- Kategori
- İlişkiler
Hadi bakalım kolay gelsin

"Nasıl gördün onu?" diye sorgular buluyorum kendimi uzun zamandan sonra kısa süreli buluşmamızdan hemen sonra yalnız başıma arabamı dalgın dalgın sahil yolunda sürerken...
“Karabasan gibiydi sanki.” cevabı geliyor anında kendimden...
“O, o değil, kesinlikle değil !!!!!”
Hayallerime tamamen yabancılaşıp gerçekle yüzleştiğim, zaman kavramını yitirdiğim bu anlarda, ona dair benliğimin yaptığı tek cümlelik acı itiraf can buluyor kafamın içerisinde...
“O aslında hiç var olmadı!”
Bu gerçekliği reddedip yalan olduğunu varsaydığım müddetçe hayal dünyam zenginleşirken, hayatım mahvolacak, yalanların esiri olarak sözde yaşama devam edeceğim.
Doğruluğunu kabullensem bu sefer hem koca seneler türlü emek ve bedellerle kurduğum hayalleri çaresiz silmek zorunda ve yeni doğan insan misali yeni birini bulma zahmetine katlanmak zorunda...
Emeksiz ne sevgi ne hayaller gelişir derim hep ve ben de şimdilik yeni birisine bu yüce ve zahmetli emeği gösterme cesaretimin kalıp kalmadığı konusunda kararsızım.
Nehrin akışına bırakmalıyım kendimi belki de, zamana bırakmak ve bir müddet kısa ya da uzun belirsiz bir süre yani bütün sorgulamaları bir kenara bırakıp kayıtsızca, basitçe yaşamayı başarmak aynen diğerlerinin kolayca yaptığı gibi...
Zor ama imkansız değil, bunu başaranların var olduğunu görme fırsatı edindim.
Hayat denilen oyun bu derece kirli oynanıyorsa günümüz dünyasında, bu kirliliğe rağmen temiz durmaya çabalamanın budalalıkla eş değer olduğunu nihayet kavradıysam artık.
Daha fazla kendimi yıpratıp hayata geç kalmaktansa ; yeşilçam filmlerini izlerken oradaki aşklara duyduğum imrenmeyi geçmişimin tozlu raflarına bir daha hiç geri dönmemecesine bırakıp bu bataklığa mecburi gönüllü girmeye ben de VARIM diyorum işte!!
Bundan sonra bu kararlılığımı pratikte sınama zamanı.
Eve vardım, zaten söylenecek başka sözde kalmadı.
Hmm belki son bir söz daha var;
“Hadi bakalım kolay gelsin..”