- Kategori
- Dünya Kadınlar Günü
8 Mart üzerine ...

Zaman gerçekten çok hızlı gidiyor. Yine bir dünya kadınlar günüyle karşı karşıyayız sayın izleyiciler. Bu kez, sevgililer günüyle ilgili yaklaşımım, 8 Mart ile aynı olmayacak. 14 Şubat Sevgililer günü'nün cılkı çıkmıştı, ticari çıkar grupları bile doğmuştu. Allah'tan 8 Mart için bu gruplar birşey yapamadılar. Çünkü ortada sıfatlandırılacak bir kadın tipi yok.
KADIN çok genel bir kelime, anneyi, sevgiliyi, bacıyı, eşi, herkesi kapsıyor; ne güzel. İşte bu nedenle hararetle, dejenere olmamasından da aldığım hazla 8 Mart'ı bende kutlarken, erkek egemen ülkemizde kadınlara destek, erkekler için de bir borçtur, özellikle de ezilen, seslerini duyuramayan, dövülüp sokağa atılan, işkence gören, töre diye resmen satılan kadınlarımıza. Ülkemiz büyük ve kadınların durumu farklı coğrafyalarda, farklı koşullarda. Homojen bir yapı yok, herkes biliyor bunları. Dilediğimiz tüm insani duyguları her coğrafyadaki kadına duyduğumuzda, bu gün bir anlam kazanıyor kalplerde.
Bilmeliyiz ki; bu olanlara biz erkekler arkamızı döndüğümüz sürece, bunlar bitmeyecektir. Eğitim bir yere kadar, ancak kadınlara gösterilen saygının, annelerimize gösterdiğimizden aşağı olması adil bir insanın içini acıtmalıdır. Burada mutlu azınlık diyebileceğim % 10'luk olan kesimi saymıyorum, onlar da o kadar şımarıklığa vurmuşlar ki işi, sevgilisinin ya da kocasının ya da babasının canına okuyor. Bunlar bu yazının kapsamı dışındalar.
Şimdi, bizde hep olur ya? İfratla tefrit misali, Ya yerin dibine sokarız, ya tepemize çıkartırırız. Ortası kimseyi üzüp sıkmaz. Anahtar, önce kadınların eğitim hakkını onlara teslim etmektir. Okuyup yetişen bir genç kız, büyüyüp özellikle erkek evlat sahibi olduğunda, onun yetiştireceği çocuğun büyüyüp yetişkin olduğunda; kadına olan bakışı da o nisbette olumlu anlamda saygılı ve özenli olacaktır.