​ ACI BİR TÜRKÜ / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ocak '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

ACI BİR TÜRKÜ

ACI BİR TÜRKÜ
 

Anadolu Ajansı-BARTIN


Yazı, 29 Ekim 2008'den... Önümüzde MP 3’ler ya da internet sayesinde yüzlerce, binlerce şarkılar sıralı dursa da sol tarafımda duran küçük bir radyomun yerini hiçbiri tutamıyor…

TRT Radyosu, Polis Radyosu ve Radyo B üçgeninde dinlediklerim, hüzünlerim, mutluluklarım… Bizi söyleyen, bizleri anlatan türküler, sanat müzikleri…
Sabah geldiğimde zaten frekansı ayarlı olan radyomu sadece “ON” konumuna getirmek yeterli oluyor. Ondan sonra habere çıkarken uğurlayan geldiğimde “hoş geldin” diyen yani ben olsam da olmasam da sürekli çalan Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği’nin o eşsiz ve doyumsuz eseleri…

Tabi zaman zaman güncel popüler şarkıları da radyodan dinlemenin keyfide bir başka oluyor… Galiba o tadı da radyo veriyor…
İşte yine öyle bir gün daha…
Haber koşuşturması, ardından fotoğraf seçimleri, ardından haber yazma derken mizanpaj zamanı…
Ve kulak verebildiğim ölçüde radyomdan çıkan türküler…
Bir Aşık Mahsuni, bir Neşet Ertaş, bir Musa Eroğlu…
Arada dinlendiren Grup Gündoğarken, Yeni Türkü melodileri…
Ve şu anda Radyo B frekansı…
Mikrofonda eski mesai arkadaşım Sevgili Fatoş Bulut…
Şimdi Gülay’dan çalıyor: “Yanıyorum tuz biber yarama, Deli gönül eremedi eyvah murada, Ölüyorum tuz biber yarada, Gözlerimin karesi kırmızı nar oldu babuba…”
Hemen ardından gelen Selda Baycan’ın ağzından Gesi Bağları….
Yani bir tebessüm, bir dalgınlık… Bir kıpırtı bir durgunluk…
Türkülerde insan gibi… Bir mahzun, bir mutlu, bir kederli…
Sözleri de melodileri de ruhun bir parçası…
İnsanoğlunun zaman zaman içinde bulunduğu ruh halinde bir nebze de olsa rahatlatan, güzel şeyler, olumlu şeyler düşündüren hayatın güzel taraflarını görmeyi sağlayan, umutsuzluktan ziyade hayatın umut ve umutlardan ibaret olduğunu anlatan bu türküler, bu şarkılar dostum oldu bugün yine…
Üstelik bugün (dün) bayram…

Türkiye’nin doğum günü…
Büyük bir coşku, heyecan yaşadığımız bir zaman dilimi…
İşte bir şeylerin, o coşkunun ve heyecana yenik düştüğü bir günün akşam vaktindeyim…
Her zamanki heyecanımın, çalışma şevkimin, özel bir haber yapabilme, güzel bir fotoğraf yakalayabilme azmimin bir şeylere yenik düştüğü bir akşam vakti…
Günün 19.36’sı…
Bir 29 Ekim Çarşamba akşamı…
Herkesin karşılaşabildiği, düşüncelere daldığı, umutsuzluğa kapılıp, mutluluğa bir virgül koyduğu bir zaman skalası…
Bu virgüle sebep olan da hataları ve kusurları ile kendinizsinizdir belki… Dünü ve bugünüyle…
Ama yarın…
Yarınlar umut, yarınlar mavi, yarınlar güneşli, yarınlar pırıl pırıl, cıvıl cıvıl olmalı…
Bugüne sebep olan umutsuzluk, heyecan yitiği ve yenilmişlik nasıl ki dünlerin getirdiği bir hata ve adım ise yarınlardaki o mavilik, o sonsuzluk, o güzellik bugünün bir ürünü ve doğruları olacaktır.
Bizler bir gemisi değil miyiz bu rüzgârlı hayatın… Yelkenleri nereye açar, ne tarafa çevirirsek gideceğimiz yönde orasıdır elbet…
Acaba sanatçının dediği gibi hiç bir kere hayat bayram olmadı mı?
Ya da her nefes alışımız bir bayram mıydı?
Ama nefes alabilmek bile bir bayramın kendisi değil mi?
O halde?
Ama… Ama yüreğe serpilen garip bir nefes bugünkü…
Bu garip nefes yarın bu yüreği elbette terk edecek ama aynı elbet ile bir şeyler de kalıverecek, çıkmak istese de çıkamayacak…
Bugün belki yalnız, belki üzgün, belki kırgınız…
Bugün söz gider izi kalırdayız…
Bugün acı bir türkü gibiyiz, acı bir türküyü dinlediğimiz gündeyiz…
Her şeye rağmen bu günün, yelkenlerimizin sevgiden, umuttan, başarıdan, çalışmaktan, üretmekten, heyecandan ve hayallerden yana açık olduğu bir gün olduğunun da bilincindeyiz…
Saat 20.00…
Radyomuz şimdi haberlerden ses veriyor.
Yazılacak haberlerimiz de bizi çağırıyor…
Kaderimiz güzel, alın yazımız hoş olsun.

(Bugün ise 3 Ocak 2009... Yolların ayrıldığı, ayrılmak zorunda kaldığı yeni bir yılda, yeni bir yol)

Halk Gazetesi'ne elveda...

 
Toplam blog
: 6
: 1567
Kayıt tarihi
: 21.04.08
 
 

Gazeteciyim. Gazetecilik vazgeçilmezim. Hergün yenibir şeyler. Tabi her kesimden her yerden farklı i..