"Renklerin gizeminde minik mutluluklarla yaşamı tüketiyorum." demişti bir arkadaşım.Yaşamı tüketmek...Hepimizin yaptığı bu değil mi?Şöyle bir bakın uzaktan kendinize, ne görüyorsunuz?..
Kimseler anlamadı yüzümdeki tebessümün anlamını. Bu bizim gizimizdi oğul..."Oğlum" derdim sana, oysa en fazla kardeşim olacak yaştaydın..Evimize ilk geldiğin günü hatırlıyorum. İçeri girerken..
Bu daha başlangıç Ayşem!Daha kaç dem pazara sürülecek umutların... Daha kaç dem kanayacak düşlerin...-"6 yaşımda büyüdüm..." diyeceksin yıllar sonra...-"6 yaşımda ailemin açlığını doyurmak..
Can kırığı bir sancı içimde... Vakitsiz gelen bir yağmur oldun. Bırakıp selini ardına bakmadan gitmeye hazırlanıyorsun şimdi.Biliyordun, anladın sende çünkü erkendi buluşmamız için....Üstelik..
"Öyle bir gülümse ki; gülüşün tutklansın... Bakışın yasaklansın. Dağlar, dağ olmaktan utansın."Dağlar! Dağ-lar kanatır yüreğimizi.. "Oy Dağlar, yalçın dağlar, dumanı hırçın dağlar.."
Ey sonbahar... Yanlış, yanılmış yalnızlıklar mevsimi... Kanamış ilişkilerden başladı yas tutmuş ayrılığımız...Bir anarşist en sevdiği renge boyamış içi paslanmış yüreğimi, sürekli bir matem ..
Yaşamı, doğayı ve insanları seviyorum... Hayat Televizyonu'nda program yapımcısı olarak çalışıyorum...