Ben doğduğumda çok ağlamışım Ebe aceleyle beni Ablamın pembe hırkasına Sarıp, sarmalamış Susmuşum... O günden sonra ne zaman Ağlayacak gibi olsam..
Şairler biraz müşkülpesent olurlar, mış, Vallahi de, bu sefer Erdal Ceyhan söylemedi Ben kendi kendimin yalancısıyım. Zor beğenir her şeye şüphe ile bakarlar ..
Bu yıl da yaş günüm Nedense çok çabuk Ansızın çıka geldi. Eskiden o günleri İple çeker Güle oynaya beklerdim... Oysa şimdi... ....... ..
Zaman şeridi, büyük patlama Işık hep darmadağınık Kaç milyon yıl Sarsıntısız yolculuk, uzayan Sonra kaç milyon yıl arkadan Sessizliğin sesi Kuyruklu ..
Çeşme Ilıca deniz ortası Sıcak su. Ara sıra uğrarım, Nostalji olsun diye. O gün dalgın, yaklaşıyorum Uzaktan bir ses... O da ne? Birkaç turis..
Atasözü nü Türküsü nü Düşü nü Küfürü nü Günü nü Ressamın tablosunda. Gördüğü, NÜ… Şahin Özşahin ..
Yeğenim, bu sabah sana uğradım, uyuyordun Ne zamandan beri uyuduğunu annene sordum Sessizce kapını çekti. “Bu günlerde biraz…” (durgun)” Bilmem ki o an sen ha..
Ve ötesi işte Sarı sepken… Tozu dumana kattı da Geldi dayandı, Belkahve’ye Biraz soluklandı Ardından son darbeyi indirdi ..
Belki de her şeye rağmen Ola ki bir gün Büyük bir İhtimalle Yarım kalmış mehtabı Yaşamak istersen gecelerde Aniden bir Çeşme sabahında Buluveri..
Sulu sepken değil Sarı sepken Bardaktan boşanırcasına Yayıldı Kocatepe'den Yamaçlara doğru O ne ihtişam, pırıl pırıl D..
Teknik ressamlıkla geçen çalışma hayatımdan sonra emekliliğini yaşayan bir kız ve bir erkek çocuk..