- Kategori
- Siyaset
31 Mart sabahına uyanmak
31 Mart sabahı Türkiye bir yerel seçimden çıkmış olacak. Bu gerçi bir yerel seçim gibi görünse de, aslında, Yeni Türkiye yi belirleyecek bir seçim haline geldi. 31 Mart sabahı sevgili ülkem ya Yeni Türkiye konusunda yapılan hizmetlere, barışa, kardeşliğe, demokrasiye, çözüm sürecine evet diyerek uyanmış olacak, ya da 2002 öncesindeki Eski Türkiye ye uyanacak. Ülke tarihinde böyle bir seçim yaşamadım, yaşamamda yaşımdan dolayı mümkün değil, ama okumadım da.
30 Mart sabahı oylanacak olan belediye başkanığı seçimi olmaktan çıkmış, Yeni Türkiye nin,barışın,çözüm sürecinin referandumu haline gelmiştir. Duyarlı her vatandaşımız bu seçimde oy kullanırken bin değil, yüz bin kez düşünmelidir.
31 Mart sabahı ülkemin en önemli sorunu olan Kürt sorunu konusunda yürütülen barış sürecinin kazanmasını, yeniden anaların, babaların, kardeşlerin ağlamaması, yeniden cenazelerin gelmemesi ve sürecin kazanmasını umut ediyorum. Çünkü süreç kazanırsa Yeni Türkiye kazanacaktır. Yeni Türkiye kazanırsa ekonomimiz kazanacak, İnsanımız kazanacak. Kısacası herkes kazanacak.
Kürt sorunun öncesini düşünmeden sadece PKK nin 1984 te başlattığı savaştan 2012 lere kadar kaybettiğimiz canların,boşaltılan köylerdeki kaybın hesabını yapmadan, bunun hesabı yapılamazda onu geçiyorum. Sadece savaşa ekonomik olarak harcadığımız paranın 250-300 milyar dolar olduğu söyleniyor. Bu parayla neler yapılmazdı ki? Ama biz kendi dağlarımıza kendi insanlarımıza karşı kurşun olarak, bomba olarak kullandık. Bu gün çözüme karşı olanlar, aslında bu ranttan mahrum kalanlardır. CHP ve MHP liderlerinin yaptıkları açıklamaları dinledikçe, aklıma okuduklarım, büyüklerimden dinlediğim, lise öğrencisi iken yaşadıklarım aklıma geliyor.
Bir kadın olarak, bir insan olarak, barıştan yana olmak, Yeni Türkiye den yana olmaktır. Barıştan yana olmak siyasetin ötesinde vicdani bir durumdur. Geçmişte yaşananları düşündükçe, vicdanımızın sesini dinlediğimizde taraf olmalıyız. Geçmişte gelen Kürt ve Türk gençlerinin cenazelerinde ki görüntüler, anaların, babaların, kardeşlerin ağıtları aklımıza geldikçe, yüreğimiz titreyerek, artık insanlar ölmesin demeliyiz, vicdanımızın sesini dinleyerek barıştan yana tavır almalıyız. Tabi merkezimizde insan varsa….
Merkezimizde insan varsa, 30 Mart sabahı sandığa gittiğimizde, çözüm sürecine, barış ve kardeşlik talebini dile getirenlere evet demeliyiz. Yani Yeni Türkiye ye evet demeliyiz. Konu AKP veya BDP değildir. Konu barışın, huzurun ve kardeşliğin olduğu, yeni demokratik bir anayasa ile güçlenmiş, ekonomisi güçlü Yeni Türkiyedir.
30 Mart Pazar günü Yeni Türkiyenin oylanacağı günüdür. 31 Mart sabahı Yeni Türkiye ye uyanmak istiyorum.
Diclegül MENEKŞE
Sosyolog