- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Hayaller ve Gerçekler
Hayaller ve Gerçekler
Birden canım sıkıldı ve birşeyler yazmak istedim. Başlığı da uydurdum doğrusu. Belki bana ilham olur diye ama ne yazacağımı hala bilmiyorum. Tuhaf bir hal içerisindeyim. Yaptığım şeylerden haz almıyorum. Geleceğe umutla bakamıyorum. İçerisinde bulunduğum ortamı, çevremi, mesleğimi ve daha bir çok şeyi değiştiremiyorum.
Aslında statükocu veya muhafazakar değilim. Değişimi de çok severim ama belli bir yaşa geldiğinizde her zaman kullandığınız yolu değiştirmek bile imkansız geliyor bazen.
Türkiye'nin içinde bulunduğu siyasal ve ekonomik buhran insanı umutsuzluğa sevkediyor. Umut ettirmiyor, hayal ettirmiyor. Sahip olduklarından dolayı gülümsetmiyor. Para kazanmak dahi mutluluk vermiyor. Konuşmak özgürleştirmiyor, dinlemek bilginleştirmiyor, gezmek dinlendirmiyor...
Sürekli kavga, çekişme, ötekileştirme... sürekli kandırılma... sürekli tehdit edilme..
Gitmek istiyor insan...
Nereye?
Belki bir dağa veya başka bir kıtaya...
Ama o da mümkün değil.
Kendimi hayvanat bahçesinde gibi hissediyorum. Etrafındaki birileri seviyormuş gibi yapıp yiyecek birşeyler veriyorlar, sonra gidiyorlar. Ben yine dört bir tarafımda bulunan geçilmez sınırlar içerisinde ufku izliyorum. Bana ayrılmış bölüm içerisinde kendi türlerimden gelebilecek tehlikelere karşı tetikte kalıp, insanoğlunun vicdanına mahkumum.
Beni, bu sınırların içerisinde hapsetmiş insanoğlunun, elinden gelecek iki kuru ekmek için hem de...
Hayat...
Öyle kısa ki...
Değer mi bunca hayal kırıklığına...?
Türkiye, hayal edemeyenlerin ya da belki bir umut hayal edip de bunu gerçekleştiremeyenlerin ülkesi...