- Kategori
- Blog
500.Blog ve bir öneri...

Yüzlü rakamlarda blog yazısı yazma adetimiz bir parça unutulmaya yüz tuttuğu için, 500.bloğu dikkatle takip ettim.
Çünkü daha önceki 100'lerde, blog sayısını takip etmediğim için, kaçırdığım oluyordu.
Bu okumakta olduğunuz yazı benim Milliyet.blog'taki 500.yazım oluyor. Bu duyuru ile birlikte gelenek yeniden canlansın da istiyorum.
Zaman zaman, benim de beğendiğim yazılar yazmışım; ama beğenmediğim, yazmasam da olurdu, dediğim bloglar da var, bu beş yüzün içinde.
MB'ye üyeliğimin yaklaşık 450. gününde 500.blog...Fena preformans değil..
Bundan sonra biraz daha yavaşlayıp, okumaya ağırlık vermek istiyorum. Ben istiyorum da gönül ister mi, onu da bilmiyorum.
Her neyse. Önerime gelince: MB İzmir toplantısında bazı arkadaşlarla da paylaştım bu öneriyi. Şimdi hem Milliyet idaresine ve hem de blogdaşlara anlatmak istiyorum:
Biliyorsunuz, blog'ta yazan bazı arkadaşlar, çalışmalarını kitaplaştırdılar. Bazıları da kitaplaştırmak istiyor.
Bunun için, değişik yayın evleriyle, farklı anlaşmalar yapanlar olmakla beraber, genel olarak yapılan şu: Yayinevi basacağı kitabınızın temel masraflarını (2-3 bin TL gibi) sizden alıyor.Belli sayıda kitabınızı basıyor; bir kısmını size veriyor. Eğer kitap satılırsa ne ala, satılmazsa yayinevi zarara girmemiş oluyor.
Ancak, bazı arkadaşların ifadesine göre, kimi yayınevleri sizin kitabınız için aldığı bandrol sayısını başka ve çok satan kitaplarında kullanarak, bir tür korsan baskı yapıyor. Yani, sizin kitap, size verdiği ile kalıyor.
Benim bu noktada önerim, gerek basım, gerekse dağıtım da hem güvenilirliği ve hem de imkanlarıyla, aynı şartlarda Milliyet yayınları bu işe el atsın. Yani, blog yazarları dizisi gibi bir çalışma ile, isteyen arkadaşların eserleri Milliyet tarafından kitaplaştırılsın. (Tabii editöryal denetim de olacaktır)
Yine, temel masrafları bizler verelim. Eğer kitap satar ve kendini kurtarırsa Milliyet bize paralarımızı iade eder. Yok satmazsa, zaten masraf tarafımızdan karşılanmış olacağı için sorun olmaz..
Milliyet yönetiminin bu işlere ayırıcak vakti var mı, bilmiyorum..Bu iş, uğraşmaya değer mi, bilmiyorum..
Ancak, bildiğim bir şey varsa, beş bine yakın blog yazarından, aktif yazı yazan arkadaşların yüzlercesinin böyle bir arzu içerisinde olduğunu tahmin ediyorum. Gerek blog'ta yazılanlar, gerekse blog'a aksetmemiş çalışmalar için.
Kitabımız olsun, hevesiyle kurda kuşa yem olmaktansa, akıllı uslu, güvenilir ve bir bakıma mensubu olduğumuz kurum tarafından bu arzumuz yerine getirilirse, her iki taraf için de iyi olmaz mı?
Arzu ederseniz bu soruya sizler de kendi yanıtlarınızı verirsiniz.
Saygı ve sevgilerimle..
Çünkü daha önceki 100'lerde, blog sayısını takip etmediğim için, kaçırdığım oluyordu.
Bu okumakta olduğunuz yazı benim Milliyet.blog'taki 500.yazım oluyor. Bu duyuru ile birlikte gelenek yeniden canlansın da istiyorum.
Zaman zaman, benim de beğendiğim yazılar yazmışım; ama beğenmediğim, yazmasam da olurdu, dediğim bloglar da var, bu beş yüzün içinde.
MB'ye üyeliğimin yaklaşık 450. gününde 500.blog...Fena preformans değil..
Bundan sonra biraz daha yavaşlayıp, okumaya ağırlık vermek istiyorum. Ben istiyorum da gönül ister mi, onu da bilmiyorum.
Her neyse. Önerime gelince: MB İzmir toplantısında bazı arkadaşlarla da paylaştım bu öneriyi. Şimdi hem Milliyet idaresine ve hem de blogdaşlara anlatmak istiyorum:
Biliyorsunuz, blog'ta yazan bazı arkadaşlar, çalışmalarını kitaplaştırdılar. Bazıları da kitaplaştırmak istiyor.
Bunun için, değişik yayın evleriyle, farklı anlaşmalar yapanlar olmakla beraber, genel olarak yapılan şu: Yayinevi basacağı kitabınızın temel masraflarını (2-3 bin TL gibi) sizden alıyor.Belli sayıda kitabınızı basıyor; bir kısmını size veriyor. Eğer kitap satılırsa ne ala, satılmazsa yayinevi zarara girmemiş oluyor.
Ancak, bazı arkadaşların ifadesine göre, kimi yayınevleri sizin kitabınız için aldığı bandrol sayısını başka ve çok satan kitaplarında kullanarak, bir tür korsan baskı yapıyor. Yani, sizin kitap, size verdiği ile kalıyor.
Benim bu noktada önerim, gerek basım, gerekse dağıtım da hem güvenilirliği ve hem de imkanlarıyla, aynı şartlarda Milliyet yayınları bu işe el atsın. Yani, blog yazarları dizisi gibi bir çalışma ile, isteyen arkadaşların eserleri Milliyet tarafından kitaplaştırılsın. (Tabii editöryal denetim de olacaktır)
Yine, temel masrafları bizler verelim. Eğer kitap satar ve kendini kurtarırsa Milliyet bize paralarımızı iade eder. Yok satmazsa, zaten masraf tarafımızdan karşılanmış olacağı için sorun olmaz..
Milliyet yönetiminin bu işlere ayırıcak vakti var mı, bilmiyorum..Bu iş, uğraşmaya değer mi, bilmiyorum..
Ancak, bildiğim bir şey varsa, beş bine yakın blog yazarından, aktif yazı yazan arkadaşların yüzlercesinin böyle bir arzu içerisinde olduğunu tahmin ediyorum. Gerek blog'ta yazılanlar, gerekse blog'a aksetmemiş çalışmalar için.
Kitabımız olsun, hevesiyle kurda kuşa yem olmaktansa, akıllı uslu, güvenilir ve bir bakıma mensubu olduğumuz kurum tarafından bu arzumuz yerine getirilirse, her iki taraf için de iyi olmaz mı?
Arzu ederseniz bu soruya sizler de kendi yanıtlarınızı verirsiniz.
Saygı ve sevgilerimle..