​ İsrail’i Türkiye’ye sürükleyen Tunusami rüzgârı / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Şubat '11

 
Kategori
Siyaset
 

İsrail’i Türkiye’ye sürükleyen Tunusami rüzgârı

İsrail’i Türkiye’ye sürükleyen Tunusami rüzgârı
 

2011, 2010’un içinden doğup beraberinde getirdiği devrimleri de peşinden sürükleyip kendisini hoş geldin edasıyla karşılayan dünyaya adeta hoş bulduk! diyerek fiyakalı bir selam çaktı. Anlaşılan çakmaya da devam edecek. Tunus ile esmeye başlayan Tunusami Fırtınası içine Mısır’ı da alarak bütün Ortadoğu’yu Maf-ı Perişan eyledi. Ortadoğu Ülkeleri’ni tesiri altına alan bu fırtına şimdide Libya’yı sallıyor. Tüm bunlardan bahsetmişken Ortadoğu Çölleri’ni de vuran Tunusami Fırtınası’nın dağıttığı kum taneciklerinin İsrail’in gözüne kaçtığını belirtelim. 2011 tüm dünya ülkelerini etkilediği gibi İsrail için de zor bir yılın miladı olabilecek hadiselere gebedir.  

Mısır’da ki 11 Şubat Devrimi ile birlikte koltuğundan olan Hüsnü Mübarek’in gidişi ise bu süreci hızlandırmaktan başka bir işe yaramayacak. Örnek mi? İran ile cereyan eden Süveyş Buhranı sırasında yeni Mısır Yönetimi’nin tavrı bile bu tezi kanıtlamaya yetiyor. İran’ın Mısır’da ki yeni yönetimin esnek davranmasından yararlanarak Süveyş Kanalı’ndan iki savaş gemisini elini kolunu sallaya salaya geçirip Suriye Limanları’na aheste aheste yol alması bile var olan kanıtın güçlülüğüne alamettir. Hususiyetle Mısır’ın Ortadoğu’da ki ehemmiyetini göz önüne alırsak İsrail’in 11 Şubat Devrimi’nden en çok zararla çıkan ülke olduğunu pekâlâ söyleyebiliriz. Ne ilginçtir ki; eski dost İran’da bir 11 Şubat günü devrim yaşayarak bugünkü İsrail’e tehdit unsuru oluşturan bir siyasi rejimin tohumunu ekmişti. “Tarihin Tekerrürden İbaret Olduğu”ndan bahsedenler aynı zamanda benzer tesadüfleri içinde barındıran bir ibret arşivi olduğundan da bahsetmişler midir acaba? İsrail açısından vaziyet tam da bu suali yanıtlar nitelikte. Mübarek sonrası Mısır-İsrail Münasebetleri’nin bu zaviyeden baktığımızda eskisi gibi olmayacağını tahmin etmek hiç de güç değil. Hatta 11 Şubat Devrimi’nden sonra İsrailli Yetkililerin Mısır ile barışını simgeleyen 1979 Camp David Anlaşması’nın bitmesinden duydukları endişeyi gizlemediklerini de biliyoruz.  

Tüm bu gelişmeler gösteriyor ki; İsrail bölgesinde yalnızlaşmaya doğru adeta itiliyor. Aslında bu yalnızlaşmanın ilk olarak Türkiye ile başladığı da hepimizin malumu. Alçak Koltuk Hadisesi, Davos Krizi ve son olarak Mavi Marmara Baskını bu kötü münasebetlere tuz biber ekti. Bununla birlikte İsrail’in yine bu yalnızlıktan Türkiye ile bozulan münasebetlerini düzeltmek kaydıyla çıkacağından şüphe yok. Ortadoğu’da esen bu Tunusami Rüzgârı İsrail’i Türkiye’ye daha çok sürüklüyor. Bu durum aynı zamanda Türkiye’nin son zamanlarda bölgede artan etkisinin ve bu itibarla var olan değerini daha da arttıracağının bir kanıtıdır. Münasebetlerin yakın bir gelecekte düzelme ihtimalinin olmadığı, hele hele Netanyahu’nun başbakan, Lieberman gibi Hitlervari bir şahsiyetin Dış İşleri Bakanı olduğu bir İsrail ile hiç olmayacağı apaçık. Tüm bunlardan sonra İsrail için tek seçenek kalıyor, o da bölge de kendisini yalnızlaştıran bu hükümetten bir an önce kurtulmak. Tabii var olan Tunusami’den nasibini almak istemiyorsa.  

 
Toplam blog
: 204
: 673
Kayıt tarihi
: 07.02.08
 
 

Adım Harun ÖZYURT. 11 Şubat 1983 günü Almanya'nın Frankfurt şehrinde doğdum. 1986'da Türkiye'ye dönd..