- Kategori
- Ben Bildiriyorum
97 yaşında ulu çınar

ULU ÇINAR
Göz ameliyatımın kontrolünü yaptırmak için, bugün bir Göz Hastanesine gittim. Doktoru beklerken, karşımda tonton, gayet sevimli on parmağının 8 inde altın yüzükler, başında bir başörtü, anlını yine bir başörtü bağlamış, basma entarili, tonton bir nine oturuyordu. Yanında 40 yaşlarında, bıkkın bezgin, ama sevecen bir bey vardı. Beklerken sohbet ettik. Yanında annesi 97 yaşında. Göz ameliyatı yaptırmış, kontrole getirmiş. Bu çınar sevecen, güler yüzlü, biraz da tedirgin. Yakın illerden birisinde oturuyorlarmış. Boyuna oğlunun dizlerine vuruyor ve “gak gidek ben doktor istemem. Gayri beni koyüme, evime götür.” Diye sızlanıyordu. Maşallah o yaşta aklı başındaymış, yalnız kulakları az işitiyormuş. Ama her işini kendisi yapıyormuş. Torunları elinden tutup, sokakta gezdiriyorlarmış. Parka götürüp salıncakta sallıyorlarmış. Bahçeli evleri çok seviyormuş. Kalktı belini tutarak birkaç adım yürüdü ve benim karşıma dikilip: “bak gızım sakın yaşlanma benim gibi evinden olursan, bunlar beni koyuma göndermiyo” dedi. Ellerinden tutup kulağına: “anacığım, senin sağlığın içi getirdi buraya oğlun. Bak seni çok seviyor” diyince : “senin kelbin (kalbin) var mi gızım” diyince :”evet var” dedim.Nine:”eleyse sen çohh zengin bir garısan (kadınsın) Kelbi olanın zenginliği çok olir.Kelbi(kalbi) olmayan da fukaradır. Şaşırdım kaldım. 97 yaşında ulu bir çınar, çok anlamlı konuştu. Hayretler içinde kaldım. Sarıldım öptüm. Tanrım bana o kadar yaş vermesin, sağlıklı yaşatsın. Selam ve Saygılar.
NAHİDEÇELEBİ