- Kategori
- Siyaset
Vatandaş odaklı hizmet için; ilçe özel idarelerinde teşkilat kurulması

Muğla Valiliği-Hasan SARIHAN
İl özel idarelerinin ilçe birimi olarak “ İlçe Özel İdare Teşkilatı” kurulması Hakkında Araştırma Raporu:
Giriş:
İl özel idarelerinde mevcut yasal durum :
Bilindiği üzere:
1- Anayasanın 128 nci maddesinin ikinci fıkrasında;
"memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir." hükmü yer almaktadır.
2- 5302 sayılı il özel idaresi yasasının; ( resmi gazete tarihi: 04/03/2005)
İl özel idaresinin görev ve sorumlulukları :
Madde 6 - il özel idaresi mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla;
a) sağlık, gençlik ve spor, tarım, sanayi ve ticaret; (ek ibare : 01/07/2006 - 5538 s.k/26/a.mad) belediye sınırları il sınırı olan büyükşehir belediyeleri hariç ilin çevre düzeni plânı, bayındırlık ve iskân, toprağın korunması, erozyonun önlenmesi, kültür, sanat, turizm, sosyal hizmet ve yardımlar, yoksullara mikro kredi verilmesi, çocuk yuvaları ve yetiştirme yurtları; ilk ve orta öğretim kurumlarının arsa temini, binalarının yapım, bakım ve onarımı ile diğer ihtiyaçlarının karşılanmasına ilişkin hizmetleri il sınırları içinde,
b) imar, yol, su, kanalizasyon, katı atık, çevre, acil yardım ve kurtarma, ... ; orman köylerinin desteklenmesi, ağaçlandırma, park ve bahçe tesisine ilişkin hizmetleri belediye sınırları dışında; yapmakla görevli ve yetkilidir.
… il özel idaresi hizmetleri, vatandaşlara en yakın yerlerde ve en uygun yöntemlerle sunulur. Hizmet sunumunda özürlü, yaşlı, düşkün ve dar gelirlilerin durumuna uygun yöntemler uygulanır.
3- İl özel idaresi teşkilatı başlıklı 35. Maddesinde de :
‘ilçelerde, özel idare işlerini yürütmek amacıyla kaymakama bağlı ilçe özel idare teşkilâtı oluşturulabilir. ‘ hükmü amir bulunmaktadır.
4- Bu kanun ve madde yasal dayanak alınarak, il özel idareleri norm kadro ilke ve standartlarına ilişkin esasların yürürlüğe konulması; içişleri bakanlığının 26/12/2005 tarihli ve 13936 sayılı yazısına göre, bakanlar kurulunca 3/4/2006 tarihinde kararlaştırılmıştır.
Bu karara göre il özel idarelerinin yeni yapılanması ve kırsal alan ağırlıklı yönetim olarak yerel kamu hizmetlerinin vatandaş odaklı olarak verilmesi bakımından: İlçe özel idare teşkilatı kurulmasına ilişkin;
“Madde 17 - (1) 5302 sayılı il özel idaresi kanununun 35 nci maddesi çerçevesinde ilçelerde özel idare teşkilatı kurulması durumunda, ildeki ilçe sayısını geçmeyecek sayıda ilçe özel idare müdürü kadrosu bu esaslara ekli (ı) sayılı il özel idareleri memur kadro kütüğüne uygun olarak ihdas edilerek özel idarenin kadrolarına eklenir.
(2) İlçedeki özel idare hizmetlerinde ihtiyaç duyulan idari ve teknik personel ile sağlık ve yardımcı hizmet personeli, il özel idaresinin norm kadrosundan düşülmek kaydıyla, ilçe özel idarelerine kadro aktarımı yapılarak karşılanır."
Madde 18 - (1) memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütülmesi zorunlu olmayan hizmetlerin, hizmet satın alma yoluyla karşılanması esastır.
Hizmetlerin yürütülmesinde;
Kaynakların etkili ve verimli kullanılması,
Hizmet kalitesi ve miktarından ödün verilmeden maliyetlerin düşürülmesi,
Bürokrasi ve kırtasiyeciliğin azaltılması ile hizmetlerin vatandaş odaklı sunulması ilkelerine uyulur.”
