- Kategori
- Haber
Kuşlar, çiçekler ve de böcekler

Baver ERGUN arkadaşımız diyor ki…
<ı>“…Ancak senden böyle arada bir kuşlar, çiçekler, böcekler hakkında da yazmanı istiyorum/istiyoruz.”ı>
<ı>ı>
Anladım… Zaten yorumunun başında da <ı>“Rus malı”ı> beynimle bile anlayacağım kadar açık seçik yazmış. Hani hep AKP ile ilgili yazıyorum ya…
Gına gelmiş anlaşılan ki <ı>“Kuşlar, çiçekler ve de böcekler”ı> hakkında da<ı> ı>yazmamı önermiş…
Kendisine teşekkür ederim hatırlattığı için…
Sayın Baver ERGUN’un uyarılarını dikkate alarak, bugün size çiçekler, kuşlar ve böceklerden söz edeceğim.
Bilindiği üzere ben Kayseri’liyim… Nisan ayı geldi mi, evlerde bir telaş alır yürür. Çünkü Erciyes’in eteklerinde, herkesin kendi haline göre bağları ve içinde de evleri vardır, oraya göçülecektir.
Göç gününden bir hafta evvel, bir Pazar günü evcek (Tüm ev ahalisi ile) bağa gidilir. Bağ evleri doğaya tümden açık olduğu için, bir güzel temizlemek, orayı burayı toparlamak gerekir. Ertesi Pazar günü de <ı>“Göç”ı> bir arabaya ki at arabası da olur, halin vaktin yerindeyse kamyon da, bağ evine varılır.
Evin eşyalarının yerleştirilmesi, genelde evin hanımı ile kız çocuklarının görevidir. Erkekler, kuyunun başında oturur sohbete dalarlar. Hatta arada bir kadın kısmının "İş Yaptığını" düşünmeden "Bize kahve yapın" diye de seslenirler... Erkek çocuklar ise, hemen kendilerine <ı>“Kuş lastiği”ı> yapmak için ağaçların uygun yerlerinden “Çatal” bulmak için aranır dururlar. <ı>“Kuş Lastiği”ı> bağ mevsiminde erkek çocukların olmazsa olmaz aksesuarlarındandır. Çünkü <ı>“Kuş lastiği”ı> ile adı üstünde kuş vurulacaktır. Ayrıca, evden getirdiğiniz kanarya ve güvercinlerinizi de yerlerine yerleştirirsiniz. O güvercinleri, akşam serinliğinde uçurmak, taklalarını seyretmek, erkek çocukların ve babaların özlemidir.
Şimdi ne oldu? Demek ki kuşlardan söz ettim. Gelelim diğerlerine…
Geceleri de bir güzel olur bağ günleri…
Yatma vakti geldi mi, serilir yün yataklar açık havaya, çekilir üzerinize yün yorganlar, yıldızları seyrederek uyur kalırsın. Neden yün yatak ve yorgan derseniz, yaz geldiğine bakmayın, bağ evlerinde yaz geceleri bile çok soğuk olur. Hele Erciyes’in eteklerinde…
İşte siz uyumaya başladığınızda, bir de bakarsınız ki etrafınızda küçük küçük ışıklar parlamaya başlar. İlk kez görüyorsanız eğer, yani tavuğun ilk yumurtlama sancısı gibi, anlayamazsınız, hatta korkarsınız da.
Ama sizden büyükler, o parlayan ışıkların <ı>“Ateş böcekleri”ı> olduğunu anlatırlar. Sonra siz de daha yakından görür ve bu güzel böcekler ile geceleri dost olursunuz. Bir taraftan yıldızları seyrederken, diğer taraftan ateş böceklerinin pırıltıları…
Bir de gündüzün böcekleri vardır. Vakit öğle olduğunda, sıcaklar bastırdığında ha bire bir ses duyarsınız. Ardı arkası hiç kesilmez. Hatta gına getirir bu sesler…
İşte o sesler de Kayseri ağzı ile <ı>“Cırcır böceği”ı> genel bilinen adıyla da <ı>“Ağustos böceği”ı>dir. Bir süre bağırır dururlar. Sonra bir bakarsınız ki kuruyup kalmışlar… Hem de hiç bozulmadan, şeffaf bir şekilde…
Ha… Bir de <ı>“Uğur Böceği” ı>vardır çok sevdiğimiz… Kırmızı kanatlarının üzerinde siyah benekleri ile… Bunlara <ı>“Uç uç böceği”ı> de denilir. Kimin üzerine konursa, uğur getireceği düşünüldüğü için, eğer üzerinize gelmişse mutlu olur, onunla incitmeden oynar durursunuz. Sonra da elinizin içine alır <ı>“Hadi uç uğur böceğim”ı> dersiniz.
Ve uçar gider, bir daha gelinceye kadar…
Böcekleri de yazdık mı?
Gelelim çiçeklere…
Çiçek de bağ mevsiminde evlerinin vazgeçilmezleridir. Genellikle anneler veya kız kardeşler uğraşırlar çiçeklerle. Çünkü çiçekler onların ilgi alanıdır…
Birçok çiçek yetiştirilir. Begonya, fesleğen, özellikle gül, ne bileyim ben, bilmem ki çiçekleri birçok çiçek işte. Ama içinde mutlaka Reyhan (Fesleğen) olur… Reyhan, olmazsa olmazların başındadır. Çünkü Reyhan yaprağı, <ı>“Etli Kayseri Mantısı”ı>nın içine konulur ve inanılmaz bir lezzet katar mantıya…
Babaların da <ı>“Yetiştirme”ı> konusunda katkıları olur elbette. Onlar, bağın bir tarafına soğan, sarımsak, domates, biber, kabak, patlıcan, kavun, karpuz gibi sebze ve meyve türünden eklentiler yaparlar. Bağda yetişen domatesin lezzeti ve kokusu bir başka olur. Kabak yemeği hiç sevmediğim yemeklerin arasındadır ama çiçek mevsiminde yapılan <ı>“Kabak çiçeği dolması”ı>nın tadına doyum olmaz. Soğanlar genellikle kökünden sökülmez, yeşil sapları kullanılır ki, kış soğanı da bağda yetiştirilsin diye…
Şimdi <ı>“Çiçek”ı>ten de söz ettik değil mi? Hatta ekledik, sebzeden bile söz ettik. Umarım Sayın Baver ERGUN ve aynı düşüncedeki arkadaşlarımı mutlu etmişimdir.
Ha… Bu yazıdan mutlu olmamışsanız, eğer yeteri kadar <ı>“Kuş, çiçek ve böcek”ı>ten söz edememişsem, size önereceğim bir yazı var. Onu okuyun, mutlaka beğeneceksiniz.
Öyle güzel anlatmış ki <ı>“Kuşları, çiçekleri ve de böcekleri”ı>, anlatamam size…
Hangi yazı mı?
AKP’nin Anayasa Mahkemesine verdiği <ı>“Savunma”ı> yazısı diyeceğim ama öyle değilmiş, <ı>“İddianameye cevap”ı> yazısı imiş.
Vallahi çok güzel…
<ı>07 MAYIS 2008 ı>