Haydi tak takıştır... Kalk o güllerin üzerinden... Beyazlarını kuşan... Güvercinim.. Belinde aynalı kemer... Saçlarında gecenin mavisi.. Gözlerinde gökkuşağı yeş..
Hani güneşlere bakar da Gözlerin kamaşır ya !.. Öyle bir günün akşamındayım şimdi Karanlıklarda göz kırpıyorum sana Hissedersin ama göremezsin beni. Sen de başını ..
Gece sessiz ve suskun... Yıldızlar uyumuş... Dışarda rüzgarın aşk fısıltıları, Çileden çıkartıyor beni... Yalnızlığın üstüne incecik bir beyazlık Örtüs..
Bütün gökyüzü senin olsa Rüzgar oldukça uçurabilirsin uçurtmalarını. Bir hayaldi uykularımda rüya gözlerin Yüreğimde hicran yarası, silinmez aşkı izlerin Doğmaz oldu bülbü..
Milliyet Blogda yazmaya başladığımda amacım, anılarımı sizlerle paylaşmaktı... Otuzdört yıllık eğitimcilik yaşamımdan ilginç kesitleri, birikimlerimi sizlere sunmaktı... Zaman için..
Deli kardelenim Yağacak yer arar gibi Yine bulut, bulut Öfke yüklüsün Çatacak birini arar gibi Fırtına, fırtına Sitem yüklüsün Donduracak su arar gibi ..
Olur da bir gün Yalnızlık çölünde kalırım diye Baharı andıran gül yüzünden Bir gülücük ödünç aldım Olur da bir gün Hasretin gözlerime hüzün yükler diye ..
Önümüzde uçurumlar Aramızda dağlar Gidilecek uzun yollar Olsa da kavuşmaya Ben seni Uzaklardan sevdim Her gecemde sen Her hücremde sen Her doğan günü..
Bir şarkısınız siz ömür boyu sürecek Dillerde hep böyle söylenecek ...... Hani erken inerdi karanlık, Hani yağmur yağardı inceden, Hani okuldan, işten dönerken,<..
İnsan yontmakla geçti ömr-ü baharı... Güzel ve canlı heykeller yaptı... Kimisinin içi çabuk boşal..