5- 5302 sayılı il özel idaresi yasasının il genel meclisinin görev ve yetkileri başlıklı 10. Maddesinde: “………… norm kadro çerçevesinde il özel idaresinin ve bağlı kuruluşları kadrolarının ihdas, iptal ve değiştirilmesine karar vermek. “Hükümleri yürürlükte bulunmaktadır.
Yukarıda belirtilen yasa ve esaslar doğrultusunda;
İl özel idaresi görev alanına giren kamu hizmetlerinin:
Vatandaşa en yakın birimler aracılığıyla verilmesi,
Yani il genel meclisince uygun görülecek ilçelerde,
İlçe özel idare teşkilatı kurulması ve bu idarelere ihtiyaç olan idari, teknik, yardımcı hizmetler v.b. Norm kadroların, il özel idaresinden aktarılması,
Kanun koyucu tarafından esas olarak kabul edilmiştir.
Yasal gerekçeleri yukarıda açıklanan bu uygulamaların gerçekleştirilmesi;
İl genel meclisinin görev, yetki ve sorumlulukları içerisinde olup, yasada belirtilen hükümler doğrultusunda işlem yapılması, kamu idareleri ve görevlileri için yasal bir zorunluluk olmasına rağmen, Ülkemizdeki il özel idarelerince yasal olarak ilçelerde kurulması öngörülen ilçe özel idareleri; il genel meclisleri tarafından yasada belirtilen şekilde kurulmamıştır. İl özel idarelerince; 5302 sayılı yasanın 35. Maddesi ve norm kadro yönetmeliğinin 17. Maddesine göre uygulama yapılmadan,
Her ildeki ilçe sayısı kadar ilçe özel idare müdürü kadrosu sıradan bir il genel meclis kararı alınarak, kadro kütüğüne eklenmek suretiyle mevcut ilçe özel idare müdürlükleri eski varlıklarını devam ettirmek durumunda bırakılmışlardır.
Tarafımdan yapılan araştırmalar sonucunda:
Ülkemizdeki doğrudan il özel idaresine bile bağlı olmayan, kaymakamlık bünyesindeki büyük nüfuslu ilçe özel idare müdürlüklerinde dahi bazen 1 müdür veya müdür vekili ile birlikte 1-2 memur veya yardımcı hizmetli / işçi personelin görev yapmakta oldukları, tespit edilmiştir.
Öte yandan; İlçelerde görev yapan bu kişilere yeterli hizmet içi eğitim verilmemekte veya kadronun gerektirdiği tahsil ve sertifika aranmamakta, ayrıca kendi kadrolarının dışında bazı ek görevler de verilmekte olduğundan, ülkemiz genelinde ilçelerimizde vatandaşlarımıza verimli ve kaliteli bir kamu hizmeti halen sunulamamaktadır.
5302 sayılı yasaya dayanılarak ilçe kaymakamlıklarına yapılan yetki devri sonucunda il özel idaresine ait bazı görevler; her ilin ilçe özel idarelerince, özellikle ilin büyük nüfus yoğunluğuna haiz ilçelerde yetersiz personel ve çoğunlukla hiç verilmeyen hizmet aracı noksanlığı nedeniyle mevcut personel tarafından özverili ve fedakârca bir çalışmayla yürütülmeye çalışılmaktadır.
Ülkemizdeki mal müdürlüklerinde bulunan birimler veya müdür yardımcısı, şef veya muhasebeci olarak kadro verilen personel, birçok büyük ilçe özel idaresinde bulunmamaktadır.
Çağdaş bir anlayış ile vatandaşlara en yakın birimler aracılığıyla yerinde ve zamanında verilmesi gereken kamu hizmetlerinin vali, kaymakam, il genel meclisleri ve il özel idaresi genel sekreterleri, bu gerçeği bilmelerine rağmen, il özel idarelerince/ il genel meclislerince hiçbir uygulama yapılmamakta ve ilçelerin “yetersiz hizmet verilmesi” durumuna seyirci kalınmaktadır.
İlçe özel idare müdürlükleri adeta kaderlerine terk edilmişlerdir. Gerek bakanlık, gerekse genel müdürlük konuya ilişkin olarak günümüze kadar sorun çözmeye yönelik hiçbir çalışma yapmamışlardır.
Oysa; Vatandaşlarımıza yerel kamu hizmetlerinin verileceği en yakın birimler olarak, yetersiz mevcut ilçe özel idare müdürlüklerinin yerin, yasal bir düzenlemeyle kurulacak yeni ve yeterli personel ve donanıma haiz ilçe özel idare teşkilatları almalıdır.
