- Kategori
- Anılar
90'lar ve Unutulmayan Klişeleri!

90’lar çocuğuyum bende. 80’lerin sonunda dünyaya geldim. 90’ları çocuk olarak geçirdim.
Çocukluk anıları, yaşanmışlıklar hiçbiri aklımızdan çıkmaz. Hayatımıza yön verir. Zaman zaman aklımıza gelir düşünürüz, kederleniriz, çocukluk güzeldi diye hayıflanıp dururuz.
Anıların birçoğu silinmiş gibi görünse de kimi zaman bir şarkı ile kimi zaman ise bir nesne ile bizi yakalar ve geçmişe döndürüp o günleri hissettirir.
90’ların klişeleri vardı. O klişeler aklımdan kesinlikle çıkmadı, çıkamadı…
Özellikle 90’larla beraber megakent, megaköy olarak anılan İstanbul için Türkiye’nin dört bir yanında ortak söylemler genel tabirle “klişeler” ortaya çıktı!
Neydi o cümle?
“Paran varsa rahat yaşarsın, gezmeye gideceksin; yoksa yaşanmaz İstanbul’da!”
Bu klişe günümüzde de geçerliliğini koruyor.
Televizyonun hayatımızdaki varlığı güçlendikçe televizyon klişeleri ortaya çıktı haliyle.
40 milyon bizi izliyor sözü 70 milyona ulaştı nüfusla beraber.
Misafirliğe gidenlerin kapı önlerindeki konuşmaları da birinciliğe aday klişe şakalardan. “Bunu saymayız bir daha bekleriz.”
Bebek bekleyen anne babaların: “Sağlıklı olsun kız, erkek fark etmez” haykırışları…
Yemek masasında en sessiz bir anda “Salatanın en güzel yeri kalmış yahu” sözü ile ortalığı kırıp geçirmeyi unutmayalım tabii ki.
Artan teknoloji ile hayatımıza giren diafonlu kapı zillerinde “Kim o?” sorusuna verilen “Benim” cevapları…
O yıllarda güzel yüzlü kadın olmak şarkı söylemek için yeterli gelirdi. Günümüzde de böyle ama bir furyaydı o yıllarda manken şarkıcılar.
YÖK Başkanına ya da Milli Eğitim Bakanı’na sorulan en klişe soru “ÖSS kaldırılıyor mu?” iken mahallede bağıra çağıra top oynayan çocuklara “gidin başka yerde oynayın, keserim topunuzu” diyen bir kadın her zaman oldu.
O kadın hiçbir zaman çocukların başka oynayacak yeri olmadığını düşünemedi.
Fen Bilgisi ya da Kimya dersinde ders anlatan hocanın ”asitler tatlıdır, tuzludur, ekşidir” söylemine dersi takip eden çocukların aklından “acaba tadına bakan oldu mu?” sorusu sürekli geçti.
Yeni araba alan herkese sorulan ilk soru “kaç lira yakıyor canım?” oldu.
Makyaj güzeli sözü hayatımıza girerken televizyonlarda, dergilerde görülen tüm mankenlere burun kıvırarak “o kadar makyaj yapsam bende öyle olurum” denildi.
Soğuk havalarda “bir yağmur yağsa hava yumuşar ağabey” denildi. “Varsa koy yoksa çocuklar içsin/yesin” söylemi de yine emektar ailelerimizle bir şeyler yediğimiz sofralara ait…
Ayakkabı seçerken annenizin “bir boy büyük alalım seneye de giyer” sözünü unutamıyorsanız, evet sizde Hem Türk hem de 90’ları yaşamış birisiniz.
Klişe sayısı düşündükçe artacak ancak tüm klişelere rağmen 90’lar güzeldi…
Ahmet Buğra TOKMAKOĞLU
abtokmakoglu@gmail.com