yine oy vermek demokrasi değil. Yani daima parlamentoya müdahaleniz, katılımınız olması lazım. O bakımdan da çok önemli. Düşünün ABD'de nüfusun yüzde 69'u bir sivil toplum kuruluşuna üye. Kural olarak da bu insanlar haftada dört saatini ayırıyor bu örgütlere. Avrupa Birliği'nde de son beş yılda sivil toplum örgütlerine katılım yüzde 20 oranında artmış. Bizde hiç yoktu ama şimdi artmaya başladı. Yüzde 5-6 civarında.

Röportaj: Şelale KADAK (www.alto.org.tr )

 
Toplam blog
: 487
: 1730
Kayıt tarihi
: 01.04.07
 
 

1965 İstanbul doğumluyum. İTÜ Elektrik mühendisliğinden mezun oldum. Özel sektörde Kalite Bölümünde..