Yeni kurulacak bölgesel ilçe özel idareleri:
Ø il özel idarelerinin taşra birimleri olarak tbmm görüşülüp, çıkartılacak yasa ve yönetmelikler doğrultusunda kurulmalı,
Ø ihtiyaçları olan kadro ve uzman/teknik personel, hizmet araçları gerekirse sözleşmeli olarak istihdam edilmeli ve/veya hizmet alımı ile karşılanmalıdır.
Ø ayrıca, bakanlar kurulu veya içişleri bakanlığınca ilçe özel idarelerinin kurulabilmesi için mahallinde yapılacak inceleme ve araştırmaya dayalı olarak;
Köy sayısı, nüfus, ulaşım, kültür, turizm ve çevre v.b. Etkenler ve özellikler dikkate alınmak suretiyle ortaya konulacak kriterler ve esaslar belirlenmelidir.
Aksi takdirde il özel idarelerince il genel meclisi kararı ile küçük ilçeler birleştirilmeden kurulacak olan ilçe özel idarelerine ise il özel idaresinin mevcut norm kadrolarından aktarma yapılması da kadro yetersizliği nedeniyle imkânsız bir hale gelecektir.
Yetkili makamlar ve idareler ile bunların meclisleri tarafından, yukarıda belirtilen kanun hükümleri doğrultusunda uygulama yapılması yasal bir zorunluluktur. Halen yürütülmekte olan aksine uygulamalar;
Hem yerelde çalışan mevcut kamu personelini, eğitimsizlik ve kadrosuzluk nedeniyle hukuki ve maddi ceza olarak sıkıntıya düşürecek,
Hem de yerel halkı, kamu hizmetlerinin vatandaş odaklı olmaması nedeniyle istenilen düzeyde sağlıklı, verimli ve kaliteli bir kamu hizmetinden, yoksun bırakacaktır.
Zaten böyle bir yetki ve görev karmaşası, ülkemizin 1982 yılında kabul edip, imzaladığı “ Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Anlaşmasına” aykırıdır.
5302 sayılı yasada belirtilen ve yukarıda açıklanan uygulamanın, vatandaş odaklı kamu hizmetinde verilecek hizmet kalitenin arttırılması ve bürokrasinin azaltılmasına yönelik uygulamaların günlük hayatta gerçekleştirilmesi bakımından ;
1- İçişleri bakanlığı mahalli idareler genel müdürlüğü tarafından eşgüdüm ve koordinasyon sağlanarak muhasebe, yazı işleri, ruhsat ve diğer şeflik düzeyinde birimleri ve teknik personeli de bulunan bölgesel ilçe özel idareleri kurulması gerekmektedir.
2- İl genel meclisi kararıyla birleştirilmesi uygun görülen birkaç ilçeyi bünyesinde bulunduracak bölge bazında hizmet verecek olan ilçe özel idarelerine bakanlar kurulu kararıyla; standart norm kadro verilmesi ile bu idarelerin görev, yetki ve sorumluluklarının da belirlenmesi hususunda bir yönetmelik çalışması yapılmalıdır.
3- internet ortamında yapılan araştırmalarda :
Büyükşehir belediye sınırları içindekiler dahil olmak üzere ülke genelindeki il özel idarelerince il merkezlerinde tüm birimlerin, il genel meclislerince alınmış olan kararlarla; daire başkanlıkları veya şube müdürlükleri şeklinde kurulmuş olduğu anlaşılmaktadır.
4- 5442 sayılı iller idaresi kanununa göre mülki idare amirliklerine bağlı olarak yönetilen illerimizin il halkının mahalli ve müşterek ihtiyaçlarını il genel meclisinde kabul edilen yatırım programına göre yürütmekte olan il özel idarelerinin teşkilat yapısında/şemasında 5302 sayılı yasanın 35. Maddesi ve mahalli idareler norm kadro yönetmeliğinin 17. Maddesine ve yasa koyucunun amir hükmüne uygun şekilde il özel idarelerinin ilçelerdeki hizmetlerini ve işlerini vatandaşlarımıza en yakın birimler olarak yürütmesi için il genel meclisince belirlenecek ilçelerde kurulması gereken ilçe özel idare teşkilatlarına hiç yer verilmediği, görülmektedir.
