- Kategori
- Siyaset
74 ABD senatörü neyi imzaladı?

Bu ülkede hukuk bir çiklet gibi çiğnendi; tükendi, tüketildi...
Özgürlük şampiyonu Batı'da çıt yok.
Hatta, Avrupa Birliği İlerleme[!] Raporları'nda hukuku çiğnemek suretiyle oluşturulan Ergenekon, Balyoz ve benzeri kumpasların "kararlılıkla ileri götürülmesi" tavsiyelerinde bulunuldu.
Gün geçti devran döndü.
Hukuku Çiğneme Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin ortakları arasında sorun çıktı. Ve... Ülke siyasetinin üst katı "paralel ve dikaçı" olmak üzere ikiye bölündü.
Sonuç... Hukuku çiğneye çiğneye [hep birlikte] oluşturulan kumpaslar "masa"ya yatırıldı.
Bu masanın, bileşenlerinin kimler olduğu -bu aşamada- çok önemli değildir.
Önemli olan kumpasın sanıklarının adliyeye gönderilmesidir.
Batı'da bir telaş!
Bir tepki!
İmzalar, raporlar, el altından sopa göstermeler, el üstünden tehditler, azarlamalar, gırla...
Geçtiğimiz günkü olay oldukça manidardır:
ABD Senatosu 100 senatörden oluşuyor.
Bu 100 senatörün 74 tanesinin "ıslak" imzaları ile bir yazının altını karalıyor.
Yazının konusu: Türkiye'deki basın özgürlüğüne karşı yürütülen baskıyı protesto...
Protestonun odağında kimler var?
- Sözünü ettiğimiz kumpasın failleri olarak haklarında soruşturma başlatılan kişiler, gazeteciler...
Ve de protestonun "en" merkezinde ise, soruşturma dosyalarında kumpasçıların reisi olarak adı geçen "gazeteci" bulunuyor.
Batı işte bu gelişmeyi protesto ediyor. ABD Senatosu'nun 2/3 çoğunluğu işte bu protestonun altını imzalıyor...
Tabii ki adalet, adalete uygun olarak gerçekleştirilmeli.
Kumpası yaratanlar bile [mutlaka] adil-yargılanmalı... Buna diyecek bir şeyimiz yok.
Ama bu adalet hamisi Batılı sam-Amcalar, Ergenekon, Balyoz ve benzeri kumpaslar bol kepçe tezgahlanırken neredeydiler?
Hangi saftaydılar?
Hukuk çiğneyenlerin yanında mı?
Haksızlığa uğrayarak yıllarca zindanlarda ömür törpüleyenlerin mi?
Bu ülkenin en değerli gazetecileri, düşünürleri, üniversite hocaları, generalleri, siyasi parti lideri ve çalışma arkadaşları hukuk katledilerek kumpasa maruz kaldıklarında başlarını hangi kilimin altına saklamıştılar?
Bunların basın özgürlüğü adına attıkları imzalar sahtedir, kurmacadır, aldatmacadır.
Mesele basın özgürlüğü değil; Türk Silahlı Kuvvetleri'dir.
Türkiye'nin aydın birikimidir; bağımsızlık yanlısı yurtseverlerdir; özgürlüklerin ve hukukun üstünlüğünün gerçek savunucularıdır.
Çünkü çıkarları bu değerli kitle ile çelişmektedir.
Sorun budur; buradadır...
@farukhaksal42
www.soruyusormak.com