​ Diyabet yönetimi / Sağlıklı Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ocak '14

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
 

Diyabet yönetimi

Diyabet yönetimi
 

Diyabet yönetiminin olmazsa olmazı şekerinizin ölçümüdür.


20 yıldır diyabetle yaşayan birisi olarak bugüne kadar bu hastalığı nasıl yönettiğimi anlatacağım.

İlk diyabet tanısı konduğunda "şeker hasatlığı" diye bir hastalığın var olduğunu bilen ama hakkında başka da hiç bir şey bilmeyen biriydim. Doktor ve hemşire tarafından kısa bir anlatım ardından insülini nasıl kullanacağımı öğrendikten sonra yeni bir hayata başladığımı anladım. Daha sonra öğrendiklerim aslında kendi kendimi yönetebilmemi de sağladı. Her hasta için değişir ama benim için öncelikli olan fazla kilolardan kurtulmaktı. Bunu başardık. Hem de 3-4 ay gibi kısa bir süre içinde. Şekerimiz hızla düştü ve insülini kestik. Tam 6 yıl insülin kullanmadık. Ancak bu 6 yıl içinde verdiğimiz kiloların tamamını olmasa da bir kısmını geri aldık. Şekerimiz tekra ortaya çıktı, tekrar insüline başladık ve o gün bugündür kullanıyoruz. Bu arada yapılan tahlillerde aslında benim diyabetin kaynağının insülin direnci olduğunu, yani vücutta insülin mevcut ancak kullandırtmıyor.

Neyse öyle böyle bugünlere geldik, şimdi tekrar ciddi bir şekilde konunun üzerine eğilerek en azından insülini bırakma konusunda  mesafe almaya başladık. Bunun tek yolu da diyet yapıp kilo vermekten geçiyor. Bir yıl içinde 8 kg. verdim kullandığım insülin miktarı da yarıya düştü. Şimdi önümüzdeki bir yıl içinde 5-6 kg.daha verebilirsem insülini tamamen kaldırabileceğimi düşünüyorum.

Elbette bütün bunları kendi başıma yapıyorum ama 3 ayda bir doktor ziyareti yaparak.

Herşeyden önce kendi şekerinizi kontrol altında tutmanın birinci şartı her öğün açlık ve tokluk şekerinizi ölçmektir. Tamam her öğün parmak ucu delmek sevimli bir şey değil ama bu gerekli. Ben her hangi bir öğünde ne kadar yemek yiyebileceğimi açlık kan şekerime göre karar veriyorum. Örneğin açlık şekerim 130-140 civarında çıkarsa ekmek veya nişastalı bir şey o öğünde yemiyorum, bir miktar et ve salata ile veya sadece zeytin yağlı bir yemek ve salata ile geçiştiriyorum. Tokluk şekerime bakınca eğer 150-160 düzeylerinde çıkmışsa ara öğün almıyorum. Eğer ara öğünde meyve alıyorsam mutlaka süt veya yoğurt gibi bir protein eşliğinde alıyorum.

En önemli ikinci unsur yürüyüş. Günde 5 km. yürümeye gayret ediyorum. 

Canan Karatay'ın kitapları beslenme konusunda çok önemli ipuçları veriyor. Ben genelde onun tavsiye ettiği şekilde beslenmeye çalışıyorum. Diyetisyenim bana kızıyor ama ben doğru bildiğimi yapıyorum ve yaptığımın da doğru olduğunu görüyorum. Örneğin ekmek yemiyorum. Diyetisyenim de günde 10 dilim ekmek yemem gerektiğini söylüyor. Burada anlaşamıyoruz. Ama her öğün ekmek yoksa ekmek yerine geçen bir şey var, bulgur pilavı veya çorba gibi. Diyetisyenim ara öğün veriyor ben pek kullanmıyorum. Sadece tokluk şekerim düşükse ara öğün alıyorum. Diyetisyenim miktarlar belirliyor şu kadar şundan bu kadar bundan diye, ben miktarlara takılmıyorum canım ne kadar isterse veya doyana kadar yiyorum. Diyetisyenim günde 3 porsiyon meyve veriyor ama ben 1 porsiyon yiyorum. Eskiden 3 porsiyon yerdim. Ama trigliseridim yüksekti hap kullanıyordum, 1 e düşürdüm trigliseridim de düştü ve hapı kestik. Bir çok diyetisyen sizi zayıflatmak için reçete hazırlıyor ama rahatsızlıklarınızı ve sağlık durumunuzu pek dikkate almıyor. Diyetisyen için hedef kilo vermeniz, yoksa şekeriniz ve diğer değerleriniz inmiş çıkmış umurunda değil. 