5- 3360 sayılı yasaya göre halen varlıklarını devam ettirmekte olan yetersiz bina personel ve araç-gereç ile çalışanlarının ruh ve beden sağlıkları bile düşünülmeyen ilçe özel idare müdürlüklerinin, ilçe isimlerinin yazıldığı gerçek anlamda yeni yasanın özüne ve ruhuna uygun olarak,
Yeni bir yapılanmaya gidilmediği ve sağlıksız ve verimsiz bir şekilde mevcut durumun devam etmekte olduğu, kaçınılmaz bir gerçektir.
Hâlbuki bakanlar kurulu kararıyla yerli halk olarak kabul edilen insanların yaşadığı bozcaada ve gökçeada ilçe özel idarelerine ve 2000 veya daha az nüfuslu belde belediyelerine son yasal düzenlemelerle ihtiyaç fazlası norm kadro ve personel istihdamı imkanı ve bu idarelere hakettikleri önem verilmiştir.
Diğer taraftan;
Ø İl özel idarelerin merkez birimlerinin yöneticilerine 5018 sayılı yasaya göre her bir birim amirine harcama yetkilisi olarak görev verilmesine rağmen halen ilçe kaymakamlıklarına bağlı olarak çalışmakta olan, demokratik olmayan yanlış bir anlayışla adeta merkezi idarenin devamı haline getirilmek istenen;
Ø Ancak il genel meclisi alt komisyonların yaptıkları çalışmalar sonucunda aldıkları kararlar ile kabul edilen il özel idare bütçesinden verilen ödenekler ile ilçelerdeki yatırımları ve ağırlıklı olarak kırsal alan işlerini yürüten,
Ø Ülkemizin bazen bir ilin nüfusundan fazla nüfus sayısı olan İskenderun, Bafra, Nazilli, Fethiye vb. Büyük ilçelerinde ilçe özel idare müdürlükleri yerine yeni bir anlayış ve yapılanma ile norm kadrolu idari, mali ve teknik personelleri bulunan,
Ø Vatandaşlarımıza gerçek anlamda yerel kamu hizmeti verilmesi için mevcut güvenlik güçlerinden faydalanmak yerine kendi bünyesinde zabıta kadrosu olan ilçe özel idare teşkilatlarının kurulması görev, yetki ve sorumluluklarının belirlenmesi için ;
Ø Bir ilçenin köylerinin tamamına ve milli eğitim dahil birçok kamu kuruluşuna hizmet veren ilçe özel idare müdürlüklerinin ve çalışanlarının mağduriyetlerini giderecek olan, yeni bir yasal düzenleme ivedilikle ele alınmalı ve yasalaşması sağlanmalıdır.
II- 5302 sayılı yasanın 35. Maddesinin uygulanmasına ilişkin görüş ve öneriler :
A) ilçe özel idarelerinde mevcut durum :
1) 5018 sayılı kamu mali yönetimi ve kontrol kanunu ilgili hükümleri yayımlandıkları günden beri yürürlükte olup bu amir hükümler gereğince kamu hizmetlerinin yürütülmesi için işlem yapılması, kamu idarelerinin yerine getirmesi gereken yasal bir zorunluluktur.
İlçe özel idarelerinin 5018 sayılı yasada nitelikleri ve atanma esas ve usulleri açıklanan muhasebe birimlerinin, muhasebe yetkilisinin yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine uygun olarak yasada ve yönetmelikte sayılan kamu idarelerinin özellikle yerel yönetimlerin görevlendirilmesi veya atanması mali düzen ve kontrol amaçlı yasal bir gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır.
Meri mevzuata ve yasalara aykırı uygulama yapılması durumunda;
Yasal ( kadronun ve unvanın gerektirdiği işin) olmayan görevlendirmeler ve atamalar dolayısıyla yapılacak işlemler nedeniyle, kamu personelinin yetersiz hukuki düzenlemeler nedeniyle cezai ve mali sorumlulukları doğacaktır.
2) Valilik makamı oluru alınarak, il özel idaresince geçmiş hizmetlerimiz ve deneyimimiz düşünülerek 5018 sayılı yasaya göre, tarafımıza verilen muhasebe yetkilisi görevine ait yetki ve sorumlulukların yürütülmesine yönelik olarak;
İlçe özel idare müdürü olarak, aynı zamanda hem müdür hem de muhasebeci unvanları aynı kişinin uhdesinde birleştirilmek suretiyle, günü kurtarmak adına geçici bir çözüm gerçekleştirilmiştir.
