Bir mizah yazarı o, sormayın ha şimdi kim? Çok üretken bir yazar, işte Süleyman Ekim! * Türkçemiz yozlaşıyor , diye kızmış bir sefer! Ekim’e itirazım, yapın onu october! *..
Cimbom Mümine! Trabzona yenildiyse benim suçum ne? Dedem oralıydı sadece! Ben Sakaryalıydım! Bizi sorma! Aynı siz! Küme düşmekten hallice!..
Senin için Mümine! Papatya aldım Romandan! Gözünün önünde falına bakacağım! Bak nasıl seviyor gelecek! Geçen iskambil falına inanmadındı! Kâğıdı kurmamıştım halbuki!..
Bugün doğdun demek derinmavi! Bugün bir! Yarın ... Öbür gün... Ve daha nice güneşli günler. Senindir! Not: Yağmurlu günler diyecektim, çamur oluyor diye demedim!!..
Kemal Abi de gitti, nam-ı diğer “diyojen” Her ölüm verir acı, her gidiş bence erken. * Bir bakarsın bugün var, yarın verilir sâlâ Ben hiç ölmeyeceğim, diyen var mıdır hâlâ?..
Uyurken Mümine! Terlik giy en iyisi! Boş ver reklamı! Böyle daha stres yapıyor bende!!..
Horluyorsan Mümine! Sorun yok! Nasılsa yüzük takacağız!! Geçiyor! Not: Reklama nazire bu!!..
Dün derste; Kalbi öğrenmiş oğlum! Kanı pompalamaya yarar dedi! O kadar mı dedim! O kadar dedi! Senin kalbin Mümine? O da mı?..
5 Martta doğdum! 9 Martta evlendim Mümine! Bizimki beşik kertmeydi de! ..
Kadın; Bir gün seni seviyorum de! Üç yüz altmış dört gün burnundan getir! Maalesef!..
Doğum tarihim değişmedi ama çok şey değişti bu güne kadar. En başta, dede oluyorum! Evet; şaşırdı..