- Kategori
- Blog
Celal Çelik'in hatıra defteri
Sevgili Celal, bu ortama ilk katıldığımdan beri ilgiyle okuduğum, kimi zaman beni güldüren, kimi zaman hüzünlendiren, çoğu zaman düşündüren yazılarıla seni tanıdım ve sevdim. Zaman içinde bi bağımlılık yapma özelliğinden dolayı seni okumayı bıraktığım sana yorum yazmadan durmak için kendimi frenlediğim de oldu ama şunu bil ki sen bu ortamda benden sonraki en iyi yazarsın dostum. bi gün ben gidersem de sen kal, kal ki benim de sesim yankılansın buralarda. sevgiler.
başak.
***
"MB'ye hak adına bir CELAL lâzım..."
Murat Ertaş
***
Bir gün, artık hayıflanmaları bırakıp yazmaya karar verdim. O günden sonra yazdığım birçok yazıyı ise Milliyet Blog da yayımladım. Bu süreçte yazmanın dışında arkadaşlıkların ve hatta dostlukların da kurulduğunu gördüm. İşte gene bir gün yolum Celal'e vardı. Yazılarını çok sevdim, adeta çoğu satırında benim yazmak istediklerimi yazıyordu. Evet bazen katılmadığım ve bana ters gelen şeyler de yazıyordu. Ama tıpkısı olsaydı ve her dediği, yazdığı benim kabulüm olsaydı, peki o ben olmaz mıydı? Sadece ben olmak ne sıkıcı bir şey oysa ve ne kadar da kısır bir durum. Hayatınıza kattığınız insanlar sizin aksiniz tezlerle size gelebilir gelmelidir de. İşte bu noktada başlar gelişme; zıtlıkların devşirilip yeni bir düşünce denizine ulaşmasıyla.
Ben uzun zamandır sadece izliyorum ve çok laf etmedim bu olup bitenlere. Suçlusu haklısında değilim meselenin. Düzeyin ne kadar düştüğüne ise üzüldüm sadece. Bazen şuur kapanır dedim.
Celal, fikrin aksi yanının da olduğunun altını çizdi. Bunun bedeli evet bazen böylesi tartışmalardır, olmalıdır da. Ama sanırım dialektik felsefeye yatkın taraflarda senteze ulaşmanın yolu biraz karıştı gibi. Kırgınlıkları sarma zamanı arkadaşlar yeter artık.
Kaptanzade
***
"gizemli nehir" filminde bir diyalog vardır. "hapise girip çıkmış insanları tanrım" diyor başrol bey. "o kişilerin omuzlarına yerleşmiş bir çöküklük olur ve o çökük asla geçmez" diye de ilave eder. sean penn. hatırladım adını. ben de ne zaman yazar olmanın hayalini kuruyor olsam, biraz gerçekçi düşünmeye başladığımda aklıma sen geliyorsun. ve kendime diyorum ki -her seferinde- "celal abi yazar olmamış, ben nasıl olayım ki..."
benim için yazarlık hevesinin bazen başladığı, bazen de bittiği yerdesin.
aşkolsun!
Kerem Oğuz
***
" Sevgili Celal Çelik, sırdaş...dost...
Gün gelir insanın, hayata bakışı, siyasi düşünceleri, fikirleri vs değişebilir, değişmez olan bir şey vardır ki ne kadar insan olduğudur, konu ne olursa olsun sıkılmadan danışıp, fikir alacağım ve iyi ki MB de dediğim nadir insanlardan, sevgi ve saygılarımla..."
Dilek Ç.
***
Yaklaşık bir buçuk yıldır MB. da yazıyorum, başladığım günlerde birçok "yazan" hakkında olumlu görüşlerim vardı, zamanla ayıklanıp azaldı, şimdi çok az. İşte Sevgili Celal Çelik, sen bu az ve öz kitlenin başta gelenlerindensin. Burada yazanların çoğunluğunun da aynı düşünceleri taşıdığından kuşkum yok! iyi ki varsın! Selam ve sevgiler....(Haaa bir de kedi yerine Sarı Kanarya besleseydin:)) Selamlar-sevgiler...Kerem, kıskanma sen de güzel yazıyorsun...
yolun diğer yarısı
***
O bir KOCAMAN çocuk!
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=90208
Melekler yüreğinizden öpsün''
Sabiha Rana.
