Hep kendi kendineydi... Kendi romanının yüz ellinci sayfasında.... Böyle daha kolay okunuyorum, diyordu. Kadın anlatıyordu, o, kadının anlattığı tam o yerde duruyordu. ..
Herkese mutlaka seyredin, dedin, BU Woody Allen beee!... Sonra, sonra malum sahneden çekildin, bir AŞK devamını getirdi; ŞİİR zaten ilklerde uyumuştu. Sonra, sonra ne oldu, diye sor..
Oklar, çemberler ve spiraller; n'olacak halimiz? Herkes, önüne ne kim çıkarsa saldırıyor; sahi, ne olacak bu haller? Ölüme karşı beslediğin nefret, hayatım, seni bitiriyor. ..
İşe gidiyordum. Dalmıştım içime. Ben neredeyim, diye sordu yanımdan bir ses. Sese döndüm. Yaşı yetmişlerde bir adam. Bana bakıyor ve soruyordu, bu nereye gider? Uçakların kalkıp indiği yere gider d..
Gidiyorduk trenle.... Okuyordum. Yanımda oturan kadın da okuyordu. Ben dergi, o Tutunamayanlar. Kadının yanı boştu, sağ yanı, ben solda kalandım, umutta. Bir istasyon sonra yaşı ellilerde b..
".....insan tektir ve onun için tek bir dünya vardır; hepimizi birleştiren tek bir şeydir, evren şiirdir, yaradılıştır. Bu nedenle tanımlanışımız ve yaradılış doğamız gereği hepimiz evrenseliz."
Metronun gelmesine, seni alıp gitmesine 8 dakika vardı, tam 8! Elinde o gazetenin renkli eki ve tatilde poz poz insanlar ve sen işten dönüyordun, az sonra evinde olacaktın ve sen, bir başın..
Senin odanın kaç penceresi var, kaç pencereden bakıyorsun denize? Bu oda senin, hep senin kalacak, ya deniz? Bir yalnızlık durumu....Sen annene aldırma, o telefon çalacak, o seni ar..
Evden işeeee, işten eveeeee!... Evden işe, işten eve gidip geliyordu kadın. İşte, evden fazla zaman geçiriyordu; işte ne yaptığının NE önemi var ya da evde; hayat işte akıp gidiyord..
Bir yerde anlar insan gerçeği; ama iş işten geçmiştir; 20, 30, 40 hiç farketmez; hep fazla, fazladan yaşamıştırsın; zaten kim hakkını veriyor ki hayatının? Hayatım, bir ses verseydin! ..
İzmir. Aşk ve Şiir. Müzik. Kitap. Varlık ve Sözcükler ve .... ..