5018 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden günümüze kadar geçen yaklaşık 5 yıl içerisinde ilçe özel idarelerine, yasada belirtilen özelliklerde muhasebe yetkilisi ataması henüz yapılmadığından;
İlçe özel idare müdürleri iki ünvanlı fakat tek maaşlı ve kargaşa yaratan bu görevlerine, ilçe özel idaresine bir muhasebeci kadrosu verilmesi ve bir muhasebeci personel ataması yapılıncaya kadar devam etmek mecburiyetinde bırakılmışlardır. Halen de devam etmektedirler.
3) Oysa aynı ilçedeki emsal kamu idarelerinden olan mal müdürlüklerinde ve orman işletme müdürlüklerinde, hatta ilçe meteoroloji müdürlüklerinde servis olarak kurulan birimde şeflik düzeyinde ayrı bir muhasebeci kadrosu ve yeterli personel bulunmakta olup bakanlıkları ayrı olarak hizmet veren bu idarelerin ilçe müdürleri sadece görevlerinin gereği olarak kendilerine verilen kamu hizmetine ait görevlerin, sevk ve idaresini gerçekleştirmek suretiyle işlerini sağlıklı ve verimli olarak yürütmektedirler.
Hal böyle iken, maliye bakanlığınca il özel idarelerden görüş bile alınmadan, hazırlık çalışmaları yapılarak, uygulamaya geçirilen muhasebe yetkililerinin atanması ve sertifika verilmesine dair yönetmelik kapsamında: halk arasında valiliklerin ve ilçe kaymakamlarının adeta sağ kolu diye tabir edilen dönemin lise mezunu ilçe özel idare müdürleri bu görevlerinin gerektirdiği yeterli personel ve bir hizmet araçları dahi olmadan çok uzun yıllar gecesini-gündüzünü ve bir ömrünü vermiş olan devlet terbiyesi ve tecrübesi tartışılmaz, yerel kamu hizmetlerinin yürütülmesinde büyük emekleri geçen fedakarca ve özverili bir şekilde çalışmaları ve çok başarılı sicilleri bulunan;
İlçe özel idare müdürlerinin dahi bu durumları göz önüne alınmadan sınav ve sertifika mecburiyeti getirilmiş olması sebebiyle hiçbir ilçe özel idare müdürüne sınava girmeden, sertifika verilmemektedir.
Hükümetin lise mezunu serbest muhasebecilere bile getirdiği yasal düzenlemede, ilgili yasanın yürürlüğe girmesinden önce bu meslek dalında faaliyet gösterdiği tespit edilen kişilere, hiçbir sınav mecburiyeti olmadan, doğrudan serbest muhasebeci olma imkanı sağlanmıştır.
Bu adaletsiz, mevcut ve yasal olmayan durum;
Kurumlar arasında haksızlık, eşitsizlik ve rahatsızlık yaratmakta, kurum personelini psikolojik olarak etkilemekte ve motivasyonunu bozmaktadır.
Çünkü çalıştığı kurumu, statüsü ve ünvanı farklı olsada tüm kamu çalışanları, vatandaşlarımızın ihtiyaçları doğrultusunda ve yasalardan kaynaklanan görev ve sorumlulukları sebebiyle, halkımıza kamu hizmeti vermektedirler.
B) Yerinden yönetime örnek teşkil edecek ilçe özel idareleri teşkilatları:
5302 sayılı il özel idaresi yasasının 35-36. Maddesi ve mahalli idareler norm kadro yönetmeliği 17. Maddesi gereğince ; yasanın il özel idarelerine vermiş olduğu görevlerin yerinden yönetim ilkesine ve vatandaşa en yakın birimler olarak kurulması için il genel meclisi kararı alınarak uygun görülecek ilçelerde ilçe özel idaresi kurulması durumunda;
Bu idarelerde ihdas edilecek gerek gerçekleştirme görevlisi ve gerekse muhasebeci olarak muhasebe yetkilisi kadrosunda çalıştırılacak, sertifika sahibi personellerin maliye bakanlığından kurum içi veya naklen atama yapılmak suretiyle görevlendirilmesi, yasal bir zorunluluktur.
Çünkü, , kamu mali disiplininin sağlanması yönünde yapılacak bu çalışmalar sayesinde, kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasında, hiçbir makamın baskı ve tesiri altında kalınmaması sağlanacak ve ilçe özel idare muhasebe evraklarına imza atmak zorunda kalan mülki idare amirlerinin bu işlere ayırdıkları gereksiz zaman kaybı ve sorumluluk önlenecektir.
