- Kategori
- Siyaset
28 Şubat’ın cenazesi

Türk Siyasi Hayatı’ndan bir Necmettin Erbakan geçti. Hem de rüzgâr gibi. Ne ilginçtir ki; kendisine siyasi hayatında en büyük darbeyi vuran 28 Şubat Post modern Darbesi’nin Yıldönümü’nden bir gün önce. Herhalde şahsına son darbeyi de yirmi yedinci gününe sakladı, Şubat ayı. Cenazesi adeta bir mahşer yerini andırıyordu. Eski yeni siyasetçilerin, askerlerin cenaze de toplanması da sanki bu mahşerde vicdanlarının hesap sorması idi, kendilerine. Siyasi görüşüne katılan katılmayan, çeşitli fikirlerden herkes son insanlık vazifesini yapıyorlardı, aziz ruhuna. Meydanları hıncahınç dolduran kalabalık ise, meydan okuyordu adeta Mart ayının sert soğuğuna. Öyle ki; eritti o sert soğuğu, meydanları dolduran kalabalıkların sıcak nefesi. Ölümü’nde yayınlanan taziye mesajı ve cenazede ki teşrifler ise askerlerin, özrüydü, incittiği ruhundan adeta, bir 28 Şubat ertesi. Belki de balans ayarı vermek istedikleri demokrasidendi yapılan özür. Fakat ne olursa olsun Erbakan’dan çok 28 Şubat’ta oluşan antidemokratik bir sürecin cenazesi gibi geldi bana. Erbakan’ın dirisine yenilmeyen bu süreç, ölümüne yenildi adeta.