- Kategori
- Güncel
70 cente muhtaç iken...

ya geleceğimiz
Takdir edersiniz, etmezsiniz. Seversiniz, sevmezsiniz.
Görüşlerini paylaşırsınız veya karşı çıkarsınız. Hepinize saygı duyuyorum.
Ama ‘O’ bizim, hepimizin ‘Başbakanıdır.’ Benim gibi oy vermemiş, seçmemiş olsanız dahi…
Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN 2012 Londra Yaz Olimpiyatları için İngiltere Başbakanı CAMERON’ın özel davetlisi olarak Londra’da bulunuyor.
Başbakan ERDOĞAN, Başbakan CAMERON ile görüşmesinden önce danışmanından bir not alıyor. Medya üyeleri ile notu paylaşan Başbakan ERDOĞAN; “Döviz rezervimizin 99 Milyar Dolara ulaştığını ‘çocuklar gibi şen’ coşkuyla açıklamaya çabalıyordu.
Ayrıca International Monetary Fund(IMF) 5 milyar dolar krediyi T.C Hükümetinden alacaktır. Düşünebiliyor musunuz? T.C Hükümeti IMF’ye ‘kredi’ açıyor!..
Ben ’68 kuşağıyım. Yıllardır IMF kapısı önünde ‘dilenci’ gibi beklediğimiz günleri hiç unutamıyorum. Nasıl unutabilirim ki; dinleyin…
‘70’lı yılların ikinci yarısında Amerika Birleşik Devletleri’nde(ABD) Michigan State University’de(MSU) “master” öğrenimimi yapıyordum. Burslu okuduğum için T.C Merkez Bankası’nın ödeme güçlüğüne düşmesi nedeniyle ’76 Kış Dönemi” okul taksitim ödenemediğinden neredeyse okuldan atılmak üzere iken; MSU tarafından kredi açılmıştı…
Nereden nereye geldik?
’76 yılında Başbakan Süleyman DEMİREL; “70 cente muhtaç olduğumuz günler” derken; günümüzün Başbakanı Recep Tayyip ERDOĞAN ise IMF’ ye ‘kredi’ açabilen bir Merkez Bankasına sahip olurken; Avrupa Birliği(AB) üyesi Yunanistan ve İspanya ‘iflas’ın eşiğine gelmişlerdir.
Olimpiyatlar nedeniyle Londra’da bulunan Başbakan ERDOĞAN’ın diğer ‘gurur’ kaynağı daha yarışmalar başlamadan ‘Olimpiyat Sporcularımız’ olmuştur?
Neden?
Londra 2012 Yaz Olimpiyat Oyunları’nda tarihinde 66 bayan sporcu ile en fazla kadın sporcu katılımına dikkat çekerken;“Bu da Türkiye’nin özellikle İslam Dünyası’ndaki farklılığını ortaya koyması bakımından çok, çok önemli” ifadesi ile ‘kadın’ ve ‘kadın sporcuya’ verdiği ‘önem’ ve ‘önceliği’ vurgularken onlara ‘motivasyon’ ve ‘moral gücü’ vermiştir.
Başbakan ERDOĞAN’ın on gündür TV ekranlarındaki genel görünümünü ‘halsiz’ ve ‘keyifsiz’ olarak algılıyorum.
Hani bilir misiniz? Çevrenizde hep ‘canlı,’ ‘dinamik,’ ‘neşeli’ görmeye alıştığınız bir arkadaşınız veya çok yakınınız aniden durgunlaşır, neşesi kaçar. Onun gibi bir şey.
Fiziksel kondisyonunun yetersiz olduğu her halinden belli oluyor ki; sanki kendini ‘dik’ ve ‘dirençli’ tutmakta zorlanıyor.
Çalışma Programı öyle yoğun ki; bir hafta dahi tatil yapmaya fırsat bulamadığı için ‘yorgunluk’ nedeniyle ‘fiziksel’ ve ‘ruhsal’ kondisyonu’ oldukça olumsuz etkilendi
Hele Suriye Krizi onu öyle etkiledi ki; akşam Esed’le yattı, sabah Esed’le uyandı.
Suriye krizi başımıza dert olmaktan çıkıp yakın gelecekte ‘bela’ olmaya başlayacaktır.
Sanıyorum büyültülecek bir şey yoktur. Ülkemin halkından on beş gün izinlisiniz. Lütfen dinlenin gelin Başbakanım!..