Ayrıca yıllardır süren ve halkımızı bıktıran bürokrasi azaltılacak ve halen il özel idare birim müdürlükleri ile kaymakamlar arasında yaşanmakta olan yetki karmaşası, giderilmiş olacaktır.
Aksi takdirde; muhasebe yetkililerinin atanması ve niteliklerine ait yönetmelik hükümlerine aykırı olarak, 4 yıllık yüksek okul tahsili bulunmayan ve görevin gerektirdiği işin hizmet içi eğitimini almamış, sertifika sahibi olmayan personelin rızası bile alınmadan, emrivaki bir şekilde bu görev ve yetkiye haiz olan, işin uzmanı olmayan kamu personeli tarafından sehven dahi olsa yanlış olarak yapılacak her türlü ayni ve nakdi mali işlem, 5018 sayılı kamu mali yönetimi ve kontrol kanunu ve Türk ceza kanunu amir hükümlerine göre, suç teşkil edecektir.
Bu durum ileride telafisi imkansız bir ortama zemin hazırlayarak, bu kişilerin mağdur olmasına ve idarenin iş yükünün artmasına imkan sağlayacaktır.
Bu açıklamalar ışığında;
1. Mevcut ilçe özel idare müdürlüklerinin; Mülga köy hizmetleri bölge ve il müdürlüklerinin il özel idarelerine devredilmesi ile iş yükünün artması hususunun da göz önüne alınarak, il genel meclisince kabul edilen ilçe yatırımları ve cari harcamalarına il bütçesinden ödenek verilmesi üzerine kaymakamlık, muhtarlıklar, milli eğitim, kültür, turizm, imar, tarım ve spor gibi birçok kamu kurumunun çeşitli harcamalarına ait muhasebe iş ve işlemleri ile birlikte ödemelerinin, değişik yasalardan elde edilen paylar ve taşınmazlardan kaynaklanan gelirlere ait tahakkuk ve tahsilatların yapılması,
Köylerdeki her türlü sıhhi ve umuma açık işyerlerine ilçelerden ruhsat verilmesi, kaçak yapıların ve işyeri para cezalarının sebebiyle 5302 sayılı yasanın 35. Maddesinin son fıkrasındaki :
" İlçelerde kaymakama bağlı ilçe özel idaresi kurulabilir" hükmünün" …
il özel idaresine bağlı ilçe özel idare teşkilatı kurulabilir" şeklinde değiştirilerek,
İlçelerde köy idaresi ve kırsal alandan sorumlu bir belediye haline dönüştürülmesi için yeterli iş makinaları, bina ve personel ile hizmet aracı- gereci verilmek suretiyle,
Aynı hizmeti tek merkezden verecek olan küçük birkaç ilçenin birleştirilmesi suretiyle yeni kurulacak bölgesel ilçe özel idare müdürlüklerinin;
“ İl özel idaresine benzer bir teşkilat yapısına kavuşturulması, “ sağlanacaktır.
2. 5018 sayılı kamu mali yönetimi ve kontrol kanunu ile il özel idaresi birim müdürlüklerinde; ilgili birimin müdürü 5302 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden önce il valisi olarak il özel idaresinin ita amirliği görevini yapmış olan valilere verilmiş olan bu görev ve yetki ilgili yasa kapsamında ortadan kaldırılarak, il özel idaresi merkez birimlerine il bütçesinden ödenek verilmesi sonucunda;
Merkez müdürlerine ita amiri olarak ödeme evraklarına imza atma yetkisi verilmiş olduğundan, harcama yetkilisi olarak kabul edilmişlerdir.
