- Kategori
- Güncel
Aydın Tiryaki’nin demokrasi aşıkları yazısına cevaptır-3

Sevgili Aydın’ın “ Demokrasi aşıklarına okuma önerileri” yazısındaki “yargıda kalite denetimi” konusundan devam ediyorum..
Yargıda denetimin kimler tarafından yapılacağı ve hangi standartların esas alınması tartışılabilir ancak standartlar AB standartlarıdır, bu standartlar dahi olması gereken anlamında tartışılabilir ancak bu standartların çok uzağındayız.
Denetim konusunun yanı sıra yargıda “şeffaflık” olmazsa olmaz zorunluluktur.
Denetim, kamu denetçiliği kapsamında ve uluslar arası nitelikte düzenlenmelidir. Kamu denetçiliği AB normlarında esas alınmakta olan bir konu..
Kalite denetimi ise yargının kurumsal olarak kendi iç işleyişine ilişkin, topluma sunduğu hizmetin iyileştirilmesine ve her yerde aynı standartların uygulanıyor olmasına ilişkindir.
Hukuk düzeninin de sosyolojik, ekonomik, siyasal ve teknolojik gelişme ve değişimlerden yararlanması ve buna göre kendisini değiştirerek bireyin ve toplumun gereksinimlerini karşılaması gerekir.
Son düzenleme ile sivillerin üzerindeki çift başlı hukuk sistemi uygulamasından vazgeçilerek, darbecilerin sivil mahkemelerde yargılanmasının yolu açılmıştır.
Hemen dün 12 Eylülcülerin yargılanmasını talep edenlerin, bu gelişme karşısındaki tavırları samimiyetlerinin göstergesidir.
Ergenekon davasında yargılananların 12 Eylül düzenini yetersiz buldukları için yeni darbeler planladıkları yeterince açıktır. İki süreç birbirinden ayrıştırılamaz.
Türkiye’nin dünden bugüne sorunu hukuk, hukuksuzluktur. Tanzimat’tan bu yana, uygulanan hukuk devleti topluma karşı korumaya konumlanmıştır.
Bu yönden Avrupa Birliği özünde bir hukuk projesidir. Bu proje yönünde ülkemiz değişiklikler gerçekleştirmektedir.
İç hukukumuz Birlik Hukukuna uyumlu hale getirebilmeye çalışılmaktadır.
Bu yolla hukukun evrensel normlarda bağımsızlığının sağlanması çabası söz konusudur.
Bu çabayı; yöndeki her açılımı desteklemek gerekir.
12 Eylül rejimine karşı olmak en başta bunu gerektirir.
<ı>ı>
Sözkonusu süreç ya hukuk ya guguk sürecidir.
Öyleyse;
1- Askeri bürokrasi gibi askeri yargıda sivil denetime tabi olmalıdır.
2- Hakim bağımsızlığı ve tarafsızlığı ilkesi ve yargılama birliği ilkesi adil yargılanma hakkının asli unsurlarıdır. Emir komuta altında bu nasıl sağlanır.
3- Devletin görevi hak ve özgürlükleri korumak ve kullanılabilmesini sağlamaktır, AİHM kararlarının aydınlattığı yolda… Toplumun devletine giden yolun, şartı..
4- İfade özgürlüğü ancak şiddet ve ırkçılık oluşturma nedeniyle kısıtlanabilir.
5- Anayasa bir oligarşik yapıyı korumak kollamak için değil, farklılıklarımızla bir arada yaşama ve özgürlüklerimizi genişletme yolunu açmalıdır.
<ı>
“Taş var, köpek yok.ı>
<ı>Köpek var, taş yok.ı>
<ı>Hem köpek, hem de taş var.ı>
<ı>Sıkıysa at taşı, ı>
<ı>Köpek kralın köpeğiı>”
Can yücel
Şimdi kral çıplak, taş ta var.
*****
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=188390 Demokrasi aşıkları için okuma önerileri
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=188421 cevap-1
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=188530 Salih Erdağı’nın “(…) demokrasi aşıkları yazısına cevaptır” yazısına yanıt -1
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=188596 cevap-2
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=188545 Salih Erdağı’nın “(…) demokrasi aşıkları yazısına cevaptır” yazısına yanıt -2
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=188928 Salih Erdağı’nın “(…) demokrasi aşıkları yazısına cevaptır” yazısına yanıt -3
Yazıların altına tarih atmak iyi fikir..
01.07.2009 16:10