​ Severim (IV) / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Haziran '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Severim (IV)

Severim (IV)
 

Arabaların tozlu kaportalarına parmak ucuyla yazmayı ve bu şekilde yazılan yazıları okumayı severim. "Beni yıka" çok klişedir, asla modası geçmeyecek bir yazı varsa o da "seni seviyorum" dur. Kimi seviyordur? Kimdir o birisini seven? Kimseye söylemiş midir onu sevdiğini? Benden başka şahidi var mıdır bu aşkın? Platonik midir bu iş, yoksa tümden bir şaka mı?

Ama üç ayda bir ama üç senede, eski muhitlerime gidip sokaktan ve evimin önünden geçmeyi severim.O ev çağırır, bekler beni. Ben orada altıma etmişimdir defalarca, ilk tokatımı yemişimdir, ayağa kalkmış yürümüşümdür, parmağım bir yere sıkışmış, ağlamışımdır. Bir gün o eve aşık dönmüşümdür. Göğsümdeki ılıklığa anlam verememişimdir. O evin her tarafında bir ben ve benim her yanımda o ev saklıdır. Taşınmakla kopmaz o bağ.

Müdavim olmayı severim. Çok özel bir ilgi beklediğimden değil, sadece öylesin bir "hoşgeldiniz" denmesini sevmem. İsterim ki dükkan sahibi orayı sevdiğimi bilsin. "Yine geldim bak" mesajım aşikar olsun, sürekli gelişimin manası "seviyorum sizi" demek olsun. Çay isterim, yanında tek şekerle gelir, birlir ki ikinci şekeri atmayacağım ve o fazla şeker altlıkta ıslanıp mundar olacak. O bilir tek şeker hadisesini, ona göre hizmet eder. Bana göre hizmeti bilen yeri severim.

Bir kelebeğin son kanat çırpışlarını yapıp odamın bir duvarına konup orada ömrünü tamamlamış olmasını severim. Onu duvardan asla almam. Odamı seçmesi bana bir lütuf gibi gelir. Kelebeğin bilinci yok diyeceksin ve belki de haklısın. O zaman bu bir lütuf değildir ama benim şansımdır. Her şekilde severim.

Fransızların İngilizce konuşmasını severim. En çok da ölöt ölöt ölöt demelerini. ( "a lot" demek istiyorlar, "çok" yani..)

Restoranda ya da çay bahçesinde falan, su istiyorum bazen. O suyu küçük cam şişede getiriyorlar ya, çok seviniyorum o zaman. Artık o şişelerden kalmadı derken bir yerden karşıma çıkmalarını seviyorum. Kapağını yırtıp açmayı ve ince ağzından bardağıma dökerken çıkan (lık lık lık) sesine bayılıyorum. Acaba kim içmiş o şişeden benden önce, benden sonra kimler içecektir diye düşünürüm. Kırılmadan daha ne kadar zaman, kaç kişiye su taşıyacak diye merak ederim.

Konferansta konuşmasını bitirdikten sonra "sorunuz var mı" diyen konuşmacının karşısındaki sessiz yığın nedeniyle "acaba kimse beni dinlemedi mi" diye hayalkırıklığına uğradığı anda bir soru patlatmayı ve onun yüzündeki ifadenin aniden değişmesini severim. O adam / kadın da beni sevsin isterim.

K.

Severim (III) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=38106
Severim (II) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=20097
Severim http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=18131
 
Toplam blog
: 295
: 733
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Bugün ölseniz mesela, ya da hafifletelim biraz hadi, bu giriş çok karamsar oldu. Bugün ortadan kay..