​ 70'ler kuşağı / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Haziran '10

 
Kategori
Siyaset
 

70'ler kuşağı

70'ler kuşağı
 

70’ler kuşağı yürüyüşe geçti. En başında doğanlar 40 yaşına ulaşmış durumda. Dünyanın yeni hakim kuşağı olmak için politikada, iş ve sanat dünyasında yavaş yavaş yerlerini alıyorlar. 50’lerin ve 60’ların hakimiyeti git gide azalırken, 70’ler umudu ve sevgiyi yeniden yeşertmek zorunda. 2012 yılı hızla yaklaşırken, kıyamet kapımıza gerçekten dayanmış durumda, ama hangi kıyamet? Dünyanın yok oluşunu mu bekliyoruz, yoksa yanlış inançların ve değerlerin sonunu mu? 70’ler dünyaya insan olmanın değerini yeniden yaymak zorunda, yoksa sonuç tam bir yıkım olacak.

Bizler bir çok şeyin başlangıcını da gördük, sonunu da. Çocukluğumuzda etrafımız yüksek binalarla çevrili değildi. Televizyon siyah beyazdı ve yalnızca tek kanaldı. Adile Naşit’in kuzucuklarını da biliyoruz, Barış Manço’nun dünyayı gezdiği programlarını da. LCD televizyon, lap top, Iphone o zamanlar bizler için bilim kurgu filmlerinden aklımızda kalan hayallerdi yalnızca. Otomatik açılıp kapanan kapılar, uzaktan kumanda aletleri, kendiliğinden yanan sensörlü lambalar ve parmak izi ile giriş yapılabilen binalar hangimizin aklına gelirdi ki? Ve şimdi bunların hepsi ve daha fazlası, günlük hayatımızın vazgeçilmez bir parçası.

50’ler ve 60’lar, bu değişime biraz da olsa mesafeli durdu. Bu küçük 21 yüzyıl mucizelerini aldılar ancak çoğu bu aletlerin teknolojik özelliklerinin yalnızca 10’da birini kullanabiliyor. Onlar için iş dünyası halen fakslarla ve yüz yüze görüşerek var. E-mailler ve karmaşık Excel tabloları, zihinlerinde var olmasına rağmen, yüzde yüz kullanım alanını keşfedebilmiş değiller. 80’ler ve 90’lar ise, bu teknolojinin olmadığı zamanı görmediler bile. Onlar için her şey hazır geldi. Takoz gibi cep telefonlarının, Commodore 64 ve Amstrad gibi bilgisayarların varlığından habersizler.

Oysa biz hepsini gördük. İnsanların ağızlarından çıkan sözlerin çeklerden ve senetlerden daha önemli olduğu bir zamandı bizim çocukluğumuz. Cep telefonları yoktu ama ev telefonuyla saatlerce muhabbet edebiliyorduk arkadaşlarımızla. Darbeyi net hatırlamıyoruz belki ama hayatımızdaki net etkisini rahatlıkla hissedebiliyoruz. İnandığımız değerlerin yerine yenilerinin ne kadar hızlı yerleştiğini de gördük. Teknolojinin korkunç hızı halen daha çoğumuzun başını döndürmesine rağmen, yinede yenilikleri takip edebiliyor, en gelişmiş cep telefonlarını ve karmaşık elektronik aletleri kullanmakta sorun yaşamıyoruz. Aynı zamanda insani değerleri, paylaşmayı ve arkadaş olmayı da becerebiliyoruz. Ne tamamen bencilleştik, ne de tamamen teknolojinin dışında kaldık.

İşte bu yüzden ara kuşaktır 70’ler ve yeni insanın evrimini sağlayacak en büyük yapı taşı bu kuşaktır. İnternet mucizesini, dünyadaki bütün sınırları bir gün kaldıracak olan bu en büyük devrimi bizler bire bir yaşadık. Önce şaşırdık, sonra benimsedik. Ama şunu biliyoruz: Biz bütün bunlar olmadan da yaşadık ve yaşarken de mutluyduk. Bir gün elimizden her şey gittiğinde, biz yine mutlu olabileceğiz. Sevmeyi biliyoruz, aşık olmayı ve bir insana sonsuz bir güvenle bağlanmayı. Maddiyatın dışında da bir hayat olduğunu biliyoruz. Her yanı Starbucks’lar sarmadığı zamanlar, biz arkadaşlarımızla Moda’da çay bahçelerinde King oynayıp, beğendiğimiz kızlardan bahsederdik. Zengini fakiri bir arada gezerdik. Neyimiz varsa arkadaşlarımızındı. Böyle düşünmemek aklımıza bile gelmezdi.

Şimdi yeni kuşaklara bunları öğretecek yalnızca biz kaldık. Hem onlara yakınız, hissettiklerini anlayabiliyoruz, hem de onların görmediği maneviyatı biliyoruz. Tek yapmamız gereken kendimizi düşünmeyi bırakıp, biraz yeni kuşaklara ilgi göstermek. Onları içine düştüğü – 30 yıl önce planlandığı gibi – boşluktan çıkarmak için en büyük destekçileri bizleriz. “Delikanlı” tabirinin ne demek olduğunu, ”Adam olmak” deyiminin anlamanı onlara biz öğretebiliriz. Onların sözleriyle geçmişin sözlerini birleştirmek bizim elimizde. Onlardan uzaklaşmak yerine, yaklaşmayı, bir araya gelmeyi seçmeliyiz. İnsanlığa içinde teknolojinin de var olduğu paylaşımı ve sevgiyi yayabilecek kuşak 70’lerden başkası değildir.

 
Toplam blog
: 15
: 580
Kayıt tarihi
: 24.05.10
 
 

12 Eylül 1980... Doğduğum gün... Mayıs 2010... Gerçeği arayışın 30'uncu yılı... Üniversite: Harran M..