- Kategori
- Blog
Kalbim Ege'de Kaldı

13 Ocak tarihinde Doğan Medya Center'da düzenlenen Milliyet Blog Yazarları toplantısına katılmıştım. 26 Mayıs Eymir toplantısı ise bir ukde olarak kaldı içimde.
Ve 8 Eylül... İlyas Bey'le (Bayram) Sevgili Pelin'in (Kalyoncu) uzun bir süredir uğraşıp, emek verdikleri İzmir toplantısı Cumartesi günü gerçekleştirildi. Her şeyden önce buradan ikisine de teşekkürlerimi yolluyorum.
Cumartesi sabahı saat 10.30 sıralarında Pamukkale Turizm'in Basmane bürosuna vardığımda, gelenlerimiz vardı. Yol yorgunluğunu daha tam olarak üzerimden atamamışken, toplantıya bu defa beraberimde getirttiğim babam, daha ilk defa gördüğü halde Mehmet Abi (Eren), İlyas Bey ve Pirmete Bey'i hemen tanımıştı. Beni uzaklardan gören Mehmet Abi, "Emre Tekin!!!" diye narayı patlattı.
Sonra yanımıza Pelin ve sırf Galatasaraylılıktan kankası Sibel (Önal) geldi:-)) Deniz Hanım, üzerilerine Galatasaray forması giydirdiği Bensu ve Bartu'yla beraber aramıza katıldı. Hal böyle olunca da küçük blog yazarlarımız, fanatik Fenerli Mehmet Abilerinin hışmından kurtulamadılar.
Aramızda biraz konuştuktan sonra babamdan ayrıldık. Daha sonra gelen diğer blog yazarlarımızla birlikte, Pamukkale Turizm'in servis araçlarıyla unutulmaz bir İzmir turuna çıktık.
Servis aracında en arka koltukta çakılı kalmayıp, sık sık yer değiştirince; Mehmet Abi'nin boyuna "Aman Emre! Dikkat et, düşme." uyarılarına maruz kaldım. En sonunda Beenmaya (Özlem)'nın yanındaki koltukta karar kıldım. Bir taraftan şehir rehberimiz Pelin'i can kulağıyla dinlerken ve yolu takip ederken, diğer taraftan da kendi aramızda konuştuk.
İlk durağımız Buca- Gölet ve sonrasında da Karşıyaka.
Karşıyaka'da döktürülen lokmanın şerbetinden yapış yapış hale gelen elimizin ve ağzımızın imdadına Beenmaya'nın kolonyası yetişti.
Gezinin belki de en komik ve hoş anı; Karşıyaka'dan Güzelbahçe'ye geçmek üzere bindiğimiz feribotta, Titanic filminin o unutulmaz sahnesini canlandırmak üzere ön direkte sarmaş dolaş olan Pirmete Bey'le Neşe Hanım'ın birbirlerine sarıldıkları sırada, geminin aniden çalan uyarı borusuyla irkilmeleri oldu.
Güzel Gâh'ta ise, tam bir Mustafa Gülek- Zadig fırtınası esti diyebilirim. Blog yazarımız aldığı onca alkole karşın nasıl ayakta kaldı; doğrusu hayret ettim.
Güzel Gâh'ta sürpriz konuklarımız da vardı: Aramıza daha henüz katılan blog yazarımız Kendimce ve ta Adana'dan çıkıp,gelen, ama aramızda çok uzun süre kalamayan Tuğba.
Gecenin benim açımdan belki en unutulmaz anı; ev sahibemiz Pelin'le ettiğimiz dans oldu.
Sadece İzmir'deki toplantımıza katılanlar değil, çeşitli nedenlerle İzmir'e gelemeyenlerle birlikte çeşitli hediyeler ve mesajlar gönderen blog yazarlarımız da bizimle birlikteydiler:
Sevgi insanı Sabiha Rana'dan çiçekler ve Yekruseha'dan fındıklar. Ve İzmir'in meşhur bir kurukahvecisi olan Osman 100'er gr'lık paketlerde kurukahveyle Türk Sanat Müziği'nden çeşitli eserlerin yer aldığı CD'ler.
İzmir toplantımız her ne kadar gelemeyen blog yazarlarımızın eksikliğiyle biraz sönük geçse de, yine de çok güzeldi.
8 EYLÜL MİLLİYET BLOG YAZARLARI
İZMİR TOPLANTISI KADROMUZ
İlyas Bayram- Sevil Bayram, Pelin Kalyoncu, Emre Tekin- Şener Tekin, Homeros (Ömer Özdamar), Pirmete Bey, Neşe Evrim, Işın Çavdar, Tijhal Hanım, İzmir Mavilim, Celal Çelik, Sibel Önal, Beenmaya (Özlem Hanım), Mehmet Eren, Mustafa Gülek, Feyhan Hanım, Deniz Hanım- Bartu- Bensu, Şükrüye Hanım, Harun Deniz, Ezgi Umut, Sevim Özkan, Turgut Bey (Kuşkayası), Ahmet Yılmaz, Alev Meisel- Robert Meisel, Yağmur Zamanı (Sema Hanım), Alaattin Öztekin, Kendimce, Tuğba, Esma Kahraman, Nihal Yetkin, Üç Nokta.