- Kategori
- Güncel
5 Kasım 2007
Hani masallarda her şey o gün başladı falan gibi ifadeler kullanılır ya, anlatılacak olayın başlangıcına vurgu yapabilmek için.
İşte...
Bizim anlatacağımız olayın da başlangıç tarihi bir anlamda bu yukarıya yazdığım tarih, yani 5 Kasım 2007.
Ama bir farkla…
Benim anlatacağım olaylar masal değil, bu gün de devamını izlediğimiz aslında izlediğimiz de değil…
Bizzat toplumca yasadığımız gerçeklerdir.
Aslında olayları biraz daha geri alarak baslarsak kanımca daha açıklayıcı olabilir diye düşünüyorum.
1990’lı yıllar…
ABD Irak’a müdahale etme ve onun kuzeyinde bir Kürt devleti kurma senaryosunu uygulamaya koyuyor.
Önce oradaki Kürtler desteklenip kargaşalık çıkarttırılıyor.
Ardından da hükümetin müdahalesi fırsat bilinerek oradaki Kürtleri koruma adına bizzat müdahale ediliyor.
Sonrasını biliyorsunuz.
Çekiç gücün koruması altında bir devlet adım adım oluşturuluyor.
İşte o dönem, aynı zamanda Türk Ordusu üzerine operasyonların da başladığı dönem.
Çünkü…
Devleti yönetenlerin her şeyi kabullenmelerine karşın, o dönemde ordunun hala “kırmızı çizgileri” vardır.
Ve “orada kurulacak devlet, savaş nedenidir.”
Neyse…
Köprülerin altından çok sular geçti ama o dönemde de ordumuz bu düşüncesinin, yani orada kurulacak devleti kabul etmemesinin bedelini…
Jandarma Genel komutanı Eşraf Bitlis’in ölümü ve basına çuval geçirilmesiyle ödedi.
Ama elbette ki bu yeterli gelmedi.
Güneyimizde bir devlet kurulması ve bunun ABD tarafından yapılıyor olması ülkedeki ABD karşıtlığını zirveye taşıdı.
İşte o dönemde yani 5 Kasım 2007 tarihinde, ABD başkanıyla başbakanın görüşmesi sonucunda, ülkede yükselen ABD karşıtlığının yok edilmesi hedefi belirlendi.
Topluma bu durum öyle anlatılmalıydı ki…
Toplum; ABD ve aslında AB’ye de karsı olanların gerçek amaçlarının çok farklı olduğuna inansın.
İşte bunun için ABD, 35 tane bu gün artık nerede olduğunu tahmin ettiğimiz ajanlarını ülkemizde konuşlandırıyor.
Ama operasyon için bu yeterli gelmiyor…
Bunun için bir de ulusal yayın yapabilen bir basına da ihtiyaç bulunuyor.
Hemen “hamiyet sever” bazı işadamları ve…
Sıkı durun!
Devlet tarafından yaklaşık 4 trilyon TL. teşvik verilerek bir gazete çıkarılıyor.
Zaten gazete çıktığı ilk günden itibaren de…
Ordu ve devlet aleyhine yaylım ateşine başlıyor.
Başlıyor ve üstelik…
Hiç kimsenin alamadığı haberler…
Bilgiler de bu gazetede yayınlanıyor.
Tüm bunlar üzerine hiç ama hiç kimse de bu haberleri nasıl buluyorsunuz diye bile sormuyor.
Dedim ya devletin 4 trilyonu var bu işte…
Sonuçta da o hep marşlarda söylenile gelen “şanlı ordu”
“Zanlı ordu” haline getiriliyor.
Ve ardından…
Yurtsever, ABD ve AB karşıtı ne kadar subay…
Siyasetçi varsa içeri tıkılıyor.
Hani her şeyin bir başlangıcı vardır, demiştim ya…
İşte bizimkinin tarihi 5 Kasım 2007
4–3–2010
Nusret KEBAPÇI