Aman Tanrım ! Ne kadar uzun zaman olmuş yazmayalı. O kadar çabuk geçti ki bu iki sene..Ata büyüdü bile!...İki yaşına girecek 14 Nisan da..Ben de iki yıllık anne olacağım demek..B u dönem içi..
Bugün 23 aylık oğlumla Kadıköy havası almaya gittik. Öyle usluydu ki anlatamam. Otobüslerin tramvayın arabalrın kornalarına bayıldı kendileri. Tabi bilemezdi ki benim onu karşıdan karşıya geçerken ne ..
Yüzüme bak diye fısıldadı adam. Kadın duymuyordu. Gözlerime bak dedi adam. Kadın görmüyordu.Tükenmiş anlamlı yüzü karanlıktı. Genç kız 16 genç erkek 17 yaşındaydı. Aynı lisede okuyorlardı. Boş de..
Yürek havalandırılmalı..Temizlenmeli..Eski kırık dökük anılar atılmalı..Atılamasa da rafa kaldırılmalı belki de..Tıpkı yeni eve taşınan bir insan misali..Her yer tertemiz olmalı..Olmalı ki yeni misafi..
Tüm duygularım pençelerini çıkarmışlar saklandıkları yerden.. Saldırmaya hazır bekliyorlar..Ufacık bir kırılganlıkla hepsi yerlerini almaya hazır yüreğimin hüzün koridorlarında. Oysa ben sa..
Uzak köşelerinde sıkışıp kalmış ruhunun hüzünleri. O hüzünleri oradan çekip çıkarabilmek için çok uğraşmadı aslında. Aynaya baktığın da paramparça bir yüz vardı gözüken. Sessiz gözyaşlarını içine..
Ölüm... Soğuk... İrkitici... Nereden ve nasıl gelirse gelsin... Bir insan ölüyor bir ülke de. Bu insan bir kadın. Bir anne... Bir eş. Ölümü hakkın da konuşuluyor... Yanlışmış yaşadıkları. Olma..