Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Kasım '12

 
Kategori
İstanbul
 

26 Kasım 1954 Kapalı Çarşı Yanıyor.

26 Kasım 1954 Kapalı Çarşı Yanıyor.
 

Kapalı Çarşı deyip de geçme

  Kapalı Çarşı, Kapalı kutu

  Orhan Veli KANIK

  Yıl 1954. Soğuk bir kasım sabahı. 8 yaşındayım.Annem, babam ve küçük kardeşimle Laleli'de oturuyoruz. Sabah kalkmışız. Hava serin .Annem daha sobayı yeni tutuşturmuş. Annem genç 30 yaşlarında . Ben gene hastayım,okula gidemiyorum. Okula çok erken başladığım için 4.sınıftayım ama sürekli okuldan bulaşıcı hastalık aldığımdan olsa gerek gene hastayım ve evdeyim. Benden 3.5 yaş küçük kardeşim daha  okula başlamamış. Biz bir an önce annemim kahvaltıyı hazırlamasını bekliyoruz. Çünkü sonra oyun var. Bu arada annem ocağın üstüne iğne kutusunu koymuş, kaynatıyor. Anlaşılan gene iğneci Celal bey gelecek. Celal Bey çok komik. Elinde büyük iğneci çantası ile kapıdan giirp konuşmaya başlayınca kardeşim ve ben çok gülüyoruz. Ama ne zaman ki iğneyi eline alıyor ,işte o zaman biraz sonra yapılacak iğnenin korkusu ile kaçacak yer arıyoruz. Annem çok evhamlı olduğu için iğnecinin kendi iğnesine itimat etmiyor, bizim iğnelerimizi kendi kaynatıyor. Tabii o zaman steril ve bir kere yapılıp atılan iğneler yok. Enjeksiyonlar her sefer kaynatılıyor.

  İşte o sabah da annnem sobayı yakmış ve iğne kutusunu ocağın üstüne kaynamaya koymuş, kahvaltı hazırlamaya başlamadan önce odadaki radyoyu açtı ,ajans saati, bakalım ne haberler var diye dinlemeye başladı. Birden odada radyodaki spikerin tok sesini duydum. 'Kapalı Çarşı yanıyor' diyordu radyodaki adam. Annem birden yakındaki divana adeta düştü,oturmadı. Daha küçük olan kardeşim hiçbir şeyin farkında değildi ve bebek oynuyordu. Ben ise fevkalade bir olay olduğunun farkında annemin yanına divana iliştim. Radyodaki adam heyecanla gece  ilk olarak döşemecilerde ,yorgancılarda  başlayan daha sonra Kalpakçılar caddesine sirayet eden  Kapalı Çarşı  yangınının Fatih İtfaiyesi yardımıyla hala söndürülemediğini ve  diğer itfayelerden yardım istendiğini anlatıyordu. Annem perişandi. Ben ise sık sık annemle alışverişe gittiğimiz ve bana  bir hayal alemi gibi gelen bu harika çarşının nasıl yanabileceğini düşünüyor ve olanlara bir türlü inanamıyordum. O kadar büyüktu ki.

  Biz böyle haberlerle perişan oturuken birden kapı çaldı. Annem gerçek dünyaya geri döndü. Gelen İğneci Celal Beydi. Annem heyecanla Celal Bey' e KapalıÇarşı yangınını anlatırken birden çok kötü bir koku duyduk. Meğer biz radyoda yangın haberlerini dinlerken ocağın üsündeki kaynayan iğne kabı yanmış, kül olmuş. O gün iğnemiz Celal Bey'in iğineleri ile yapıldı ne yazık ki.

  26 Kasım 1954 yılında içinde bulunan 2730 dükkandan 1200 tanesinin yandığı Kapalı Çarşı Fatih Sultan Mehmet tarafından 1461 yılında inşa edilmiş.Ahilik Kurumunun fiziksel yapılarından en önemlisi olan Kapalı Çarşı 16 hanı,22 kapısı, 3600 dükkanı ile dünyanın en eski ve en büyük alışveriş merkezi imiş. 45000 metre kare kapalı alana kurulu çarşıda halen 20.000 kişi çalışıyor ve günde 300 ile 500 bin kişi geziyor.

  Osmanlı imparatorluğu zamanında Tarihçilerin Topkapı Sarayı İmparatorluğun beyni. Kapalı çarşı ekonominin kalbi dedikleri çarşı zenginlerin mücevher, kürk, değerli eşyalarını ve devlet hazinesinin de büyük kısmını muhafaza eden bir kasa konumunda imiş. Evliya Çelebi bu çarşıyı muazzam güçlü bir kale olarak tanımlamıştır.

  1954 yılı yangınından sonra uzun süre büyük tadilat geçiren Çarşı halen Sağlık Ünitesi, Postanesi, Banka şubeleri, İtfaiye ve Güvenlik Teşkilatı, Kafeleri, Restoranları ile kendisini ziyaret eden kişilere   masalsı bir kültür yolculuğu yaptırmaya devam ediyor.

  Ama ben 8 yaşında İğne kuıtumuzun yanmasına da sebep olan büyük Kapalı Çarşı yangınını hiç unutmadım.

 
Toplam blog
: 826
: 1068
Kayıt tarihi
: 26.04.11
 
 

Ben emekli bir iktisatçıyım. 21 yıldır bir sanatçı annesiyim. Küçük kızım klasik müziğe eğilim gö..