- Kategori
- Siyaset
KESK ne için yürüyor, ya DİSK nerde!

KESK bugün saat 12.30'da İstanbul ve Diyarbakır'dan Ankara'ya doğru yürüyüş başlatacak.
Talepler ve çalışmalar şu şekilde ifade edilmekte:
-Toplu görüşmenin göstermelik; toplu iş sözleşmesi ile grev hakkı verilmeli.
-Toplu görüşme oturumlarının yapıldığı günlerde Ankara'da Emek ve Demokrasi Kürsüsü kuracağız.
-Toplu görüşmelerin 2'inci oturumunun yapılacağı gün tüm illerde AKP il binaları önünde siyah çelenk bırakma ve oturma eylemleri gerçekleştireceğiz.
-Toplu görüşmelerin 3'üncü oturumunun yapıldığı gün tüm illerde işyerleri önünde kitlesel basın açıklamaları yapacağız.
-Toplu görüşmelerin son oturumunun yapıldığı gün tüm illerde 1 saat iş bırakacağız.
KESK “TİS yoksa grev var” diyor.
Ancak bir sorum var...
Ülkenin gündemi “Barış” ve “demokratikleşme” TİS ile bu gündemin hiç ilişkisi yok mu?
DİSK ve KESK neden bu ülkenin çalışanları adına barış sürecine ilişkin daha etkin tavır koymuyorlar?
Disk bunca yıl sonra lütfen yaptığı anayasa çalışmasını neden daha katılımcı ve kitlesel yapmadı?
Siyami Erdem’in barış sürecine ilişkin açıklaması aşağıdaki yaklaşımdan ibaret: "On binlerce insanımızın hayatına mâl olan, çözümsüzlük politikaları sonucu çıkmaza sokulmuş Kürt sorununda çözüm olanaklarının nispeten tartışılabildiği bir dönem yaşıyoruz. Başta Cumhurbaşkanı olmak üzere devletin en yetkili ağızlarının çözümü telaffuz ettiği bu koşullarda, sözü olan herkesin, katkı sağlayabilecek her kurumun ve örgütün sözünü söylemesi, yaklaşımını ortaya koyması gereklidir. Bu nedenle Başbakanın gecikmeli de olsa DTP ile görüşmesini son derece önemli buluyoruz. Ne var ki Başbakanın görüşmeyi Başbakan sıfatıyla değil de AKP Genel Başkanı sıfatıyla yapacak olmasından bir anlam çıkarmakta zorlanıyoruz. Başbakan böyle yaparak devlet adına görüşmediği mesajını mı vermek istemektedir ya da iki eşit parti olarak görüşme gereğini mi vurgulamaktadır?
Sorunun çözümü için basit bir formül öneriyoruz: Bugüne kadar bu konuda ne yapıldıysa şimdi tersi yapılmalıdır. Savaşa karşı barış; şiddet yerine hoşgörü; ötekileştirmeye karşı yerine koyma; yaralama yerine tedavi etme; inkar yerine tanıma" dedi.
Peki ya DİSK gündeme ilişkin bir açıklamasını kendi Web sayfalarında dahi görmedim, darbe süreçlerinden bu yana aynı tepkisiz tavrına devam etmekte.
TİS süreci, Barış ve Demokratikleşme süreci ile ayrı düşünülebilir mi? Neden bu çalışma sürecinde gündeme ilişkin belgiler yok?