Şimdi size desem ki “şimdi” diye bir şey yok! ”An’layabilir misiniz beni? Bakın şimdi! Bir şey soracağım sizlere! İlk cümlenin sonundaki mi “şimdi” idi? “Başındaki mi? Şimdi size desem ki “şimdi”..
Bitik tükenmeyen isteklerimiz vardı bizim, bir türlü vazgeçemediğimiz. Bitirip tüketirdi bizi ama yine de vazgeçemezdik. Biz vazgeçmenin kazanmak olduğunu anlayana dek, vazgeçmeyece..
Bana "en sevdiğin kelime nedir?" diye sorsaydılar. Muhakkak ki bu soruya “paramparça” diye cevap verirdim. Hayatı, bu kelimeden daha iyi tarif eden bir kelime duymadım. ..
Aşkı etimolojik olarak inceleyecek olursak; Arapçada “aşaka”, sarmaşmak, sıkıca sarılmak, sarmaşık anlamını taşır. Bazı kaynaklarda ise Farsça’ da, avesta dilinden, ‘işka/işk’ kelimesinden geldiği..
Hayatın bizi susturduğu zamanlar vardı ki; susmaya eş değer söz bulamazdık. Evet! "Susmak" ta bir kelimeydi ama ne yazılır ne de söylenirdi. Robin, Henry'e bir keresinde şöyle demiş..
Kim bilir? Belki de yanlış sorular soruyoruzdur! “Tavuk mu yumurtadan çıkmış, yumurta mı tavuktan?“ Bunun cevabını hiç bir zaman bilemeyeceğiz belki ama kesin olan şudur ki; böyle sorular, ne tavu..
Tesadüfen düşündüğüm bir şey değildi bu. Hiçin bir şey olmasından tutunda, bir şeyin hiç olmasına kadar her şey bunu anlatıyordu. Her şeyi, hiç bir şeyle anlatabilir miydik? ..
Günlerden, hangi gün olduğunu umursamadığım zamanların, her hangi bir günüydü. Hangi gün olduğunun hiç bir önemi yoktu. Günün ismi değiştirmiyordu çünkü hiç bir şeyi. Hem di..
Gerçek anlamda güzelliği fark edilemeyen her şeyin adıydı bu. Uykusundan uyandırılamamış tüm güzelliklere "Uyuyan güzel" deniliyordu. Bir masal dinlemiştim küçükken, Prenses..
Yazar olmakla, yazmak zorunda kalmanın aynı şey olduğu söylenebilir mi? Bu ikisi aynı şey değildi! Biz insanların en büyük derdi anlaşılmak idi. Anlaşılmanın bile dert olduğ..
09..09.1979'da Diyarbakır'da doğdum. İlk ve orta eğitimimi yine Diyarbakır'da tamamladım. 1997 Yı..