Ancak bakanlar kurulu kararı ile tespit edilecek belli bir nüfus miktarı üzerindeki ilçelerde; aynı zamanda genel idarenin de yetkili temsilcisi olarak görev yapmakta olan ilçe kaymakamları yerine anayasanın 127. Maddesinde mahalli idare olarak sayılan il özel idarelerinin bütçesinden ödenek verilen merkez birim müdürlüklerinde olduğu gibi büyük veya bölgesel olarak hizmet vermesi gereken ilçe özel idarelerinde;
Yerel kamu görevi yapan ilçe özel idare müdürlerinin de ilçe özel idare birimlerinin harcama yetkilisi olmalarını sağlayacak yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
3. Genel ve yerel idareler arasındaki yetki, görev ve kaynak bölüşümü dengesini kuracak olan ve içinde yaşadığımız bilgi çağında dünyamız her alanda küreselleşirken, hükümetimizin başarılı iç ve dış politikaları ile Türk ve İslam ülkelerine örnek bir devlet olmanın, ayrıca gelişmiş ülkeler seviyesine hızla ilerlemek için atılan adımların, il özel idaresi, belediye ve köy yönetimi yasalarını model olarak aldığımız ancak bu sistemi 1982 yılında terk eden Fransa veya Almanya gibi ülkelerin genel ve yerel yönetim modellerinin incelenerek;
Büyük önder Atatürk tarafından bizlere gösterilmiş olan hedefimize biran önce ulaşmak için Avrasya’nın parlayan yıldızı büyük Türkiye’mize yakışır şekilde ve diğer bölge ülkelerine örnek bir model olarak yerel, çağdaş ve demokratik yeni bir yönetim sisteminin kurulması, gerçekleştirilmelidir.
4. Avrupa Birliği uyum yasalarının ülkemizde günlük hayata geçirilebilmesi maksadıyla, 2004 yılında TBMM. de kabul edilen bir yasa ile uygulamaya konulmak istenilmiş, ancak dönemin Cumhurbaşkanı tarafından veto edilmesinden dolayı, yürürlüğe girmemiş olan,
Ve halen 5442 sayılı iller idaresi kanunu ile yönetilmekte olan ülkemizin sahip olduğu hantal ve merkeziyetçi devlet yönetimi sistemine son verilmesi için;
Avrupa yerel yönetimler anlaşmasının imzalandığı 1982 yılından bu güne kadar yeterince emek ve zaman kaybedildiğinin bilinci içerisinde hareket edilmelidir.
5.Hükümetimizin 2004 yılında büyük önem verdiği, kamuoyunu uzun bir süre meşgul eden ve biz yerel bürokratların sabırsızlıkla biran önce yasalaşmasını beklediğimiz ve arzu ettiğimiz kamu yönetimi reformu kanun tasarısı teklifinin, demokratik ve çağdaş bir yerel bir yönetim modelinin yurdumuzda yaşanması için;
Halkımızın sağduyusuna güvenerek, uzlaşmacı bir anlayış ve kararlılıkla yeniden meclis gündemine alınması ve yasalaştırılması, gerekmektedir.
III- Sonuç ve Teklif:
Yukarıda açıklanan yasalar ve belirtilen nedenlerle;
Küresel, demokratik, katılımcı, saydam ve güncel bir kamu düzeninin yaratılması,
Yerel ve vatandaş odaklı kamu hizmetlerinin sunumunda; Çağdaş Kalite Standartlarının yükseltilmesi, Kamu çalışanların iş verimi ile motivasyonunun arttırılması,
Merkezi ve mahalli idareler arasındaki görev, yetki paylaşımını düzenlemek, bürokratik iş ve işlemlerin, imza sürecinin azaltılması ve ayrıca Avrupa Birliği yasalarına uyum sağlamak, amacıyla:
5302 sayılı yasanın 35. Maddesi uyarınca doğrudan il özel idaresine bağlı olarak yeni kurulacak ilçe özel idarelerinin de il özel idaresi mali hizmetler birimine benzer bir teşkilat yapısına kavuşturulması,
Yeterli bina ve personel ile hizmet aracı- gereci verilmek suretiyle, bütçeden ödenek verilmesinden dolayı müstakil birim olarak çalışmalarına, imkân verilmelidir.
Ayrıca harcama yetkilisi olarak da ilçe kaymakamları yerine ilçe özel idare müdürlerinin geçmesini sağlayacak yasal düzenlemelerin kamu düzeni, hizmet kalitesinin ve veriminin arttırılması bakımından “ Halka Hizmet, Hak’ka Hizmettir. “ ilkesinden hareketle, on yıllardır bir türlü hayata geçirilemeyen yerel yönetimlere ait yasal düzenlemelerin;
Gelecek yerel seçimlerden önce mutlaka gerçekleştirilmesi, sağlanmalıdır.
“Halka Efendilik Yoktur, Hizmet Vardır.” M. Kemal ATATÜRK
Saygılarımla.
Hasan Sarıhan
Marmaris Özel İdare Müdürü