***
bazen bazı yazılar vardır okurken gülümseten yada kendimizle özdeşleşen. illa herkesin her fikrine katılmak zorunda değiliz. olmamalıyız da. ama kırmamalıyız birbirimizi de. çok şey öğrendim ben Celal'in yazdıklarından. çok defa yolculuklara çıktım onun satırlarıyla, çok defa anlamaya uğraştım demek istediklerini önyargılarımı katmadan. kısacası her harf bir hayattır. kırmamalı, kırılmamalı bir şeyler. hani derler ya üç günlük dünya diye hakkaten öyle
özlem demirci
***
"Sevgili Celal ' e; Seni tanıdığım için cidden mutluyum öykülerinden dışarıya taşan o sımsıcak ve duyarlı kalbin bir çok erkekten çok daha iyi anladığını anlatıyor bana kadın kalbinin derinliklerini. hep diyorum ya sevgili dostum kitabını okumak istiyorum diye !! bunu gerçekten bekliyorum. Son zamanlarda içinde bulunduğun psikoloji ve karşına dizilen dağ gibi eleştirilere takıldı kaldı beynin ; yine söylüyorum gereksiz yere harcama enerjini ,ben senin esprili, hüzünlü, yaşam dolu, enerjik ve bir o kadar da duyarlı yazılarını özledim. Lütfen biz buradayız, yanındayız ve bekliyoruz ... Hadi dön artık fantastik öykülerinle aramıza..... ( sevgili beenmaya elimde değil biraz methiye düzermiş gibi oldum ama ne yapayım Celal bu ve yeteneği ortada ayrıca çok iyi akıl etmişsiniz böyle bir blog yazmayı benden de her türlü desteği alırsınız sevgilerimle )"
engin/73
***
Ne zaman paçam sıkışsa ona başvururum! Altı aydır bozuk olan E Mailimi o düzeltti. Benim için adres ayarladı. O adresi alırken "şuna bas, buna bas" dedirterek zıvanadan çıkardım onu. Napiim? Teknoloji özürlüyüm! Ama Allah'tan o var ve nazımı çekiyor. Şimdi yeni bir fotoğraf makinesi aldım ama çektiğim resimleri bilgisayara aktarmayı beceremiyorum. Sadece bu değil tabii... Bir de o resimlerin boyutlarının MB normlarına uygun olarak küçültülmesi lazım. Bana yine "şu tuşa bas, bu tuşa basma" diyecek ve ben onu yine zıvanadan çıkaracağım! Allah'tan önümüz Bayram:) Fırsatını kolluyorum yani:) Celal iyi ki var! Sırf bu nedenlerden dolayı değil tabii:) Not: Kerem Bey! Size "Kerem Bey" diyebilir miyim?
ümit culduz
***
Sevgili Celal Çelik; Yazılarınız ile tanışmam geç oldu ama temiz oldu. Sizin kaleminiz de kendi doğrularımı ve yaşanmışlıklarımı bulmak bana huzur veriyor. Hayatın güzelliklerini sizin kaleminizden okuma ayrıcalığından bizleri mahrum bırakmamanız dileğiyle. (Güneşin, bulutlara yenik düştüğü hiç görülmemiştir. Biraz önünü kapatmaya kalksalar bile, güneşin dünyayı aydınlatmasına hiç kimsenin gücü yetmez. Kaldı ki o bulutların bir üfürümlük canı var! Sevgi ve Saygılarımla...
M.Talip GİRGİN.
***
Abi bak şu sıralar şire mevsimi. Şehir mordan kırmızıya rengarenk renklere bulanmış durumda. Balkonlar ve damlar bir boydan bir boya çekilmiş iplerde kurutmalık patlıcan ve yeşil, kırmızıbiberlerle dolu. Ayrıca her köşe başında salça çekenlerde cabası. Sokaklar buram buram keskin salça kokuları ile kaplı. Hem zahire zamanı da sayılır. Kilerindeki bulgur simit, dövme, loğlaz, firiğ, nohut, fasulye eksikliklerini de tamamlarsın. Biraz daha beklersen sucuk, bastık, muska, dilme, tarhana ve pekmezde çıkar. Abi bırak bu kederi, can sıkkınlığını. Sen atla gel Antebe, “yahu geçen hafta benim canım neye sıkılıyordu” demezsen namerdim. Hadi sağlıcakla kal, bekliyorum sevgili dostum, "
bibliyofil
***
Tanışıklığımız; senin elinden çıkma, sıcacık bir öykü tadında başladı. Kokusu yakın tarihe sinmiş birkaç satırlık bir başlangıç. Dumanı üzerinde tütüyordu ve kocaman bir dilim sunulmuştu önüme. Hayır demedim. Davetsiz bir misafir gibi yer edindiğim öykülerinde, kırk yıllık bir dost gibi hiç yabancılık çekmedim." diye yazmışım bir sene önce...Değişen bir şey yok şimdi. İyi ki varsın diyorum sana benim hayat öykümde, ve hep ol kırık kelimeler tamircisi...