20 yıl içinde kendi üzerimde bir çok şey denedim. Pizza yersem şekerim ne olur? Bir parça çikolata ne yapar? Ne yersem şekerim artmaz? Bu şekilde deneme yanılmalarla bugüne geldim. Şimdi bir şey yemeden önce şekerimi ne kadar yükselteceğini tahmin ediyorum. 

Buradan vereceğim kendimce bir kaç önemli ipucu var. Öncelikle ekmek seçimi. Ekmeğinizi katkı maddesi konulmamış ve tam buğday olmasına dikkat edin. Yemezseniz daha iyi, ekmek yerine bulgur pilavı her zaman bir adım daha önde ve daha sağlıklı. İlla ki ekmek yerim derseniz normal piyasa ekmekleri ve paketli ekmekler şekerin kendisinden daha fazla şekerinizi arttırır. Sağlıklı iseniz pankreasınızdan çok fazla insülin harcatır. Unutmayın ki insülin şişmanlatıcı bir hormondur. İster dışarıdan enjekte edin, isterseniz pankreasınızı çalıştırarak kendiniz üretin neticede o hormon şimanlatıyor. 

İkinci bir ipucu,eğer dışarıda yemek yiyorsanız mümkün olduğu kadar zeytin yağlı yemeyin. Restoranlar lezzetli olsun diye genelde zeytinyağlı yemeklere şeker koyuyorlar. Siz sağlıklı yemek yediğinizi zannederken en sağlıksızını yemiş oluyorsunuz. Evde yaptığınıza da şeker koymayın, kaynağını bilmediğiniz zeytin yağlı yemeği de yemeyin, en azından sorun. Ben soruyorum hiç "şeker koymadım" diyenini de görmedim. Diyabetli dışarıda ne yiyebilir? Izgara ve salata. O kadar. Onun dışında tüm restoran yemekleri diyabetlilere uygun değildir. Gerek sosları gerekse içine konulan malzemeler açısından. Hemen her şeyin içine şeker koyuyorlar. Çorbalar bir nebze ama bir çok yer hazır çorba kullanıyor ve çok tuzlu oluyor. Bu da tansiyon için kötüdür. Her tansiyon hastası şeker hastası değildir ama her şeker hastası aynı zamanda tansiyon hastasıdır henüz değilse olacaktır.

Ülkemizde milyonlarca diyabetli var. Benim tanıdıklarımda gördüğüm, erkekler diyabeti daha kolay yönetebilirken kadınlar bu hastalığı yönetmekte çok başarılı değiller. Buna en büyük sebep kadınların genelde bir araya gelip sohbet ortamı kurduklarında mutlaka hamur işi yemeleri. İkinci neden de biyolojik yapıları. Erkekler kilo vermede ve muhafaza etmede daha başarılı çünkü daha kolay kalori yakıyorlar. Kadınlar daha zor kalori yakıyorlar, o nedenle kolay kilo veremiyorlar veremeyince de şekerleri yüksek seyrediyor. Bu durumu doktorum da teyid ediyor. Diyabetli olduğunu çevresinden sır gibi saklayanları, anlaşılmasın diye arkadaşları ile pasta, börek, çörek, hamburger götürenlere şahit olmuşluğum vardır. Bunlar da erkek. Neden hastalığını gizlediğini sorduğumda ise efendim o zaman karşısındaki "cinsel gücünün zayıf" olduğunu düşünürmüş. Bu kadar komik bir gerekçe ile adam şekerinin 300 lere çıkmasını aldırmıyor. Evet diyabet etkiliyor ama eğer şekeriniz yüksekse bu testesteron düzeyinizi düşürüyor. Eğer şekerini normal seviyede tutarsan bir şey olmuyor.

Diyabeti başarılı bir şekilde yönetebilmek için her hasta kulaktan dolma bilgilerle değil araştırıp okuyarak zaman harcamalı. Bunu yapamıyorsa bir çok hastane zaman zaman, hatta sık sık diyabet konusunda halka açık söyleşiler yapıyor, en azından okuma özürlü halkımız bunları takip etmeli.

 

 

 
Toplam blog
: 31
: 1485
Kayıt tarihi
: 27.03.09
 
 

İzmir doğumluyum. 1994 den beri İstanbul' da yerleşiğim. 25 yıl özel sektörde değişik firmalarda yön..