Kalabalık bir aileye sahip olmanın en güzel yanı bayramlarda özel günlerde kendi bünyenizde küçük bir orduya sahip olmanızdır.. Annem iki çeşit baklava yapardı mesela.. bir tepsisini e..
Neden hep gözlerimi kapattığımda Gözlerini görüyorum? Neden seni düşündügümde hep Kederle anımsıyorum? Dinle bak! ses verdim Kızılcık ağacımın altından... Hani yoksun?
Ada gezisinden sonra çok sevdiğim rüzgara karşı bir antipati oluştu bende. Önceden evin tüm camlarını balkon kapılarını açan ben, artık açık cam gördüm mü kapatır oldum. İtiraz eden olmuyor..
"Yaz geliyor.. geldi.. yok gelemedi.. yağmurlar bitemedi, yaz gelmeyecek mi" derken yaz bitti... Ağustosun yarısı yaz yarısı kış" der eskiler.. bundan sonra iflah olmayız. Ağustos da bitti gitti ..
Küçüktük, Hatıra defterlerimiz vardı içine çocukça bir şeyler karaladığımız. " Bana kendin kadar temiz bir sayfa ayırdığın için...." diye başlayan cümleler kurardık. Ve; "beni..
Sana dair bildiğim, Tüm doğruların yanına birer eksi koydum.. Pes ettim! Yenildim! Kendimi değil; Seni haklı buldum.Sen ölmeye mahkumdun....
"Ada! buraya gel.. " "Ada! dur bekle!" işitttiğim sesin sahibinden evvel, otobüsün merdivenlerini, yaşlı bir kadın edasıyla dizlerine tutuna tutuna" ah.. oh!.. çekerek çıkarken; ..
İnce ve uzun boyluydu. Simsiyah saçları ta beline kadardı...İnce bedenine oturan siyah bir de elbise giymişti.. Ardında çiçek kokuları bırakarak az ötedeki masaya nazenin yüreyerek ot..
Gönder(e)mediğim mektupların sahibine... Her cumartesi, sinemaya gitmek için zar zor izin alıyorken; o cumartesi günü apar topar sinemaya gönderilmiştik her nedense. Henüz..
Sevgili'm, Uzaklara gittim, Çok uzaklara!... Senin olmadığın yerlere.... Dağlardan, Çıplak tepelerden, ..
"Ben; hiç yalnız kalmadım... Kalabalık bi ailede yere atılan yataklarda Yan yana, baş başa, el el..