özlem baki
***
ben yazmayacaktım aslında.. sana söyleyeceklerimin hepsini dün söyledim zaten. Söyleyecek başka da bişi yok . Sana ayıp olmasın diye yazıyorum sadece. Blogdaki ilk dostlarımdan birisin hani şu vefasız çıkmayanlarından.. numunelik bir insansın ayrıca onu söylyiim.. dürüst, beyefendi, duygusal daha ne diyiiim? akıllı ! aynı zamanda inatçı.. bir gün ait olduğun yerde olacaksın eminim. Burayı ve bizleri unutma o zaman :)) kendine hep iyi bak ve sonsuza dek hep yaz... sevgilerimle.
yağmur zamanı
***
sevilmek böyle olmalı işte...Tam da ona yakışanı yapmışsınız...Onu tanımaktan ve yazılarını okumaktan aldığım keyifi anlatılması güç..çok okuyan, okuduğunu da anlayan biri olarak söylemek istiyorum..Hakettiği yerde olmasa da, hakettiği gibi gönlümüzde olduğunu biliyor...sevgim daim Celalcim...Sana da teşekkürler Kerem, bu inceliğin için...
güzaltı
***
MB daki bu kadar usta bi kaleme bu yapılmamalı,beğenmediğimiz yada bizimle aynı şeyleri düşünmüyo diye bu kadar çabuk harcamamalıyız kimseyi hatta harcarkende bu kadar saygısızca olmamalıyız.MB'ğun çıtasını yükselten en önemli kalemlerden birine hiçççççç yapmamalıyız....Bu platformuda akıl edenler süper bi iş çıkarmışlar,herkesin emeğine sağlık.........
esra pınar
***
MB'nin usta kalemlerinden. Dilerim kendisini hayal ettiği yerde bulduğun da bizleri unutmaz. Çok ince düşünülmüş bir blog ayrıca sizi de kutlarım. Sevgilerimle...
sema güzel
***
MB de farklı eksenlerde ürünler verilmekte; gerçek hayatta tanımasamda kendisine Celal diye adı ile hitap etme yakınlığını yazıları ile bulduğum kendimle aynı eksende gördüğüm bir insan "Celal Çelik" o bir marka :)).. O yürekli cesur tam zamanlı yazıları ile MB'nin niteliğinin belirleyicilerinden.. Bu yeni toplumsallaşmanın kendiliğinden kolaylaştırıcısı olma durumu bana göre.. Gönüllü emeği sadece saygıya değer.. Ancak "unutmasın umurlarında değildir öfkelerimiz" öyleyse dostlukları sıkılaştırmak gerek..
Salih Erdağı
***
Son noktayı o koyar çoğunlukla. Ama yakışır ve yakıştırır. Siyaseten çoğu kez muhalif olsak da birbirimize, gündelik yaşam, mizah, fantastik öykülerini zevkle okudum hep. Yazmayı da yakıştırır çünkü kendisine. Hani şu dillere pelesenk olan MB toplantıları var ya , iyiki de var. Az konuşsa da,(öz konuşur çünkü ) sohbetinden , varlığından , tanımaktan mutluluk duyduğum insanlardan biridir O. Haaa sahiii.... inanmayacaksınız ama, dansetmekten de ! Bana olan tango borcu hala baki olsa da...Bir şey daha var; gülümsemek ona çok yakışır... MB'nin kankileri Celal ve Kerem'e sevgilerimle...
Neşe Evrim
***
Bence MB içindeki gerçek yazarlardan biri Celal Çelik'tir. Yazılarını severek okuyorum ve hiçbir şeye aldırmadan yazmasından yanayım. Selamlar...
moonlight
Mizahı keyifli, hüznü tam yürekten, günü ve gündemi takipte isabetli böyle bir yazarı tanımak benim için bir onur. Sevgilerimi yolluyorum hem ona hem onunla ilgili düşüncelerini yazan tüm yazarlara.
nilgün akad
***
Çizgisini bozmadan yolunda ilerleyen ve yazdığı bloglarını zevk alarak, bilgilenerek okuduğum usta blogcumuz Sevgili Celal ÇELİK. O'nu iyi ki tanıdım. İkinize de sevgiyle...
rosemoon
***
Blogda değer verdiğim, özelde de tanışıp sevdiğim kişiler arasındasın, bazı görüşlerine katılmıyor olsam da bu durum böyle... Selam ve sevgilerimle...
sema şener