- Kategori
- Gündelik Yaşam
Blog yazdım ne oldu?

Merdivenleri koşarak indim, kaç gündür gri renkte olan Ankara, bu akşamüstü koyu gri olmuştu ama içimdeki heyecan rengi unutturmuştu.Yeni serüvenim dedim içimden belki de biraz dışımdan. Bugün bir blog sayfası oluşturup ilk bloğumu girmiştim. Herhalde eve gidince MB sayfamı açtığımda yazımı görürüm diye düşündüm heyecanım bundandı. Birden içimden bir ses bu kadar emin olma dedi beklide hiç böyle bir şeyi göremeyeceksin. Yok, canım dedi diğer bir ses yazı çok güzeldi hemen yayınlarlar eminim. İç seslerimi susturdum ama bu sefer de düşünmeye başladım bu editörler nasıl birileriydi? Mesai saatleri var mıydı onlarında bizim gibi. Yok canım dedim saat 5 de bırakıp gitmezlerdi herhalde, birden editörler hakkında hiçbir şey bilmediğimi fark ettim. Bilmeye gerek var mıydı evet vardı keşke çalışma saatlerini bilseydim diye düşündüm en azından yazımın yarına kalıp kalmayacağını öngörebilirdim. Yani bunca yıldır çalışıyorum doktorları, öğretmenleri ve dahi bir sürü esnafı tanı ama bir tane editör tanıdığın olmasın ne zor bir durumdu birden bilinmezlik girdabına kapıldığımı hissettim. Bir blog yazarına mesaj mı atsaydım acaba, sizinki ne kadar zamanda onaylandı diye sorsam. Birden ben onları tanısam bile onların beni tanımadığı aklıma geldi, bekleme olaylarımı artırmayayım dedim hem onay bekle hem cevap bekle. İçimdeki ses böyle serüvenlere kalkışırsan böylede kafan karışır senin dedi; evine gidip mutfağında oyalansana sen sonrada okursun kitaplarını, güzel güzel yazanlar varken sana mı düştü yazmak, diğeri cevap verdi denemeden nereden bilecek, belki en güzel yazı onun olacak, editörler önerecek okunma sayıları tavan yapacak.
Son konuşan iç ses beni gülümsetti sonra kendime geldim buna halk arasında aç tavuk kendini buğday ambarında zannedermiş derler diye düşünürken balıkçının abla bugün balıklara bakmıyor musun dediğini son anda duydum. Daha hafta sonu yemiştik bugünde hiç pişirmeye niyetim yoktu. Eve gidip bilgisayarı açıp blog sayfamın yayınlandığını görmek ve bir kutlama yapmak istiyordum sadece. Bu düşünceyi gerçekleştirmek için sayfayı açtığımda hala onay bekliyor mesajını görünce tamam dedim bunlarında mesai saatleri belli oldu. Çok beklersin daha diyen iç sesimi duymazdan gelerek. Acaba nöbetçi eczacı gibi, nöbetçi doktor gibi nöbetçi editör olamaz mıydı? Ya da işleri çoktu madem sözleşmeli editör alsalardı ya.Yeni alınan sözleşmeli editörlere nöbet yazarlardı. Bu fikirleri kendime saklayıp iki saat sonra tekrar bakma düşüncesiyle mutfağa yürüdüm. Sağlıcakla kalın.
Son konuşan iç ses beni gülümsetti sonra kendime geldim buna halk arasında aç tavuk kendini buğday ambarında zannedermiş derler diye düşünürken balıkçının abla bugün balıklara bakmıyor musun dediğini son anda duydum. Daha hafta sonu yemiştik bugünde hiç pişirmeye niyetim yoktu. Eve gidip bilgisayarı açıp blog sayfamın yayınlandığını görmek ve bir kutlama yapmak istiyordum sadece. Bu düşünceyi gerçekleştirmek için sayfayı açtığımda hala onay bekliyor mesajını görünce tamam dedim bunlarında mesai saatleri belli oldu. Çok beklersin daha diyen iç sesimi duymazdan gelerek. Acaba nöbetçi eczacı gibi, nöbetçi doktor gibi nöbetçi editör olamaz mıydı? Ya da işleri çoktu madem sözleşmeli editör alsalardı ya.Yeni alınan sözleşmeli editörlere nöbet yazarlardı. Bu fikirleri kendime saklayıp iki saat sonra tekrar bakma düşüncesiyle mutfağa yürüdüm. Sağlıcakla kalın.