- Kategori
- Deneme
Siyah beyaz bir fotoğraf

SİYAH BEYAZ BİR FOTOĞRAF
Çok şeyleri paylaştık seninle, paylaştıklarımızla kimi zaman mutlu olduk kimi zaman da hüzünlendik, mutlu olduğumuz zamanlar da gözlerimizin içi gülerdi, hele senin gözlerin ışıl ışıl parlayarak etrafı aydınlatırdı. Senin siyah beyaz fotoğrafın bana neler hatırlatmıştı neler, ilk sayfayı çevirdiğimde sen beni çok uzaklara götürmeye gelmiş gibiydin ve öyle de oldu.
Bir bahar günü adaya gitmek için vapura bindik, vapur ağzına kadar doluydu ve hiç oturacak yer yoktu bizde yerlere oturduk. Vapurun her tarafı şarkılarla kahkahalarla çınlıyordu, bu sesleri en çok sevenler ise martılardı çünkü onlar şarkı söyler gibi ve kahkaha atar gibi bağırmayı çok severler. Vapurdan indikten sonra kendimizi kocaman bir gelincik tarlasınının içinde bulduk. Mutlu olduğumuz anların ilki buydu.
Özgürlüğün tadına varmak, aslında gençliğe adım adım yaklaşırken büyüdüğünü hissetmektir. Gelecek yılların neler getirip neler götüreceğini bilmeden toz pembe pamuk şekerini kaygısızca ısırmaktır. Mutlu olduğumuz ikinci an.
Çok eğlenmiştik hem de çok. Zamanın geçişine aldırmadan günü doya doya yaşıyor ve çiçeklerin arasında çiçekler gibi savruluyorduk çığlık çığlığa. Saçındaki çiçek o günden bu güne kadar hiç solmamış, gözlerin duru bir masumiyetle bakıyor hala. Fotoğraflar solar ama sen hiç solmazsın çünkü; minicik mutluluklar seni gülümsetmeye yeter. Yıllar sonra yaşadıklarına nasıl katlanabildiğini şimdi daha iyi anlayabiliyorum. Hüzünlendiğimiz an bu ama son olsun, hüzünlerin fotoğraflar gibi sararsın ve sadece geçmişte kalsın.
Gülümse ve gülümset, sıcacık bakışlarınla etrafını her zaman aydınlat çünkü sen bunu her zaman başardın ve sonsuza kadar da başaracaksın. Geçmişin mutlulukları sana hayat veriyor, hüzünler ise sadece yüreğini bir çizik kadar acıtmış ve geçmiştir, hepsi geçmişte kalmıştır.